6 Şubat depreminde Malatya’ya yardıma geldiklerini ifade eden ve bu süreçte kentte gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında İzmir Bornova Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Rasim Güneyli Sonmnaşet gazetesine özel açıklamalarda bulundu.

İZMİR’DEN MALATYA’YA UZANAN YARDIM ELİ
Konuyla ilgili kente ilk geldiklerinde ekip olarak gerçekleştikleri faaliyetler hakkında konuşan Rasim Güneyli, “2023'teki 6 Şubat o acılı günde depremde ben Bornova Belediyesi'nde Temizlik İşleri Müdürü olarak görev yapmaktaydım. Depremi duyunca ben de Sivaslı olduğum için bu yöreyi biliyorum, Malatya bölgesine ekibimle beraber önce arama kurtarmaya geldik. 4-5 gün çalıştıktan sonra arama kurtarmada, burada gördük ki barınma ihtiyacı hat safhada. Ondan dolayı belediye başkanımız Çin'den çadır getirtirdi. Burada Hoca Ahmet Yesevi'de, Çavuşoğlu'nda, Cemal Gürsel'de ve Doğanşehir'in köylerinde çadır kentler kurduk. Yaklaşık bin 200 kişi barınabiliyordu. Yemeğini, ihtiyaçlarını komple 6 ay boyunca karşıladık. O günleri Cenabı Allah bir daha tekrar göstermesin, çok zor günlerdi ve bir nebze yardımcı olduysak ne mutlu bize. Depremin her yıl dönümünde Malatya'ya geliyorum, depremzedelerle görüşüyorum. Allah ülkemize ve vatanımıza böyle bir acı bir daha göstermesin. Depremin 3. günü buradaydık. Depremin yaşandığı dönem 17 kişilik bir ekiple Malatya’ya geldim. O 3-4 günlük bir arama kurtarma oldu. Elbistan ve Malatya'ya geldik, Ören'e gelmiştim o zaman. Sonra burada, anladık ki depremde, barınma ihtiyacı hat safhada. Yaklaşık 6 ay kadar burada Malatya'daydık, depremzedelerin barınma ihtiyaçlarını, yeme-içme ihtiyaçlarını hallettik. O dönemki belediye başkanımız da Çin'den çadır getirtmişti. Burada yaklaşık bin 200 kişinin barınma ihtiyacı karşıladık. Küçük çocuklar için bir 72 kişilik kreş kurduk, parklar yaptık. Çadır kentler kurulduktan sonra ilk gelen ekibi değiştirerek bu şekilde yardıma devam ettik. Burada gerçekten de o günleri bir nebze de olsun insanların dertlerini hafifletmeye çalıştım. Ben de bu yörenin zorluklarını biliyorum. Sivas'lı olduğum için bu yöredeki sıkıntıları biliyorum ve depremin her yıl dönüm zamanın da 6 Şubat'ta burada bulunmaya çalışıyorum, bu yılda buradayım” ifadelerine yer verdi.

“İNSANLAR HALEN KONTEYNER KENTTE OTURABİLİYORSA BİR SORUN VAR DEMEKTİR”
Malatya’nın depremden hemen sonraki tablosunu ve şu ki tablosunu da değerlendiren Rasim Güneyli, “Malatya'da enteresan bir durum vardı zaten. Ben Kahramanmaraş gibi diğer tarafları gezdiğimde Malatya'da zaten ölü sayısı az olduğu için Malatya, Hatay kadar gündemde değildi. Tabii ki oralar da çok kötü. Malatya'da şöyle bir özellik var. Malatya'da ölü sayısı az olsa da binalar çok hasarlıydı. Malatya'daki çarşı çok kötüydü. Baktığımda Malatya'nın işi zor yani. Gerçekten yapılacak çok bina var. Ben yeni geldim buraya, daha gezeceğim. Geçen sene geldiğimde halen konteyner kentte kalan insanlar vardı. Güzelbahçe dediğimiz konteyner kente gitmeyi planlıyorum. Şimdi baktığımızda tabii ki gelişmeler var. Yani gözle görülen gelişmeler var ama yeterli mi? Halk için yetersiz. Neden? Zaten çok büyük bir deprem olduğu için birden bire hemen eski haline gelmesi beklenemez zaten. Ama insanların çoğunluğu mağdur ve sıkıntı içinde. Önceki gün Yeşiltepe'deydik, orada görüştük, insanlar sıkıntı içindeler. Ondan dolayı yani çok iyi bir gelişme olmuş diyemem. Ama insanlar halen konteyner kentte oturabiliyorsa bir şey sorun var demektir” şeklinde konuştu.
“HİÇ UNUTAMADIĞIM ANIM…”
6 Şubat depremleri sonrası Malatya’da görev aldığı süre boyunca unutamadığı olaylar ve durumlar hakkında da bazı açıklamalarda bulunan Rasim Güneyli, “Bizim değerli varlığımız çocuklarımız. Çocuklar korkmuşlar, sığınacak yer arıyorlardı. Onlar için büyük bir kreş kurduk. Çocuklarla birebir ilgileniyorduk, gönüllü öğretmenlerimiz de vardı. Çocuklar o kadar alışmış ki bize o kadar güvende hissediyorlar ki kendilerini. Cemal Gürsel Mahallesi'nde yaşamıştım bunu. Hem ekibi değiştirmem gerekti hem de oradaki işlerimi halletmem gerekiyordu İzmir’e gidip, birkaç gün olmayacaktım Malatya’da. Tabii ki çok olay var ama en duygulandığım olaylardan biridir bu. Çocuklar Rasim amca diyordu bana, çocuklar toplanmış gelmişler, ağlayarak ‘Rasim amca bizi yalnız bırakıp gidiyor musun’ dediler. Sonra kocaman sarıldılar bana yani gerçekten de benim hiç unutamadığım anım bu. Bu benim için bayağı bir hüzünlü bir durumdu. Tabii ki kurtarmada falan yaşadıklarımız, insanların ailesini, ölülerini beklerken ümitle bekleyip de hüsrana uğradığı dönemler de hüzünlüydü ama oralara girmek istemiyorum. Kaybolan canlarımızın dışında bu çocukların bu davranışı beni çok etkilemişti. Hatta ekip bile hep ağlamıştı” diye konuştu.
“BU NE İLK NE DE SON OLACAK, ÖNLEMİMİZİ ALMAMIZ GEREK”
Son olarak 6 Şubat’ın yıl dönümüne yönelik bazı değerlendirmelerde de bulunan Rasim Güneyli şunları kaydetti: “Kadere inanan bir insanım. Ama ülkemizde şöyle bir algı oluşmasını istemem, nasıl olsa kader, Allah'tan geliyor. Allah'a hepimiz kurban olalım. Allah'tan her şey, Allah'tan gelir tabii ki. Cenabı Allah önleminizi almayın, çalışmayın, teknolojiden yararlanmayın demiyor. Şimdi bugün Japonya'da, şurada, burada 7 küsur nokta deprem oluyor, hiçbir şey olmuyor. Burada özellikle bireyler olarak deprem bilincinde olmamız lazım. 5 kuruş fazla almak için insanların canını kaybedecek şekilde binaların yapılmaması gerek. Devletin bu konuya gereken özeni, hassasiyeti ve gerekli cezayı, gerekli takibi yapması gerek. Şimdi TOKİ'ler yapılıyor, biliyorsunuz, çok sağlam betonlarla yapılıyor, yapılabilirdi daha önce, bundan sonra da yapılabilir. Rant için insanların canı o kadar ucuz değil. Bence önlem olarak sağlam binalar, sağlam yerlere yapılmalı ve halk olarak da deprem konusunda bilinçlenmemiz lazım. Bu ne ilk ne de son olacak, onun için önlemimizi almamız gerektiğini düşünüyorum.”
Muhabir: HANİFE SARI
