Katıldığı bir programda 6 Şubat depremleri sonrası yeni bir değişim ve dönmüşüm süreci içerisine giren Malatya’da baş gösteren bazı olumsuzluklara değinen ve bu konuda değerlendirmelerde bulunan Vali Seddar Yavuz, çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“İNSANLAR KURALLARA UYMALI, BİZ DE DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ”
Açıklamasında Vali Seddar Yavuz,
“6 Şubat depremi asrın felaketi olarak tarihe geçmiş. Belki Anadolu coğrafyasındaki en büyük yıkımla sonuçlanmıştır. Elbette böyle büyük felaketler, meydan okumalar, sınamalar bir kez daha toplumun, devletin, bireyin dayanıklılığını ölçer. Biz tarih boyunca hiç şüphesiz en büyük millet olduğumuzu iddia ederek geldik. Bu iddiamızı da büyük bir imparatorluk kurarak ve dünyayı yöneterek gösterdik. 6 Şubat depreminden sonra bir kez daha bu milletin büyük bir millet olduğunu bu devletin kutlu ve mübarek bir devlet olduğunu hem şefkatli hem de kudretli olduğunu bir kez daha görme fırsatımız oldu. Tabii ki çevreye rahatsızlık veriyoruz. Şimdi 104 bin konut yapıyoruz. 15 milyon 520 bin yerinde dönüşüm olacak. Yani 120 bin konut ve iş yeri yapacaksınız ama hiç çamur olmayacak, hiç toz olmayacak, böyle şeylerde imkansız. Ama şunu da söyleyelim bunlar mazeret olmamalı, insanlar kurallara da uymalı. Biz de daha çok çalışmalıyız ve daha iyisini yapmalıyız. Biraz daha düzenleme yapacağız ve erişime kısa sürede açmayı düşünüyorum. Mottomuz neydi? İlk başta biliyorsunuz, kaynağımız var, projemiz var, yapacak irade ve gücümüz var. Öyleyse hep beraber Malatya’yı havaya kaldıralım demiştik. Bugün hamdolsun ki her şey ortada. Şimdi ne diyoruz peki? Gözlerinize inanacağınız ve herkesin gördüğünü de onur ve gurur duyacağı bir Malatya inşa ediyoruz. Başınızı kaldırın, dimdik yürüyün, kendinize, milletimize ve bu kutlu devlete güvenin. Çünkü olumsuzluklar üretmek, sürekli detaylarda boğulmak, moralsizlik aşılamak, olsa olsa zaten depremde yara almış insanları bir kez daha yaralarsınız. Bunun ne size, ne bize, dolayısıyla ne de Malatyalılara hiçbir faydası olmadığını söylemek istiyorum”
ifadelerine yer yer verdi.

“İLETİŞİMİ DOĞRU KURABİLİRSEK AŞAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR SORUN YOK”
Konteynerlerden çıkarılma konusuna yönelik de görüş bildiren Vali Seddar Yavuz,
“Diğer taraftan kamuoyunda zaman zaman haksız ve konunun detayı sorulmadan yapılan birtakım şeylerle karşılaşıyoruz. Örneğin kamu görevlilerinin konteynerden çıkartılması gibi. Artık deprem üzerinden neredeyse 3 yıl geçti. Bugün Orduzu’da, Bahçebaşı’nda kiralar 10 bin TL, İkizce'de şu anda 3 bine yakın boş konut var, 6-8 bin TL. Biz konteyneri bir kalıcı yaşam alanı olarak tanımlamıyoruz. Dolayısıyla kamu görevlilerimiz artık kendilerine uygun evleri tutmak suretiyle buradan çıkacaklar, birinci kısmı bu. İkinci kısmı kuradan evi çıkmış anahtarını teslim ettiğiniz ve evinde hiçbir eksiği bulunmayan kardeşlerimizi konteynerlerden çıkartıyoruz, çıkartacağız. Çünkü biz bu konutları yerleşilsin, oturulsun diye yapıyoruz, kiraya verilsin ama ben konteynerde kalayım filan yok. Biz dolayısıyla hak sahibi olup, giden konteynerde oturanlara anahtarlar teslim edinceye kadar zaten oturacaklar, bunun dışında ekonomik yoksulluğun içinde bulunan insanlara da zaten çıkın gidin demiyoruz. Onları da barındırmaya devam ediyoruz biliyorsunuz. Bütün kamuoyundan özellikle sosyal medya mecralarında bunları paylaşanlardan istirham ediyorum ki yaptığımız bütün güzellikleri sanki deprem bölgesine efendim sahip çıkılmıyormuş gibi algı oluşturulmasını reddediyorum. Çünkü sizlerle yaklaşık 1,5 yıldır beraberiz. 1,5 yıldır herkese erişmeye, herkese ulaşmaya çalışıyoruz. Sosyal medyadan bana ulaşıyorsunuz. Atarken de lütfen adınızı, soyadınızı bir de telefonunuzu atın, sorununuz nedir onu yazın, dönüşlerde çünkü çoğunlukla bir defa bakılıyor. Benim de öyle bir vaktim yok ve kimse ile yazışamayacağım için dolayısıyla size ulaşmakta güçlük çekiyorum. İster benim sosyal medya hesaplarıma, ister valilik hesaplarına bir mesaj attığınızda lütfen adınızı, soyadınızı, telefonunuzu yazma zahmetinde bulunun bunu yaparsanız biz size en geç yarım saat içerisinde döneceğiz, emin olun. Şimdi bunu niye yapıyoruz, şunu söylememiz lazım, biz devleti daha şeffaf, hesap verebilir ve vatandaş odaklı hale getirmek için. Bunun mimarı da Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Bu şehirde onun temsilcisi olarak ben de hükümetin politikalarının en etkin şekilde bu şehirde uygulanmasını sağlamakla görevliyim. Dolayısıyla valinin en önemli görevi hükümet politikalarını en iyi şekilde sahada yansıtmak, vatandaşlarımızın memnuniyetini sağlamak. Bunu yaparken de bu şehirde yaşayan 751 bin kişiyi diğerinden ayırmadan, herkese eşit mesafede olarak yapma gayreti içerisindeyiz. O nedenle sadece valiliğe gelmek önemli değil. İletişim araçları gelişti. Bu tür araçları kullanın. Yaklaşık 10 yıl önce medya takip sistemi kurduk. İster benim cep telefonlarıma ister valilik telefonlarına ya da sosyal medya hesaplarına bütün gelen mesajlar elektronik ortamda kaydedilir. Kişiye ulaşılır ve kişiye mutlak olarak dönüş yapılır. Malatya valiliğine de aynı sistemi kurdum. Bana cevap vermediğiniz diye yakınmalar oluyor. Bunları özellikle kamuoyuna açıklıyorum ki bize erişemeyen kimse olmasın. Biz gerçekten sizin yanınızda olmak istiyoruz. Sizinle yol yürümek istiyoruz. Sizin gönlünüzü almak istiyoruz. Biz gönüllere talibiz. Binalar yapıyoruz, hizmetler yapıyoruz. Ama önemli olan bir insana nasıl davrandığınızdır, ne söylediğiniz değildir. Dolayısıyla biz sizi seviyor ve önemsiyoruz ve sizin gözlerinize bakmak istiyoruz. Eğer bu iletişimi doğru kurabilirsek emin olun bizim aşamayacağımız hiçbir sorun yoktur”
şeklinde konuştu.

MUHABİR: HANİFE SARI
