Türkiye genelinde olduğu gibi Malatya’da da uzun süredir çözülemeyen bir sorun olarak gündemde kalan demiryolu işçilerinin maaş problemi, hala devam ediyor. Aynı kurumda görev yapmalarına rağmen memur ve işçi maaşları arasında ciddi bir fark bulunması, çalışanların motivasyonunu olumsuz etkilerken, bu konuyla ilgili Malatya Sonmanşet gazetesine açıklamalarda bulunan Türk-İş Malatya İl Temsilcisi ve Demiryol-İş Malatya Şube Başkanı Hikmet Kazgan, önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kamuda çalışan işçilerin maaş artışıyla ilgili herhangi bir gelişme olmadığını dile getiren Kazgan, sorunlarının mart ayında yapılacak toplu iş sözleşmesine kaldığını söyledi.

“FIRSATINI BULAN İŞİ BIRAKIYOR”

Kurumlarında çalışan işçilerin maaş azlığı nedeniyle işi bıraktığını ifade eden Kazgan, “Toplu sözleşmede yetkililerimiz inşallah gerekli artışı yaparlar bizler de rahatlarız. Bizim iş kolumuz ağır iş kol olduğu için bu maaşlara, kurumda insan çalıştırmak çok zor. İnancımız her zaman var. Çünkü şu anda yaptığımız işin, verdiğimiz emeğin karşılığını alamıyoruz. 30 bin liraya bu kurumda işçi çalıştırmak çok zor. Yeni işe giren arkadaşlar KPSS’ye girip, yüksek puan alanların atamaları yapıldı ve işi bıraktılar. Maaşlarda bir iyileştirme yapılmazsa bu durumla sürekli karşı karşıya kalacağız. Böyle giderse bizim kurumda bu maaşla insan çalıştıramayız. Bilgisayarın başında oturan memur 60 bin lira maaş alırken, kışın arazide -20 derece soğukta, yazın +40 derece sıcakta çalışan işçiye 30 bin lira verirseniz burada büyük bir hak kaybı olur. Bu durum çalışan insanların moral motivasyonunu düşürdüğü gibi, çalışanlar isteyerek de çalışmıyor. Zaten fırsatını bulan da işi bırakıp kaçıyor” şeklinde konuştu.  

“ÖZEL SEKTÖRDE 40 BİN TL’DEN AŞAĞI MAAŞ ALAN İŞÇİ YOK”

Maaşlarında iyi bir düzenleme yapılmazsa sürecin sancılı geçeceğini belirten Kazgan, “Eskiden memurlar işçi olmak için çaba sarf ederdi, şimdi tam tersi oldu. İşçiler memur olmak için çaba sarf ediyor, KPSS’ye giriyorlar. Eğer bu olumsuz durum mart ayında yapılacak sözleşmede düzelmezse bundan sonraki süreç daha da sancılı geçecek. İstediğimiz olmazsa bu kurumda eskisi gibi bir çalışma verimini alamazlar. Her an iş kazasıyla karşı karşıya kalınan bu işte çalışana 30 bin TL verip, ‘Sen bu işi yap’ derseniz, ‘İşçi de ben bu riskli işte çalışmam, giderim özel sektörde çalışırım’ der. Şu anda özel sektör bile bizim kurumdan daha fazla maaş veriyor, 40 bin TL’den aşağı maaş alan işçi yok. Bu sözlerimi kimse yanlış anlamasın ki kesinlikle arkadaşlarımızı küçümseyerek söylemiyorum, şu anda belediyelerde bile bizden fazla maaş alıyor. İş kazası yok. Mesela temizlik işçisinin iş kazası ne olabilir, çok çok ayağı kayar düşer. Başka da bir şey olmaz. Ama bizim kurumda çalışan işçi tehlikeyle karşı karşıya. Bizim en küçük iş kazamızda ya ayak parmağı ya da el parmakları kaybediliyor” diye konuştu.

“ÇALIŞAN İNSANLAR DAİMA İŞ KAZASI RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA”

İşlerinin ağır bir iş kolu olduğunu, bu nedenle de işlerine ağır iş kolu olarak bakılması gerektiğini söyleyen Kazgan, “Şu anda bizim kurumumuzu yönetenler işin içinde oldukları için bizim nasıl bir durumda olduğumuzun farkındalar. Hepsi ‘Bu maaşla burada personel çalıştıramayız’ düşüncesindeler ve biz de onlarla hemfikiriz. Fakat bizler sözleşmeyi Genel Müdürlüğümüzle yapmıyoruz, Bakanlığımızla yapıyoruz. Genel Müdürlüğümüzü ilgilendiren 3-4 maddemiz var, onlar bu konuda bizlere destek vereceklerini söylediler. Ama bu 3-5 bin TL artırır, bu da bizi çok fazla rahatlatmaz. Yaptığımız sözleşmede ağır iş koluna farklı bir gözle bakılması lazım. Bugün madende, demiryolunda, enerji iş kolunda çalışan insanlar daima iş kazası riskiyle karşı karşıya. Bu iş kollarında çalışan işçilere tatmin edici bir ücret vermezsek bu kurumlarda çalışacak işçi bulamayız. Şu anda bu kurumlardan kaçan kaçana. Memurun maaşını 50-60 bin TL yapıp, işçiyi 30 bin TL’de bırakırsan çalışan ‘ben bu yağın, pasın, her an ölüm riskiyle karşıya karşıya kalınan bu işte neden çalışayım, gidip memur olayım veya özel sektöre girip orada çalışayım’ der” ifadelerine yer verdi.

“BU MAAŞLA BURADA KİMSE ÇALIŞMAZ”

Sınavı kazandığı halde işçilerin kuruma gelmeden işi bıraktığını ileri süren Kazgan, “Kuruma gelen yeni işçilerin En son yaptığımız sözleşmede enflasyonun ciddi bir şekilde artışından dolayı 32,5 puan bir kaybımız var. Bu sözleşmede bu kaybı mutlaka ve mutlaka telafi edip, ondan sonra sözleşme ücretini belirlememiz gerekiyor. Kurumumuzda bugün 60 bin TL’nin altında işçi çalıştıramayız. Geçen yıl 3 işçi aldık, 3’ü de sınavı kazanmalarına rağmen maaştan dolayı gelip iş başı yapmadılar. Birisini aradım, neden gelmediğini sordum ve bana ‘Şu anda özel sektörde çalışıyorum, 45 bin TL maaş alıyorum, 2 çocuğum var 26 bin TL’ye gelip çalışmam’ cevabını verdi. Bu 3 arkadaş gelmediği gibi yedeklerini çağırmamıza rağmen onlar da gelmediler. Bu maaşla burada kimse çalışmaz” söylemlerinde bulundu.

“BİR MOTORCU, BİR ELEKTRİKÇİ 3-4 YILDA ZOR YETİŞİYOR”

“Öte yandan maaş kaybı yaşanmaması için bugün itibariyle emekli olanlar var” diyen Kazgan, sözlerine şöyle devam etti:

“Şu anda bizim bölgemizde 180 kişi aynı gün, aynı saatte emekli oldu. Malatya’da da 64 kişi emekli oldu. Emekli olanların hepsi yetişen, kalifiye elemanlar ve yeni giren işçilere iş öğreten işçilerdi. Bu ustalar gittikten sonra buraya gelecek olan yeni işçileri kim yetiştirecek? Bir motorcu, bir elektrikçi 3-4 yılda zor yetişiyor. Demiryolları öyle bir kurum ki, sanayiden gelen oto elektrikçi makinanın elektriğinden, motorundan anlamaz. Demiryollarında yetişme şartı var. Elektrikçinin, motorcunun burada yetişmesi lazım. Hem kalifiye eleman kaybettik hem de yeni işçiler maaş dolayısıyla gelmiyor. Şu anda iş yerimizde sıkıntılar başladı. Emeklilikten dolayı eleman sayımız düştü, sayımızın düşmesiyle birlikte de kalifiye eleman sıkıntısı yaşamaya başladık. Arkadaşlarımız şu anda özverili bir şekilde kurumun kapanmaması veya özelleştirilmemesi için çalışıyor ama bu nereye kadar bu şekilde devam edecek? Eğer maaşlar bu şekilde devam ederse, işçiler burada kalmayacak.”

“BİZİM YOL TAKIM İŞÇİLİĞİMİZ VAR”

Bir kurumda işi yapanın işçi olduğunu kaydeden Kazgan, “Bir kurumda işi yapan işçidir. Bir kurumun memur sayısı işçinin 2 katı olmaz. Arazideki sayısının masa başında oturandan fazla olması lazım. Bizim kurumda bunun tam tersi. Masa başında oturan memur sayısı sahada çalışan işçinin 2 katı. Bu çarpıklığın da giderilmesi lazım. Hükümet bununla ilgili bir kanun taslağı çıkaracak, işçi-memur ayrımını kaldıracak, kamu çalışanı sıfatı getirecek. Memur da, işçi de aynı okuldan mezun olmuş, ikisinin de mezuniyeti, bölümü aynı birisi masa başında görev yapıyor diğeri ise saha da çalışıyor. Masa başında çalışan sahada çalışandan fazla ücret alıyor. Bizim Yol Takım işçiliğimiz var. Çavuş sayısı işçi sayısından fazla. 2 işçi, 4 çavuş var. Çavuş işi yürüten, yönetendir. İşi yapan ise işçidir. Normalde iş sayısının 4 olup, çavuş sayısının 2 olması gerekiyor. Çavuş sadece işçinin başında duruyor, elini sıcak sudan soğuk suya sokmuyor. Ama işçiden daha fazla maaş alıyor. Böyle çarpık bir düzen de var” şeklinde konuştu.

 

muhabir: TAHİR ÖZÇELİK