Malatya’daki şerbet çeşmesi, 2010 yılında dönemin Belediye Başkanı Ahmet Çakır tarafından yaptırılmıştı. Osmanlı ve Selçuklu dönemi mimarisini yansıtan ve üstü ahşap olan bu çeşme de, Ramazan ayında geleneksel olarak her akşam iftar sonrası belli saat aralıklarında şerbet akıyordu. Bu gelenek, yıllarca Malatyalıların sahura kadar iftar sonrası şerbet içerek Ramazan’ı neşeyle karşılamalarına olanak tanımıştı. Çeşmeden akan şerbet, hem Ramazan ayının manevi atmosferine katkı sağlamakta hem de bölge halkı arasında bir kaynaşma sağlamaktaydı.
Ancak, 6 Şubat’ta yaşanan depremler, Malatya'daki birçok tarihi yapıyı, altyapıyı ve geleneksel uygulamaları olumsuz şekilde etkiledi. Depremin ardından, bölgedeki pek çok yapı yıkıldı ve yaşayanların büyük bir kısmı geçici barınma alanlarına yerleştirildi. Depremin yaralarını sarmaya çalışan halk, bu yıl Ramazan ayında çok daha zor bir süreçten geçiyor.
YIKINTILAR İÇERİSİNDEYDİ
Deprem sonrası Malatya’daki eski yaşam düzeni büyük oranda değişti. Depremde yıkılan veya zarar gören pek çok yapının yeniden inşa edilmesi gerekti. Bu süreçte, Ramazan ayı geleneklerinden biri olan şerbet çeşmesinin bulunduğu alan da çalışmalar başlatıldı. Bir süre yıkıntılar arasında kalan çeşmenin bulunduğu alanda ise şimdilerde yeller esiyor.
EN ÇOK ÖZLENEN RAMAZAN GELENEĞİ
Malatya'da her yıl Ramazan ayında bir araya gelen komşular, esnaf ve mahalle sakinleri, şerbet çeşmesi etrafında buluşur, şerbet içmenin keyfini çıkarır ve sahura kadar bir arada olmanın huzurunu yaşarlardı. Ancak deprem sonrası süreçte şehrin en çok özlenen Ramazan geleneği, depremin yarattığı büyük yıkım nedeniyle unutulmuş durumda. Malatyalılar, bir zamanlar Ramazan ayında neşeyle paylaşılan o anıların acı bir hatıra haline gelmesini izlemek zorunda kalıyorlar.
Depremin ardından bölgenin yeniden imar edilmesi ve eski geleneklerin tekrar hayata geçirilmesi için çalışmaların devam ettiği bildiriliyor. Malatyalılar, deprem sonrası yaşadıkları zorluklara rağmen umutlarını kaybetmemiş ve Ramazan’ın ruhuna uygun bir şekilde dayanışma içinde olmaya devam ediyorlar.
muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
