Olay, bir vatandaşın bayiden sıfır kilometre araç satın almasıyla başladı. İlk bakışta her şey yolundaydı; araç teslim edildi, evraklar tamamlandı. Ancak kısa bir süre sonra dikkatli tüketici, aracın bazı bölgelerinde boya lekeleri olduğunu fark etti. İlk etapta önemsiz gibi görünen bu durum, detaylı bir incelemeyle aracın daha önce işlem görmüş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Araç sahibi, bayiye başvurarak aracın değişimini talep etti ancak bayi bu talebi kabul etmedi. Bunun üzerine vatandaş yargı yoluna başvurdu.

Tüketici Mahkemesi, yaptığı teknik inceleme sonrası aracın “gizli ayıplı” olduğuna hükmetti. Boya lekelerinin, üretimden kaynaklanmayan, sonradan müdahale edilmiş izler taşıdığı belirtildi. Mahkeme, bu durumun tüketicinin aracı satın alırken sahip olması gereken “ayıpsız mal” beklentisini zedelediğini ifade ederek, aracın “ayıpsız misliyle” değiştirilmesine karar verdi. Karar sonrası dosya temyize taşındı ve Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği kararı onayladı. Böylece, emsal niteliğinde bir karar ortaya çıktı.

TÜKETİCİ HAKLARI İÇİN YENİ DÖNEM BAŞLIYOR

Yargıtay’ın bu kararı, sıfır kilometre araç satın alımlarında görünürde önemsiz sayılabilecek kusurların dahi tüketici lehine nasıl sonuçlanabileceğini gösteriyor. Özellikle araçlarda tespit edilen boya, cila ya da kaporta gibi dış yüzey işlemleri artık daha yakından incelenecek. Çünkü bu tür kusurlar, aracın orijinalliğini etkileyen unsurlar arasında sayılıyor.

Bu emsal kararla birlikte; Sıfır araç satın alan tüketiciler, araçlarında boya ya da dış müdahale izleri varsa haklarını arayabilecek. Bayiler, satış öncesi araçları titizlikle kontrol etmek zorunda kalacak. Otomobil üreticileri ve ithalatçı firmalar, dağıtım ve lojistik süreçlerinde daha dikkatli olmak durumunda kalacak. Uzmanlar, sıfır araç teslimi sırasında tüketicilerin detaylı bir inceleme yapmalarını, gerekirse bağımsız ekspertiz hizmeti almalarını tavsiye ediyor. Özellikle boya kalınlığı ölçümü, dış yüzeydeki leke ve renk farklarının incelenmesi gibi işlemler, olası bir kusurun tespit edilmesini sağlayabiliyor. Ayrıca, aracın kaportasında sonradan yapılan işlemler, ikinci el satış değerini de etkileyebiliyor. Dolayısıyla görünüşte önemsiz gibi duran boya lekeleri ya da cilalama izleri, uzun vadede maddi kayıplara neden olabiliyor.

TÜKETİCİ KANUNU NE DİYOR?

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre, malda bulunan ayıplar, tüketicinin seçimlik haklarını kullanmasına olanak tanır. Bu haklar arasında malın değiştirilmesi, ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedel indirimi ve sözleşmenin feshi gibi seçenekler yer alır. Gizli ayıplarda ise bu haklar, tüketicinin ayıbı öğrendiği tarihten itibaren iki yıl boyunca geçerlidir. Yargıtay’ın verdiği bu karar, sadece boya lekesiyle ilgili değil, benzeri tüm gizli ayıplı durumlar için bir örnek teşkil ediyor. Sıfır kilometre olarak satın alınan bir aracın, üretimden kaynaklı ya da teslimat sürecinde oluşmuş kusurlar taşıması halinde, tüketiciler artık daha güçlü bir hukuki zemine sahip.

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ