Malatya'da yarım asrı aşkın süredir mesleğini sürdüren terzi Abuzer Sandal, değişen giyim alışkanlıklarına rağmen geleneksel yelek ve şalvarın özellikle kırsal kesimde yaşamaya devam ettiğini söyledi.

Sandal, geçmiş yıllarda şehir merkezinde de yaygın olarak kullanılan yelek ve şalvarın bugün daha çok köylerde ve aşiret kültürünü sürdüren vatandaşlar tarafından tercih edildiğini belirterek, sipariş üzerine özel kumaşlardan dikim yaptıklarını anlattı.

Sandal konuyla ilgili “Şimdi yelek ve şalvar deyince genelde aşiretler ve köylerde yaşayan vatandaşlar geliyor. Beğendikleri özel kumaşı getiriyor ya da birlikte seçiyoruz, biz de dikimini yapıyoruz. Eskiden bu kıyafetler çok daha yaygındı. Şimdi o kadar fazla değil ama alışan insanlar hâlâ bırakmıyor. Onlar için artık bir gelenek, bir alışkanlık olmuş” ifadelerine yer verdi.

“YELEĞİN EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ CEPLERİ”

Yeleğin sadece geleneksel bir kıyafet olmadığını, aynı zamanda günlük yaşamı kolaylaştıran yönleri bulunduğunu dile getiren Sandal, özellikle yaşlı vatandaşların yelekten vazgeçmediğini söyledi.

Sandal “Yeleklerin cepleri çok oluyor. İnsanlar çanta taşımıyor. Cüzdanını, anahtarını, telefonunu, neyi varsa cebine koyuyor. Yaşlılar ayrıca 'Bizi sıcak tutuyor, üşütmüyor' diyor. Onun için özellikle köylerde yelek hâlâ tercih ediliyor” şeklinde konuştu.

“BİR YELEĞE 7 BİN İĞNE ATIYORUZ”

El işçiliğinin sabır isteyen bir sanat olduğunu vurgulayan Abuzer Sandal, hazır üretimle elde yapılan işin kıyaslanamayacağını belirtti.

Sandal, özellikle desen ve süsleme çalışmalarının tamamen el emeğiyle yapıldığını ifade ederek şunları söyledi: “Şu desenlerin tamamını elde yapıyoruz. Hepsi el işçiliği. Bir elbiseye yaklaşık 7 bin iğne atıyoruz. İnsanlar görünce kolay sanıyor ama her ilmek tek tek işleniyor. Bu ciddi emek isteyen bir iş.”

“MAKİNE VAR AMA EL İŞÇİLİĞİNİN YERİNİ TUTMUYOR”

Teknolojinin mesleği değiştirdiğini belirten usta terzi, günümüzde birçok işlemin makineyle yapıldığını ancak el emeğinin kalitesinin farklı olduğunu söyledi.

Sandal, “Eskiden her şey elde yapılırdı. Şimdi çoğu kişi makineye çevirip veriyor. Ama makineyle yapılan iş, el emeğiyle yapılan işin yerini tutmaz. Mesela ben ilikleri hâlâ elde açıyorum. Görenler makine işi sanıyor. Yeni yetişen birçok terzi ilik açmayı bilmiyor. Makinesi varsa onunla yapıyor. Biz ise yıllardır elde yapıyoruz” diye konuştu.

1974'TEN BUGÜNE AYNI MESLEK

1974 yılında başladığı terzilik mesleğini aralıksız sürdürdüğünü belirten Sandal, geçen yarım asırda mesleğin büyük değişim yaşadığını söyledi.

Yaşanan değişimi Sandal şu sözlerle dile getirdi: “1974 yılından beri bu işi yapıyorum. Tam 52 senedir terziyim. Eskiden işler çok yoğundu. İnsanlar bayramlıklarını, düğünlüklerini, günlük kıyafetlerini terziye diktirirdi. Şimdi hazır giyim çoğaldı. İnsanlar mağazadan alıp giyiyor.”

“KUMAŞ PAHALI, MÜŞTERİ ESKİSİ GİBİ DEĞİL”

Artan maliyetlerin hem ustaları hem de müşterileri zorladığını ifade eden Sandal, kumaş fiyatlarının son yıllarda ciddi oranda yükseldiğini söyledi.

Bu kapsamda Sandal “Şu anda Bursa kumaşından dikilen bir yelek-şalvar takımını yaklaşık 3 bin liraya yapıyorum. Daha kaliteli kumaşlar var; onların fiyatı 4 bin, 4 bin 500 liraya kadar çıkıyor. Pantolon dikimi ise 3 bin ile 3 bin 500 lira arasında değişiyor. Kumaşın metresi 1.500 liraya dayanmış. Maliyet arttıkça ister istemez fiyat da yükseliyor” sözlerini kullandı.

“TERZİLİK BİTMİYOR AMA ESKİ DEĞERİNİ KAYBETTİ”

Hazır giyimin yaygınlaşmasıyla birlikte terzilik mesleğinin eski yoğunluğunu kaybettiğini belirten Sandal, buna rağmen özel dikimin her zaman kendine özgü bir müşteri kitlesi olduğunu söyledi.

Sandal “Eskiden insanlar mecburen terziye gelirdi. Şimdi mağazaya gidip hazırını alıyor. Terziye daha çok özel ölçü isteyenler ya da alışkanlığını sürdürenler geliyor” cümlelerine yer verdi.

“BUGÜN EN GEÇERLİ MESLEK ELEKTRİKÇİLİK”

Mesleklerin değişen ekonomik değerlerine de değinen Abuzer Sandal, günümüzde teknik iş yapan ustalara duyulan ihtiyacın çok daha fazla olduğunu söyledi.

Sandal bu doğrultuda şöyle konuştu:“Geçen gün bana bir elektrikçi lazım oldu. Malatya'yı altüst ettim, bulamadım. Gelen de 'Bir hafta önceden haber vereceksin' dedi. Küçücük bir iş için bile sıra bekliyorsun. Bugün en geçerli mesleklerden biri elektrikçilik. Buzdolabı tamircisi, elektrikçi, tesisatçı... Çağırıyorsun geliyor, ücretini söylüyor; mecburen veriyorsun.”

“BİZ FAZLA İSTESEK MÜŞTERİ HAZIRA GİDER”

Terzilikte ise aynı ekonomik karşılığı bulamadıklarını belirten Sandal, hazır giyim sektörünün fiyat rekabeti nedeniyle ustaların istediği kazancı elde edemediğini söyledi.

Sandal “Bizim işimiz görünen bir iş. Biraz fazla fiyat istesen müşteri 'Vermem, gider hazırını alırım' diyor. Ama elektrikçide, buzdolabı tamircisinde öyle değil. Mecbur çağırıyorsun ve ücretini ödüyorsun. Bizde ise insanlar hemen hazır giyime yöneliyor” sözlerini kullandı.

Yarım asrı aşan meslek hayatında sayısız kıyafet diken Abuzer Sandal, tüm zorluklara rağmen iğnesini elinden bırakmıyor. Ona göre terzilik sadece kumaşı bir araya getirmek değil; sabrı, emeği ve ustalığı her dikişte yeniden işlemek anlamına geliyor. Hazır giyim ne kadar yaygınlaşırsa yaygınlaşsın, el emeğiyle dikilen bir kıyafetin yerini hiçbir makinenin dolduramayacağını söyleyen Sandal, mesleğini ilk günkü özenle sürdürmeye devam ediyor.

HANİFE SARI