Malatya’da bu hafta etkili olan beklenmedik dolu yağışı, kayısı üreticisini ağır bir darbe ile karşı karşıya bıraktı. Özellikle zeytin büyüklüğüne ulaşan meyvelerde oluşan yaralar nedeniyle ürünlerde geri dönüşü olmayan hasarlar meydana gelirken, Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, zararın boyutunu Malatya Sonmanşet gazetesine açıkladı.
Bu hafta beklenmedik bir dolu yağışı yaşandığını dile getiren Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, dolu yağışlarının tüm bölgede olduğu gibi Elazığ’da da etkili olduğunu söyledi.
“BUNLARIN İYİLEŞMESİ MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR”
Kayısı meyvelerinin zeytin büyüklüğüne kadar ulaştığını hatırlatan Kılınç, “Yaklaşık 20 santimetre dolu yağdı. Adıyaman’ın Besni ilçesi, Malatya ve çevresinde de benzer şekilde dolu geçişleri yaşandı. Yani bölgemizin tamamında dolu etkili oldu. Diğer ürünlerde bu mevsimde çok fazla hasar oluşmasa da kayısı ağaçlarımızda ciddi zarar meydana geldi. Ova kesimlerinde, rakımı düşük bölgelerde meyve oluşumu zeytin büyüklüğüne kadar ulaşmıştı. Bu nedenle meyvenin büyüdüğü yerlerde hasar daha fazla oldu. Çiçek döneminde olan bahçelerde çiçeklerin bir kısmı dökülse bile kalanlardan tekrar meyve oluşabilir; ancak ‘çağla’ dediğimiz, zeytin büyüklüğüne ulaşmış kayısılarda her bir meyvede 2-3 tane yara oluşmuş durumda. Bunların iyileşmesi mümkün görünmüyor” şeklinde konuştu.
“TOHMA BOYUNDA HASAR DAHA FAZLA”
Dolu yağışı nedeniyle 6 ilçede büyük zarar olduğunu belirten Kılınç, “Çiftçimiz büyük bir zarar gördü. 6 ilçemizde kısmi de olsa hasar var: Hekimhan, Kuluncak, Darende, Akçadağ, Yazıhan ve Kale. Özellikle kayısının yoğun olduğu bölgeler olan Tohma boyunda hasar daha fazla. Bu bölgelerde meyve oluşumu gerçekleştiği için zarar da yüksek oldu. Büyükşehir belediye başkanımızla birlikte bu bölgeleri gezdik. Ziraat odası başkanlarımız, muhtarlarımız ve çiftçilerimiz de katıldı. Geçen yıl yaşanan büyük afetten sonra üreticilerimiz bu yıl, rekolte düşük olsa bile kayısıdan gelir elde etme umudu taşıyordu. Ancak bu umutlar bölgesel olarak zarar gördü” ifadelerini kullandı.
“GEÇEN YIL DA BENZER BİR DURUM YAŞANMIŞTI”
TARSİM sigortasını yaptırmayan çok sayıda çiftçi olduğunu kaydeden Kılınç, “Şu anda Tarım il ve ilçe müdürlükleri sahada zarar tespit çalışmalarını yürütüyor. Resmiyette geçerli olacak raporlar, TARSİM ve Tarım İl Müdürlüğü tarafından hazırlanacak. Bu raporlar doğrultusunda, siyasilerimiz ve yerel yönetimlerimizle birlikte bakanlığımıza durumu ileterek çözüm arayacağız. Sigorta yaptırmayan çok sayıda çiftçimiz var. Geçen yıl da benzer bir durum yaşanmış ve TARSİM sigortası olmayan üreticilere, yaptıkları masraflar kadar destek sağlanmıştı. En azından çiftçi kullandığı ilaç ve gübre maliyetini karşılayabilmişti. Bu yıl da TARSİM sigortası olanlar hasar ihbarında bulunacak ve zararları karşılanacak. Sigortası olmayan çiftçiler için de ayrı bir destek sağlanması yönünde talepte bulunacağız. Borç erteleme ya da başka destekler olabilir; ancak şu an net bir şey söylemek mümkün değil” diye konuştu.
“DOLU YAĞIŞLARI GENELLİKLE LOKAL ETKİLİ OLUYOR”
Malatya genelinde büyük bir kayıp olmadığını söyleyen Kılınç, “Öte yandan, tüm bölgelerin doludan etkilendiğini söylemek doğru olmaz. Dolu yağışları genellikle lokal etkili oluyor. Bazı bölgelerde çiçeklenme henüz başlamamış, bazı yerlerde yeni başlamış, bazı yerlerde ise meyve oluşumu gerçekleşmiş durumda. Yani Malatya genelinde tamamen bir kayıp söz konusu değil; ancak etkilenen bölgelerde ciddi zarar var. Bu zararların tespit edilmesinden sonra üreticimize ‘can suyu’ olacak bir destek sağlanmasını talep edeceğiz. Çünkü iklim değişikliği ve küresel ısınma, çiftçiyi tarımdan uzaklaştıracak bir noktaya getirdi. Artık ‘bu yıl olmadı, seneye olur’ umudu da zayıflıyor. Açık alanda tarım yapmak her geçen yıl daha da zorlaşıyor” açıklamasına yer verdi.
“KAYISI ÜRETİCİSİ HER YIL AFETLERLE KARŞI KARŞIYA KALIYOR”
Malatya için riskin hala devam ettiğine dikkat çeken Kılınç şunları kaydetti:
“Malatya için risk hâlâ devam ediyor. Bu tür afetler son yıllarda daha sık ve daha şiddetli yaşanıyor. Hasat dönemine kadar, hatta hasat sırasında bile dolu ve aşırı yağış riski bulunuyor. Mevsimlerin dengesi değişti; yağışlar artık çoğu zaman afet şeklinde gerçekleşiyor. Kayısı üreticisi her yıl afetlerle karşı karşıya kalıyor. Sürekli yardım talep etmekten biz de çekiniyoruz; ancak kayısı, Türkiye’de en riskli ürünlerden biridir. Çünkü diğer meyve ağaçları henüz çiçek açmamışken kayısı şubat sonu, mart başı gibi çiçek açıyor ve bu nedenle don, dolu gibi afetlere çok daha açık hale geliyor. Bu nedenle kayısı üreticisine pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor. Özellikle sigorta sisteminde düzenlemeye gidilerek primlerin düşürülmesi ve tüm üreticilerin sigorta kapsamına alınması büyük önem taşıyor. Aksi halde bu şartlarda üretimi sürdürmek ve Malatya’nın kayısıdaki liderliğini korumak giderek zorlaşacaktır.”
SİNEM HATUN DAVUT
