Bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak için Malatya’ya gelen Deprem Araştırmacısı Baturhan Öğüt, BUSABAH gazetesine açıklamalarda bulunarak, Malatya’nın deprem riskine ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı.
6 Şubat tarihinde meydana gelen 7.6 büyüklüğündeki 2’nci depreme ilişkin bir açıklama yapan Öğüt, 9 saat arayla dünya tarihinde aynı şehirde 7,8 ve 7,6 büyüklüğünde 2 deprem yaşanmasının bir ilk olduğunu kaydetti.
“MALATYA BÜYÜK BİR YIKIM YAŞADI”
Dünya’da böyle bir örneğin söz konusu olmadığını söyleyen Öğüt, “Sadece buna benzer bir örneğimiz var. O da bir gün ara ile olmuştu 1957 Fethiye depremleri. Fethiye'nin açıklarındaki Fethiye-Budur makaslama zonu ve Strabon Hendeği fayının tam kesiştiği noktada 7,1 ve 7,0 büyüklüğünde bir gün ara ile yaşanan 2 depremimiz var. Ama bizim 6 Şubat’ta yaşadığımız deprem çok daha başka bir olay 9 saat adayla 2 büyük deprem yaşadık. İlk olarak Ölüdeniz, Nallı segmenti Sakçagözü fayı, Pazarcık Türkoğlu segmenti, Erkenek Gölbaşı segmenti ve bunun ardında da Amanos segmentimiz vardı. Arada kalan Amik blokunun kuzey kısmı ilk depremde Nallı segmentinde kırılırken Pazarcık segmentine baskı uyguladı. Bu uygulanan çift taraflı baskı sonucunda Pazarcık segmenti de kırılmaya başladı. Yalnız ilk kırılma Çelikhan’a kadar devam etti. Çelikhan da, Akdeniz'e kadar Amanos segmenti boyunca Kırıkhan, Defne, Samandağ olarak devam etti ve Akdeniz'e kadar kırıldı. Bu kırılma sonucunda Adana, Osmaniye, Maraş bloku yani savrun fayı, çardak faz zonu ve sürgü fayı, Nurhak segmentleri ve Doğanşehir fayının olduğu kısımda bir dönme davranışı gerçekleştirildi ve bu dönme davranışı sonucunda yaklaşık 10 bin yıldan beri suskun olan Çardak fayına basınç uygulandı. Bu uygulanan basınç sonucunda çardak fayı kırılmaya başladı. İkinci kırılma Nurhak segmentleri, Doğanşehir fayı ve Sürgü fayının bir kısmından devam ederek bir kırılma yaşadık. Bunun ardından da Çöşnük fayında da Yeşilyurt ve Battalgazi'ye kadar kırıldı. Burada yaklaşık olarak kırılan fayın uzunluğu 220 kilometre. İlk depremde kırılan fayın uzunluğu 429 kilometre. Toplamda çok uzun bir fay parçası kırıldı ve bu kırılma sonucunda Malatya büyük bir yıkım yaşadı. Ayrıca Malatya-Ovacık fayının olduğu alanda Kilittepe’miz vardır. Bu Akçadağ segmenti Dedeyazı köyüne kadar kırıldı ve rahatladı” şeklinde konuştu.
“ASLA 7’NİN ÜZERİNDE BİR DEPREM ÜRETMEZ”
Malatya’da 7 ve üzeri büyüklüğünde bir depremin söz konusu olmadığını dile getiren Öğüt, “Malatya Ovacık fayı, Malatya bloku içerisinde kalan yani daha doğrusu Avrasya- Anadolu mikro levhası içerisinde kalan bir faydır ve Afşin-Elbistan bloku ve Malatya blokundaki sınır faydır burası. Bu blokların da dönme davranışı çok düşüktür. Yani ortalama 3 ila 5 bin yıl arası deprem tekrarlayabilir. Ama asla 7’nin üzerinde bir deprem üretmez, üretmesi mümkün değil. Malatya'da 7 ve üzeri deprem söz konusu değil. Çünkü Malatya-Ovacık fayı 220 kilometre uzunluğunda bir faydı. Doğrultu atımlı bir faydı. Yıllık kayma hızı çok düşüktür. Yani ortalama 3 bin ila 5 bin yıl arası deprem tekrarlama periyodu vardı. Keza sadece deprem tekrarlama periyodu olarak biz buna bakmayalım. Çok yavaş hareket ettiği için 7 ve üzeri deprem üretecek, yamulma deformasyonunu yakalayamıyor. O enerjiyi yakalayamıyor ve 8 ana, 4 kısa parçadan oluşan Malatya Ovacık fay zonunun tek seferde kırılması için yaklaşık olarak 8 ila 10 gigaton ağırlığında bir yükün binmesi lazım bu da mümkün değil” ifadelerine yer verdi.
“BAKTIĞIMIZDA ARTÇI GÖZÜKMÜYOR”
Sürgü fayına ilişkinde değerlendirmelerde bulunan Öğüt, “Doğu Anadolu fay zonu dahi tek seferde 429 kilometre kırılmamıştı. Bundaki sebep şu oldu 2-3 tane sismik boşluk vardı. Onların peşi peşine kırılması sonucunda oldu. Yoksa burada sadece Pazarcık segmenti riskliydi. Ama tabii ki buradaki Nallı segmentinin uyguladığı basınç sonucunda orası çift yönlü kırılmaya başladı. Malatya'da Sürgü fayımız var. Sürgü fayında 48 kilometrelik kırılmayan parça var. Eğer ki kırılmış olsaydı üzerinde şu ana kadar onlarca, yüzlerce, belki binlerce artçı depremler olurdu. Baktığımızda artçı gözükmüyor. Gözükmediği gibi bize diyor ki burası kırılmadı. Kırılırsa maksimum 6 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Onun üstünü üretemez. Çünkü 48 kilometrelik bir parçadan bahsediyoruz, kısa bir parça, sadece 6 büyüklüğünde deprem üretebilir. O da çok uzun sürmez. Eğer yaklaşık olarak 4-5 metrelik bir atım yaparsa çünkü burası normal olarak doğrultu atımlı bir fay değil ters bindirme bir fay oradaki basınçtan dolayı burası ters bindirme bir fay, ters bindirme bir fay olduğu için de 20-25 saniye sürebilir, o da binde bir ihtimal. Onun dışında herhangi bir ihtimal söz konusu değil. Bir de bizim özellikle Afşin-Elbistan bloku içerisinde bir fayımız daha var. Malatya fayına paralel kuzeye uzanıyor. Bu fayın üzerinde 1121 yılında 7,5 şiddetinde bir deprem var. Burada sadece kırılmayan birtakım parçalar var. Oraya basınç uyguladı. Üretirse 6 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Onun dışında üretemez. 7’lik deprem söz konusu değil. 7’nin üzerinde de deprem söz konusu değildir” diye konuştu.
“ÇOK BÜYÜK BİR DEPREM OLACAĞINI GÖSTERMİYOR”
Malatya’da son zamanlarda yaşanan 4’lük depremlerin Çöşnük fayında meydana geldiğini belirten Öğüt, “Çöşnük fayı, Beydağlarının eteklerini keserek Baskil’e kadar uzanıyor. Yalnız Çöşnük fayı; Yeşilyurt, Battalgazi'ye kadar kırıldı ve büyük ölçüde enerjisini boşalttı. Bu fay 1759 yılında 6,5’lik deprem üretti ve son depremde Yeşilyurt, Battalgazi'ye kadar kırıldığı için üzerindeki büyük enerjiyi boşalttı. Çöşnük fayının kırılmayan Kale tarafı ve Baskil’e uzanan kısmında 30-35 kilometrelik bir hattı kaldı. Bir kırılmada orası da 5,5 veya 5,7 büyüklüğünde bir deprem üretebilir ki o kadar da üreteceğini düşünmüyorum. Ayrıca Sürgü fayı üzerinde 6 Şubat’taki 2’nci depremin ardından bir 6’lık depremimiz var. 6 Şubat depremlerinden sonra Doğu Anadolu fayına paralel doğrultuda neredeyse Kale’ye kadar uzanan süre gelen bir artçı depremler gördük. O depremlere baktığımızda doğrudan Doğu Anadolu fayı üzerinde olduğu gözükmüyor. Daha çok Baskil fayı üzerinde olduğunu gösteriyor ve orasının da bize ‘Ben ilk depremde kırıldım’ diyor. İllaki yüzey kırığı yapmasına gerek yok yer altından da kırılabiliyor. Onu biz daha çok artçı depremlerin yoğunluğuna göre anlayabiliyorduk nereye kadar kırıldığını. Çöşnük Fayı’nın kısa parçalı yan kolları vardır. O yan kolların üzerinde bazen 4’lük depremler meydana geliyor çünkü depremlerin odak mekanizmasına baktığımızda doğrudan Çöşnük Fayı olarak gözükmüyor onun kısa parçaları olarak gözüküyor. Ama bu bize burada çok büyük bir deprem olacağını göstermiyor. Beydağı’nda kırılmamış parçalar vardı 5,6 ve 5,7’lik depremlerde o parçalar kırıldı ve rahatladı. Doğu Anadolu fayı özellikle 6,8 Elazığ- Sivrice depremimiz vardı orada çok uzun bir parça kırılmıştı” söyleminde bulundu.
“EN FAZLA YIKIM VE AĞIR HASARI ALAN BÖLGEDİR”
Bostanbaşı bölgesini bekleyen tehlike hakkında bir değerlendirme yapan Öğüt, “Doğu Anadolu fayının yüzde 90’ı rahatladı ancak 500 belki de bin yıl sonra büyük deprem üretebilir. Sadece Hazar fayımız var oraya birtakım stres transferleri oldu orada da deprem olursa 6 büyüklüğünde bir deprem olabilir. Bir de Karlıova segmentimiz var, Karlıova segmenti 1800’lü yıllarda bir deprem üretti orası da şu an sismik bir boşluk niteliği görmekte şayet burası kırılırsa 7 büyüklüğüne varan bir deprem üretebilir. Yedi su depreminde biz Bostanbaşı’nda kâğıt üzerinde ağırdan az hasara çevrilmiş yapılarda yıkımları göreceğiz. Ağır hasarlı binaya her ne kadar güçlendirme yapsan bile pek bir faydasını göremezsin. Yıkılıp yeniden yapılması lazım. Ne yazık ki bugün Bostanbaşı bölgesi Malatya’da en fazla yıkım ve ağır hasarı alan bölgedir ve buradaki yapılar yarı ömründen fazlasını tamamlamıştır. Bir sonraki 6 veya 7 şiddetindeki bir deprem bölgedeki yapıların yıkımına neden olabilir. Çünkü 5 ve 5,7’lik depremlerde buraya birtakım deprem yükü uyguladı, binaların performanslarını etkiledi. Bölgenin zeminini de biliyoruz. Tarım alanıydı, yumuşak zemindi, yapılaşmaya açıldı, 15-20 katlı binalar yapıldı 7,8 ve 7,6’lık depremde kullanılamaz hale geldi. Böyle bir zemine bu kadar yüksek yapılar yapılmamalıydı. Sadece Bostanbaşı’ndaki yapılarda yıkım göreceğiz ama diğer yerlerde pek bir yıkım göreceğimizi sanmıyorum” ifadelerini kullandı.
“BÖLGEYE STRES TRANSFERLERİ YAŞANDI”
Pütürge Ormaniçi bölgesinde 7’lik bir deprem olacağının düşünmediğini kaydeden Öğüt, “Bölgedeki tarihi depremlere baktığımızda 6,5 ve 7’lik depremler var. Buralar bu depremlerde rahatladı tabii birtakım baskılar, basınçlar sonucu bölgeye stres transferleri yaşandı ama doğrudan buralarda 7’lik bir deprem olacağını düşünmüyorum. Mümkün değil. Zaten normal olarak 7’lik depremin olması için 200 kilometre uzunluğunda, 25 kilometre genişliğinde ve 20 kilometre derinliğinde bir fayın kırılıp, 7 veya 5 metre bir atım yapması lazım” dedi.
“MALATYA'DA RANTIN MERKEZİ BOSTANBAŞI”
Son olarak yetkililere bir çağrıda bulunan Öğüt, “Benim yetkililere çağrım şudur ilk önce Malatya halkının sesi olmaları lazım. Ortada yoklar. Malatya'da sorunlar tam olarak bitmiş değil. Bitmedi, birçok sorun var. Zaten depremden ziyade Malatya'da sosyolojik çok büyük bir deprem var. Bunun da çözülmesi lazım. Malatya'da daha halihazırda yıkılmayı bekleyen yüzlerce yapı var hala mahkemelik. Sürgü depreminin yıkmasını mı bekliyorlar ya da Yedisu’da, Karlıova'da olacak bir depremin yıkmasını mı bekliyorlar? Neden hala ayakta bu yapılar? Niçin ayaktalar? Yıkın yenisini yapın daha iyi. Mahkemenin ağırdan az hasarı çevirmesi bile o yapıya bir etkisi yok. Sadece kâğıt üzerinde az hasarlıya çeviriyorsun bunu. Sadece bir kâğıt üzerinde. Malatya'da rantın merkezi Bostanbaşı ve oradaki yapıların çoğu ağır hasarlı, kâğıt üzerinde az hasarlıya çevriliyor, güçlendirme yapıyorlar. Ama ev sahipleri asla orada oturmuyor. 15-20 bin liraya kiraya veriyorlar. Gerçekten şu an Malatya'da çok büyük sıkıntısı var ve bunu fırsat bilerek kâğıt üzerinde ağırdan ortaya, ortadan az hasara çeviriyorlar, güçlendirme yapıyorlar. Kendi oturmayacakları binalara güçlendirme yapıyorlar. Tadilatını yapıyorlar. Kendileri otursalar her neyse kendileri de oturmuyorlar. Bu sorunların bir an önce çözülmesi lazım. Yetkililerin koltuklarından kalkıp bir halkın arasına girmesi lazım. Halkın sorunlarına bir çözüm bulmaları lazım” diye konuştu.
