Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, katıldığı bir programda kent için önem arz eden bazı hususlar konusunda yapılan çalışmalara yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.
Öncelikle Kayısı Araştırma Enstitüsü’ne yönelik yaptığı değerlendirmede Başkan Er, “Hakikaten ilişkiler, network, güven de önemli bir şey. Tarım Bakanımızla görüştük Kayısı Araştırma Enstitüsü'nü bize ver dedim. ‘Ne yapacaksın’ dedi. Dedim orayı Malatya'ya kazandıracağız. Aslında Tarım İl Müdürlüğü binası buradaydı. Tarım İl Müdürlüğü binasını için Sivas Yolu’nda bir yer bulduk onlara, planını da yaptık. ‘Bu Müdürlüğün yeri ne olacak?’ dedi. Sayın Bakanım dedim ben Malatya'nın, şehrin hukukunu korumak için yapıyorum. Arsa sizin olsun. Ama arsayı verirseniz yok demeyiz dedim. Kayısı Araştırma Enstitüsü'nü Malatya'ya kazandıracağız. En ufak bir yapılanma olmayacak. Oralara birisi el atmadan, ben orayı Malatya'ya kazandırmak istiyorum dedim. ‘Başkanım gel beraber yapalım’ dedi. Allah razı olsun. En ufak bir halel gelmeyecek oraya, orayı Malatya'ya kazandıracağız. Gençlerimiz, çocuklarımız, arkadaşlar 300 dönüm bir yer yapacağız Malatya'da orayı bir yeşil alan, bir meyve, bahçeleri, çok güzel düşüncelerimiz var. Dünyada örnekleri var. Onları da Malatya'ya kazandıracağız Allah'ın izniyle” ifadelerine yer verdi.
“251 BİN METRE BORU ALACAĞIZ”
Malatya tarımına karşı da önemli noktalara temas eden Başkan Er, “Malatya'nın tarımına da yabancı kalacak halimiz yok. Biz özellikle Malatya'nın tarımsal kapasitesini hakikaten sulama kapasitesini arttırmayı düşünüyoruz. Ben geçmişte özel idaredeyken Malatya'da sulama seferberliği dedik. Kentten köye dönüşüyoruz. Hakikaten ciddi projeler yaptık. Birazcık o dönemde ismimizin duyulmasının nedeni bence o sulama tesisleriydi. Şu anda hala o sulama tesislerinin Malatya'da katkısı var. Burada da kaldığımız yerden devam gibi belediye- vatandaş işbirliği ile 251 bin metre boru aldık geçen sene bu sene yine alacağız. İşçiliğini vatandaşa yaptırıyorum ki çok daha iş yapalım ve hakikaten çok ciddi işler çıkıyor. En önemlisi bildiğiniz gibi yeraltı sularını alıp, bunu tarımsal sulamaya kullanacağız. Malatya'nın sulamasını kökünden halledecek projelerim de var ama şimdi burada başka projelerime havel gelir diye bahsetmiyorum” şeklinde konuştu.
“LİSANSLI DEPOCULUK BİZİM DÖNEMİMİZDE BAŞLAYAN BİR PROJEYDİ”
Lisanslı depoculuk içinde birkaç bazı değerlendirmelerde bulunan Başkan Er, “Tarıma katımız lisanslı depoculuk. 2010 yılında yaptığımız bir projeydi aslında. Sadece lisanslı depoculuk değil. Hakikaten Malatya'nın kayısısına yön verecek çok önemli projeler yapmak istiyorum. Aslında o proje sadece lisanslı depo değil depo, taze kayısının ömrünü uzatma projesiydi. Taze kayısının ulusal ve uluslar ölçekte taşınması projesiydi. Aynı zamanda Meyve Suyu projesi vardı. Ama daha sonra işte o dönem biraz daha küçültülerek depo haline getirildi. Yani o proje bizim dönemimizde başlayan bir projeydi ama hamdolsun hayata geçmiş” diye konuştu.
“ŞEHRİMİZ FUARLAR ŞEHRİ OLARAK ANILACAK”
Malatya’nın her alanda ismini duyurması için faaliyetlerine devam edeceklerine vurgu yapan Başkan Er son olarak şöyle konuştu: “Bilim merkezinin temelini atacağız yakında onun yanına bir de Malatya nişanesi olacak bir kongre ve kültür merkezi yapacağız ve kongre kültür merkeziyle Malatya'da kongre turizminin de önünü açmayı hedefliyoruz. Sağlık turizmi zaten biliyorsunuz Allah'a şükür üniversitemiz çok iyi. Sağlık turizminin önünü açmaya çalışıyoruz. Gastronomi ile ilgili gastronomi turizminin önünü açacağız. Onunla ilgili çok ciddi çalışmalarımız var. Gastronomi festivali yapacağız. Aynı şekilde Türk Mutfağı Haftasını da çok canlı bir şekilde kutlayarak bu gastronomiyi de geliştirmiş olacağız. Şehrimiz mevcut fuarlar ve yeni fuarlarla artık fuarlar şehri olarak anılacak. Aynı şekilde festivaller de devam edecek. Festivaller şehri olarak anılmış olacak. Yeni bir turizm destinasyonu oluşturmayı hedefliyoruz. Nemrut, Aslantepe, Levent Vadisi var biliyorsunuz, gerçekten çok kıymetli hazinelerimiz var. Eğer Adıyaman biraz daha bu hususta böyle milliyetçi davranmazsa burada bir bağlantı kurarsak artık Malatya gerçekten turizmde de bununla da ilgili çalışırız. Turizmde çok gelişmiş olacak. Yani biz tarih, doğa ve inanç turizmini burada çok önemsiyoruz. Göbeklitepe nerelere geldi? Aslantepe niye gelmesin? Bizim inanç turizmimizde var Darende de niye gelişmesin? Arapgir’deki turizm niye gelişmesin?”
HANİFE SARI
