Malatya'da yaşanan 6 Şubat 2023 depremleri sonrası hızlıca yıkım ve yapım sürecine giren Malatya'da bu nedenden dolayı oluşan toz ve hava kirliliği ne yazıkki olumsuz etkisiyle gündeme gelmekte.
Bu doğrultuda "Şu gün Malatya'da gerçekten ciddi anlamda bir hava kirliliği var. Bu yıkımlardan dolayı özellikle hava kirliliği daha yoğun bir şekilde kendini göstermekte" diyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Altunışık havadaki toza ve Malatya'daki hava kirliliğine yönelik önemli bilgiler paylaştı.

KANSERE BİLE NEDEN OLABİLİR!
Açıklamasında tozların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Mehmet Altunışık, "Bu tozlar özellikle bizim PM2.5 dediğimiz ve çapı çok düşük olan 2.5 mikrondan düşük olan partiküllerin akciğere gitmesi ile ciddi anlamda ciddi bir sağlık sorunu olarak ortaya çıkmakta. Bize bununla ilgili ne yapıyor akciğerlerde? Bu tozlar akciğerlerde birincisi akciğerin yapısını etkiliyor, hava yollarını etkiliyor, bizim koronik, bronşit dediğimiz bir inflamatuar reaksiyon oluşuyor ve buna karşı hava yollarında bozulmalar gelişiyor. Astım ataklarını, koah ataklarını tetikleyebiliyor bu hastalık ve bu hastalıkların oluşmasına zemin hazırlayabiliyor. Bunun dışında uzun vadede bu tozların solunmasına bağlı kronik başka rahatsızlıklar özellikle kanser oluşumu ortaya çıkabiliyor ya da tozlarda bulunan asbest ya da silika dediğimiz tozların akciğerlere nüfuz etmesi ile uzun vadede bizim silikozis dediğimiz toz hastalıkları ya da mezotelyoma dediğimiz akciğer zarı kanseri ortaya çıkabilmekte. Bu kısa sürede gelişmiyor bu uzun bir süreç gerektiriyor. Bunun için belki 10 yıllar gerekebiliyor. Yalnız silikozis dediğimiz hadisede eğer ilk dönemlerde yoğun şekilde bu tozlar inhale edilirse özellikle PM2.5 dediğimiz küçük çaplı tozlar uzun süreli inhale edilirse bunlar bir zaman sonra akciğerde 1-2 yıl içerisinde çok uzun bir sürede sürebiliyor bu akciğer sertleşmesi dediğimiz silikozis dediğimiz bir toz hastalığına zemin hazırlayabilmekte. Özellikle Malatya için ve deprem bölgelerinde bu yıkımlardan sonra ortaya çıkan ve daha çok toprakların, kayaların parçalanması, daha doğrusu enkaz, inşaatlardan kaynaklı olan bu tozların ortaya çıkmasıyla ciddi anlamda bir sağlık sorunu ortaya çıkabilmekte. Uzun vadede bu bizim için gerçekten önemli" ifadelerine yer verdi.

"BETON SANTRALLERİNİN UZAK BÖLGELERE KURULMASI ÖNEMLİ"
Beton santrallerinin insanların yoğun olarak yaşadığı yerlerde kurulduğuna dikkat çeken Mehmet Altunışık, "Ayrıca Malatya'da mesela dikkat ediyorum özellikle son zamanlarda beton santrallerinin çok yoğun olarak kurulduğu gözleniyor ve bunların daha çok uzak bölgelere kurulması gerekiyorken sanki insanların yoğun olarak yaşadığı bölgelere, yakın bölgelere kurulduğunu gözlemliyoruz, bu da ciddi anlamda bir sağlık sorununu ortaya çıkarmakta ve hava kirliliğine ciddi anlamda zemin hazırlamakta. Bunun çok iyi denetiminin yapılaması ve insanların toplu yaşadığı ortamlardan uzak bölgelere kurulması da bu anlamda önemli oluyor" şeklinde konuştu.
ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER NELER?
Havadaki tozdan ve hava kirliliğinden korunmanın yolları hakkında da bilgiler sunan Mehmet Altunışık, "Hava kirliliğinin etkisi belki 10 yıl değil daha erken görülen durumlar da var. Mesela enfeksiyonlara eğilim artabiliyor. Kısa sürede taşhriş edici etkileri olabiliyor, erken dönem rahatsızlıklarda ortaya çıkabiliyor. Bizim için daha çok önemli olan geç dönem ortaya çıkan sağlık sorunları bunlar arasında asbestozis, silikozis, koah, astım gibi ciddi solunum yolu hastalıkları, rahatsızlıklar olabilir. Bunlara karşı ne tip önlemler alabiliriz? Birincisi kişisel önemler alınabilir. Özellikle tozların yoğun olarak bulunduğu ortamlarda yada yıkım bölgelerinden olabildiğince uzak olmak, o bölgelerde bulunmamız gerekiyorsa maskeler kullanmak. N95 maskeleri bu hususta iyi olabilir. Yıkım bölgelerine sulama yapılması ve yıkımın sulama ile beraber yapılması çok önemli. Bunu bazen yapıyorlar ve çok sağlıklı yapıldığını düşünmüyorum. Sulamanın bütün tozları zemine indirecek şekilde ciddi anlamda yapılması lazım. Yıkım esnası boyunca orada çalışan personelin özellikle çok dikkatli hareket etmesi lazım. Onların N95 maskeleri takması, eldivenleri kullanması, gözlüklerini kullanması, gerekirse tulumlarını giymeleri gerek çünkü onlar çok yoğun toza maruz kalıyorlar ve onlarda bu dediğimiz rahatsızlıklar çok kısa sürede çıkabilir. Daha yoğun temasta bulundukları için daha dikkatli olmaları gerekiyor. Ayrıca yıkımın kısa süreli yani hızla sonuçlandırılması lazım. Özellikle beton santrallerinin yerleşim bölgelerinden uzak yerlerde kurulması ve denetimlerinin çok sık yapılması önemli bir durum. özellikle çocukların, hamilelerin, yaşlıların ve özellikle besleme yetersizliği olan kişilerin, kronik hastalığı olan kişilerin o ortamlarda kesinlikle bulunmaması, kapalı ortamlara girmesi, kapalı ortamların havalandırılması gibi önemler alınabilir" diye konuştu.

"KRONİK HASTASI OLAN İNSANLAR DAHA RAHATSIZ OLUYOR"
Konuyu değerlendiren vatandaşlar ise şunları kaydetti: "Toz, toprak içinde, çamur içinde kaldırımlarımız, yollarımız hep çamur deryası. Kronik hastası olan insanlar daha rahatsız oluyor. Havadaki toz bize baya zarar veriyor, nefes alıp verdiğimizde bizi rahatsız ediyor. Her türlü hastalık havadan bulaşıyor. Çünkü mikrop dağılıyor vücuda. Havadaki toz insan sağlığını baya etkiliyor. Etrafımızdaki insanlar havadaki tozdan dolayı sağlık sorunu yaşıyor. İnşallah düzelir en kısa zamanda. Solunum sorunu yaşayan bir çok kişi var etrafımda ama neden olduğunu bilmiyoruz. Yıkım olan yerlerin sürekli sulanması lazım. Bu bir süreç inşallah atlatacağız. Tozdan dolayı öksürük gitmiyor. Havadaki toz kalbimizi, ciğerimizi batırdı, öldürdü bizi. Belediye burayı güzelce temizlese, tozunu her gün yıkasa bu sorun olmaz. Her gün bir yeri yıkıyor."
MUHABİR: SİNEM HATUN DAVUT
