Yargı kararıyla görevine iade edilen Malatya Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası Malatya Şube eski Başkanı Mehmet Bingöl yaklaşık 32 ay süren görevden uzaklaştırma sürecinin hukuksuz olduğunu öne sürerek, kararın uygulanmadığını açıkladı. Yargıtay’ın iade kararına rağmen göreve başlatılmadığını belirten Bingöl, sendika faaliyetlerinin durdurulduğunu ve üyelerin haklarının gasp edildiğini ifade ederek önemli açıklamalarda bulundu.

Yasal olarak, yargının vermiş olduğu karar neticesinde başkan olarak yaklaşık 32 aydır hukuksuz bir şekilde, yalan, iftira ve kumpasla görevden uzaklaştırıldığını ileri süren Malatya Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası Malatya Şube eski Başkanı Mehmet Bingöl görevden uzaklaştırılmasının gerekçelerinden birisinin depremle ilgili olduğunu söyledi.

“GENEL MERKEZE YARGITAY KARARINI İLETTİK”

“Malatya’da bizlere destek olunması talebinde bulunduk” diyen Bingöl, iddialarına şöyle devam etti:

“Bu talebi Başkanlar Kurulu Toplantısında dile getirdikten bir gün sonra, yönetim kurulundaki arkadaşları arayarak ‘Siz gelin dilekçe verin, gerisine karışmayın’ denildi ve hemen ardından görevden uzaklaştırıldık. Disiplin gerekçesiyle bu şekilde görevden uzaklaştırıldık. Bu süreç içerisinde denetleme, disiplin işlemleri ve görevden uzaklaştırmanın yanı sıra hukuksuz bir seçim yapıldı ve olağanüstü bir seçim gerçekleştirildi. Tüm bu süreçlerin sonucunda Yargıtay bizi göreve iade etti. 16 Şubat itibarıyla göreve iade edildikten sonra Genel Merkezi ziyaret ettik ve Yargıtay kararını ilettik. Ancak bu karara rağmen şu ana kadar bize resmi olarak ‘Görevinize başlayabilirsiniz’ şeklinde herhangi bir yazı verilmedi.”

“BİZLER BU SÜREÇTE SENDİKAYA GELMEYE DEVAM ETTİK”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası’nın özünde mücadele, emek ve adalet olduğunu söyleyen Bingöl, “Bizler de bu süreçte sendikaya gelmeye devam ettik. Yaklaşık 3 haftadır sendikaya uğruyoruz. Ancak sendikanın tüm hak edişleri gasp edilmiş, faaliyetleri durdurulmuş, araçlarına el konulmuş ve Malatya Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası işlevsiz hale getirilmiştir. Bu süreçte durumu aşabilmek için çeşitli girişimlerde bulunduk. Ankara’da suç duyurusunda bulunduk. Yapılan usulsüzlükleri ve hukuksuzlukları belgeleriyle birlikte adli makamlara ilettik. Aynı zamanda Adalet Bakanlığı’ndan da destek talep ediyoruz. Çünkü biz şubeler olarak gücümüzün bir yere kadar yettiğinin farkındayız. Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası’nın özünde mücadele, emek ve adalet vardır. Bu mücadelenin üyelerin hakları doğrultusunda yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz ve yıllardır bu şekilde mücadele ettik. Ancak şu anda üyelerin hakları gasp edilmiş durumda. Hak edişler verilmemekte, faaliyetler durdurulmakta ve sendika işlevsiz hale getirilmektedir. Keyfi uygulamalarla ‘Yargı kararı bizi bağlamaz, biz kendi istediğimiz şekilde yönetiriz’ anlayışı hâkimdir. Oysa 4688 sayılı yasa gereğince başkanın görev ve yetkileri bellidir ve sendika tüzüğünde de açıkça tanımlanmıştır. Buna rağmen bu görevlerin tamamı fiilen engellenmiş durumdadır” ifadelerine yer verdi.

“7 AYRI SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK”

Bingöl, bu hukuksuzluğun ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması için Adalet Bakanlığı’ndan destek beklediklerini tekrar yineleyerek, “Genel merkezin ‘Ben yaparım, ben karar veririm, sen ancak benim istediğim kadar başkanlık yaparsın’ şeklindeki yaklaşımı kabul edilemez. Bu süreçte toplam 7 ayrı suç duyurusunda bulunduk. Yaklaşık 4-5 aydır bu başvuruların değerlendirilmesini bekliyoruz. Bu hukuksuzlukların bir an önce ortadan kaldırılması, keyfi uygulamaların sona erdirilmesi gerekmektedir. Aksi halde sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının hakları ciddi şekilde zarar görmektedir” dedi.

HÜSEYİN KOCAMAN