Ortaokulu tamamladıktan sonra babasının yanında çırak olarak mesleğe adım atan Erol Hakan, 1970 yılından bu yana tahta çivili ayakkabı yapıyor. Babası ve dedesinden öğrendiği bu zanaatı, 2012 yılında babasının vefatından sonra tek başına sürdürmeye başladı. Hakan, atölyesinin yalnızca bu özel ayakkabıların üretildiği ender yerlerden biri olduğunu söylüyor.

COĞRAFİ İŞARET GURURU

Ürettiği ayakkabıların yaklaşık üç yıl önce “Arapgir tahta çivili ayakkabısı” adıyla coğrafi işaret tescili almasının kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Hakan, bu belgenin hem emeğin karşılığı hem de geleneğin korunması açısından önemli olduğunu ifade ediyor.

SAĞLIKLI VE DAYANIKLI AYAKKABILAR

Tamamen kösele ve ahşap çivi kullanılarak yapılan ayakkabıların doğal yapısıyla dikkat çektiğini dile getiren Hakan, bu ürünlerin terletmediğini ve koku yapmadığını vurguluyor. Sipariş üzerine üretim yaptığını belirten usta, Türkiye’nin birçok iline ve zaman zaman yurt dışına ayakkabı gönderdiğini kaydediyor.

İKİ GÜNDE BİR ÇİFT AYAKKABI YAPABİLİYORUM

Mesleğinin zahmetli olduğunu anlatan Erol Hakan, el emeğine dayalı üretimin zaman aldığını söylüyor. Bir çift ayakkabıyı ancak iki günde tamamlayabildiğini belirten Hakan, sağlığı el verdiği sürece bu işi bırakmayı düşünmediğini dile getiriyor. Hakan’a göre bu zanaat zor ama kültürel değeri çok yüksek.

YENİ USTALAR YETİŞMİYOR

En büyük endişesinin mesleğin kendisiyle birlikte yok olması olduğunu ifade eden Hakan, geçmişte çarşıların çıraklarla dolu olduğunu, bugün ise bu geleneği sürdüren kimsenin kalmadığını söylüyor. Yanında bu işi öğrenmek isteyen bir çırak görmek istediğini belirten usta, Arapgir’in bu kültürel mirasının yaşatılması için gençlere çağrıda bulunuyor.

Muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN