Programda, çocuk mahkemelerinde verilen cezaların sınırlı olduğuna dikkat çeken Avukat Şeyda Öztürk Aslan, mevcut sistemin caydırıcılık konusunda yetersiz kaldığını ifade etti. Akran zorbalığına karşı önlem alınabileceğini belirten Aslan, esas sorunun aile yapısı, eğitim süreci ve dijital içerikler olduğunu dile getirdi.

“EĞİTİM AİLEDE BAŞLIYOR”

Aile içi tutumların çocukların davranışlarını doğrudan etkilediğini söyleyen Aslan,

“Çocuğa ‘sen yaparsın, döv, kır’ anlayışıyla yaklaşılırsa sonuç da buna göre şekilleniyor. Şiddet gören bir ailede büyüyen çocuk da çoğu zaman şiddete meyilli oluyor. Elbette her çocuk aynı değildir ama eğitim maalesef ailede başlıyor”

ifadelerine yer verdi.

Akran zorbalığına karışan çocukların yalnızca bireysel değil, aileleriyle birlikte rehabilite edilmesi gerektiğini vurgulayan Aslan, anne ve babaların çocukları çok yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.

“AİLELER İYİ BİRER GÖZLEMCİ OLMALI”

Aslan, anne babaların çocukların kimlerle görüştüğünü, ne izlediğini ve zamanlarını nasıl geçirdiğini bilmesinin hayati önemde olduğunu belirterek,

“Oyunlar, YouTube kanalları ve sosyal medya çocukları ciddi şekilde etkiliyor. Bu alanlar kontrolsüz bırakıldığında şiddete eğilim artıyor”

ifadelerini kullandı.

“YOUTUBE VE SOSYAL MEDYAYA SINIRLAMA ŞART”

Yargı Paketi’nden özellikle dijital platformlara yönelik sınırlama beklendiğini dile getiren Aslan,

“Elinde telefon olan herkes içerik üretiyor ama bunun çocuklar üzerindeki etkisi düşünülmüyor. Yaş sınırı uygulanmalı, çocuklar yalnızca kendi yaşına uygun içeriklere erişebilmeli”

şeklinde konuştu.

YouTube’da yapılan engellemelerin yetersiz kaldığını dile getiren Aslan, benzer içeriklerin farklı kanallar üzerinden tekrar karşılarına çıktığını, bu nedenle daha kapsamlı bir erişim ve denetim mekanizmasının kurulması gerektiği yönünde değerlendirmede bulundu.

“OYUNLAR VE DİJİTAL İÇERİKLER DENETLENMELİ”

Google Play ve benzeri platformlardaki oyunların da mutlaka düzenlemeye tabi tutulması gerektiğini ifade eden Aslan, bu alanda rehabilitasyon merkezlerinin açılmasının önemine değinerek,

“45 kişilik bir sınıfta bir öğretmen her çocuğa yetişemez. Zorbalığa anında müdahale etmek her zaman mümkün değil”

dedi.

“CEZA TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL”

Son dönemde akran zorbalığı nedeniyle hayatını kaybeden çocuklar olduğunu hatırlatan Aslan, her yaş grubu için farklı önlemler alınması gerektiğini söyleyerek,

“Çocuklar cezalandırılsın demiyorum. Ancak defalarca suça karışmış, aynı eylemleri tekrar eden bir çocuk için farklı bir yaptırım uygulanmalı. Her çocuğa aynı muamele yapılmamalı”

ifadelerine yer verdi.

“SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN ÇOCUKLAR İSTİSMAR EDİLİYOR”

Sosyal medya platformlarında çocuklar üzerinden kazanç sağlandığını vurgulayan Aslan,

“Her gün çocuk videoları paylaşılıyor. Daha geçen gün hasta bir annenin ayakta bekletilerek TikTok’ta para kazanıldığını gördük ama hiçbir işlem yapılmadı”

ifadelerini kullandı.

Aslan, bu nedenle YouTube, TikTok, Instagram ve Facebook’u kapsayan kapsamlı bir sosyal medya yasasının acilen hazırlanması gerektiği ile ilgili açıklamada bulundu.

“TOPLUMSAL AHLAKTA CİDDİ BİR ÇÖKÜŞ VAR”

Dizi sektörünün de çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söyleyen Aslan,

“Mafya, şiddet, aldatma ve zina normalleştiriliyor. Gençler izlediklerini örnek alıyor. Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri ahlaki sistemin çökmesi”

şeklinde konuştu.

RTÜK’ün daha etkin bir denetim mekanizması kurması gerektiğini ifade eden Aslan, özgürlük kavramının başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığı sürece geçerli olduğunu söyledi.

“ÖNLEMLERLE BU SORUNLAR AZALTILABİLİR”

Sonuç olarak akran zorbalığı, şiddet ve güven sorunlarının tamamen ortadan kaldırılamasa da ciddi önlemlerle azaltılabileceğini dile getiren Aslan,

“Sosyal medya, ortak yaşam alanları ve ailelerin rehabilitasyonu bu noktada çok önemli. Ekonomik sorunlar toparlanabilir ama ahlaki çöküşü toparlamak çok daha zor”

dedi.

Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA