Kurum, bugüne kadar 350 bin konutun teslim edildiğini belirterek,

“Aralık ayında teslim edeceğimiz 500 bin konutla birlikte vatandaşlarımızın acılarının yerini sevinç alacak. Biz orada 500 bin konutu değil, 600 bini de aşan yeni yuvayı teslim etmek için gün sayıyoruz. Sosyal konutlarla birlikte toplamda 680 bin konut yapıyoruz”

dedi.

Depremi siyaset malzemesi haline getirmenin hem hayatını kaybedenlere hem de yeni yuvalarına kavuşan vatandaşlara saygısızlık olduğunu vurgulayan Kurum, çalışmalara dair eleştirilere şu sözlerle yanıt verdi:

“Afetin ilk gününden itibaren sahadaydık. Bir taraftan yalanlara cevap verdik, bir taraftan projeleri yürüttük. ‘Yapamazlar’ dediler ama hamdolsun konutlarımızı bitirdik ve teslim ettik.”

“YIL SONUNDA HAK SAHİPLERİ EVLERİNE GEÇECEK”

Konteyner kentlerdeki son duruma değinen Kurum, bölgede 41 bin hak sahibinin bulunduğunu söyledi. Bu kişilerin 29 bin 900’üne konut çıktığını belirten Kurum, bazı vatandaşların çeşitli sebeplerle evlerine geçmediklerini ifade ederek,

“Bugün konteynerlerde oturanların yaklaşık 11 bini hak sahibi, diğerleri kiracı veya ihtiyaç sahibi. Evler teslim edildikçe yerleşim artıyor. Yıl sonunda hak sahiplerinin tamamı evlerine geçecek”

açıklamasında bulundu.

“REZERV ALAN TERCİH DEĞİL ZORUNLULUK”

Rezerv alan uygulamasının tartışma konusu yapılmasını eleştiren Bakan Kurum, bu alanların şehirlerin geleceği için kritik olduğunu söyleyerek,

"Rezerv alan bölge için bir seçenek değil, zorunluluktur. Antakya, Adıyaman, Malatya gibi şehirleri tarihi ve kültürüyle ayağa kaldırmak için zoru seçtik. Vatandaşın istemediği hiçbir alanda proje yürütmüyoruz. Çoğunluk ne diyorsa ona uyuyoruz”

dedi. (İHA)