Sokak köpekleri ile ilgili düzenlemenin sona erdiği ifade edilirken yeni düzenleme ile köpek toplamayan belediye başkanına bir yıldan 3 yıla kadar hapis, köpeği sokağa terk edene 60 bin lira cezanın uygulanacağı, uyutma kararının belediyeler tarafından verileceği ve uyutulması gerekmeyenlerin kısırlaştırılıp ve aşılanacağı belirtildi. Konuya ilişkin bir açıklama yapan Malatya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Ekrem Ayaz, BUSABAH gazetesine önemli açıklamalarda bulundu. 

Sokak hayvanları probleminin Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu söyleyen Ayaz, “Aldığımız duyumlara göre sokak hayvanları eski usul devam edecek belediyelerin sorumluluğunda olacak. Köpekleri toplamayan belediye başkanlarına para cezası, hapis cezası, hayvan sahiplerine para cezasıyla ile ilgili bir söylenti var ama ne kadar doğru bilemiyoruz. Sokak hayvanları problemi maalesef ülkemizin bir gerçeği. Yetkilendirme belediyelere verildiği zaman belediyeleri buna altyapısı yetersizdi. Her ne kadar hazineden belediyeler için sokak hayvanlarına bir bütçe ayrılmış olsa bile belediyeler üzerine düşen sorumluluğu yerine getiremedi” şeklinde konuştu.

“BU SORUMLULUĞU YERİNE GETİREMEDİ”

Malatya Büyükşehir Belediyesi dışında hiçbir belediyenin barınak yapma sorumluluğunu üstlenmediğini dile getiren Ayaz, “2022 yılının sonunda kadar nüfusu 50 bin ile 25 bin olan belediyelerin barınak yapma şartı vardı. Kendimiz için söyleyelim Büyükşehir Belediyesinin barınağı haricinde hiçbir belediye bu sorumluluğu yerine getiremedi. Büyükşehir Belediyesi'nde istihdam edilen veterineri hekim sayısı zaten bu köpekleri toplayıp da rehabilite edip tekrar sokağa salabilecek yeterlilikte değil” ifadelerine yer verdi.

“BİZ TEDAVİ KISMIYLA İLGİLENİYORUZ”

Veteriner hekimlerin sadece hayvanları tedavi etme kısmı ile ilgilendiğini kaydeden Ayaz, “Yeni dönemde her ne kadar söylentiler dahilinde köpeklerin uyutulacağı söylense de muhtemelen hükümetinde, belediyelerinde böyle bir işi üstlenme durumu yok. Kimse bu sorumluluk altına girmek istemiyor. Kaldı ki öyle bir şey olsa bile biz veteriner hekimler sadece hayvanları tedavi etme kısmı ile ilgileniyoruz. Biz çiftlik hayvanlarını da tedavi ediyoruz ama en son mezbahaneye gittiği zaman kasap boynuna bıçağı atıp, insanlar için tüketime sunuyor. Biz tedavi kısmıyla ilgileniyoruz, kesime kadar o hayvanı iyileştirmek için elimizden gelen bütün çabayı sarf ediyoruz” diye konuştu.  

“BİZ BU İŞİN İÇİNE ASLA GİRMEYECEĞİZ”

Ötenaziye karşı olduklarını belirten Ayaz, “Ötenazi düşünülse bile bu veteriner hekimin eliyle olmayacak. Bu bir gerçek. Biz bu işin içine asla girmeyeceğiz. Çünkü biz cellat değiliz. Biz hekimiz. Biz tedavi etme taraftarıyız. Çözüm sadece kısırlaştırmayla sağlanabilecek bir durum değil. Her ne kadar sokak hayvanı diye tabir ediliyorsa da sokak hayvan doğurmuyor. Bu sokak hayvanları genellikle insanların daha önce sahiplendiği, ondan sonra sokağa terk ettiği veya kırsal kesimde sürü köpeği olarak ya da çoban köpeği olarak yanlarında tuttukları köpeklerin kısırlaştırılmaması ve bunların yavrularının doğaya salınması, doğadan bir şekilde insan eliyle ya da belediyelerin kendi sınırlarından taşıma yoluyla veya kendini hayvan sever kisvesine büründürmüş bazı insanların merkeze getirmesiyle sokaktaki hayvan popülasyonu maalesef artıyor” söyleminde bulundu.

“HAYVAN GÖÇÜNÜN ÖNÜNE GEÇMEMİZ GEREKİYOR”

Malatya Veteriner Hekimler Odası olarak önerilerini sıralayan Ayaz,  “Tarım İl Müdürlüğü vasıtasıyla veya Doğa Koruma vasıtasıyla personeller her nasıl ki köylerde büyükbaş veya küçükbaş hayvanları küpelemeye gidiyorlarsa mobil kısırlaştırma uygulamasıyla köylerde özellikle bu sahipli çoban köpekleri veya bekçi köpeklerinin kısırlaştırılması yapılmalı. Taşradan şehirlere, hayvan göçünün önüne geçmemiz gerekiyor. Merkezdeki bütün hayvanlara ivedilikle mikro çip takılması ve kimliklendirilmesi gerekiyor. Geçen yıl depremden önce 12’nci ayda mikro çip sonlandırılmıştı. Beyannameyle bir süre uzatılmıştı. Bu yılın 6’ncı ayından sonra da beyanname şartı oluşsa bile 6 aylıktan büyük hayvanlara mikro çip takılmıyor. Bu mikro çipin takılma süresinin esnetilmesi gerekiyor. Belediyelerin hayvan timi kurup ellerinde mikro çip okuyucularla sokaktaki sahipli veya sahipsiz hayvanların tamamının taramasının gerçekleştirilmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

“SORUMLULUĞUNUN SİZE AİT OLMASI GEREKİYOR”

Son olarak sokak hayvanlarının mahallede bir kişiye zimmetlenmesi gerektiğini söyleyen Ayaz, “Sokakta, mahallede mahallenin maskotu haline gelen hayvanların o sokakta kim besliyorsa ona zimmetlenmesi gerekiyor. Bütün sorumluluğu o mahalleden birinin veya birilerinin her kim sahiplik ediyorsa alması gerekiyor. ‘Bu bizim mahallenin köpeğini’ deyip sahiplenip de ondan sonra herhangi bir şeyine karışmamak hayvan severlik değildir. Eğer bir hayvanı sahipleniyorsanız hastalığında da sağlığında da sorumluluğunun size ait olması gerekiyor. Eğer bunu kabul ediyorlarsa mahallede beslenmesi gerekiyor kabul etmiyorlarsa o köpeklerin de barınaklardan gözetim altında tutulması veya doğal yaşam alanlarına bırakılması gerekiyor” açıklamasında bulundu.