Malatya Eczacılar Odası Başkanı Ebru Sönmez, son dönemlerde artış gösteren salgın hastalıklar ve eczanelerdeki ilaç stokuna ilişkin önemli açıklamalar gerçekleştirdi. Günümüzde bazı ilaçların eş değerinin bile bulunmadığına dikkati çeken Sönmez, yerli ilaç üretiminin önemini vurguladı.

Eczanelerde yaşanan ilaç sıkıntısının yanlış ilaç politikaların kaynakladığını söyleyen Sönmez, özellikle ilaç kurunun yılda 2-3 kez güncellenmesi gerektiğini kaydetti.

“İLAÇ POLİTİKASI İLE İLGİLİ BİR DURUM”

Son zamanlarda viral enfeksiyonların yaygınlaştığını söyleyen Ebru Sönmez, “Yılda bir defa yapılan zamdan dolayı ilaç sanayisinden, dağıtım kanallarına ve bizlere yeterli miktarda ilaç gelmiyor. Şu an çok ciddi bir salgın var ve hatta ‘Yeni bir pandemi mi?’ diye düşünenler oluyor. Henüz net bir açıklama yapan ama maalesef her yıl  influenza virüsü tip değiştiriyor. Covid virüsü de tip değiştirdiği için doktorlar farklı ilaç tiplerine ihtiyaç duyabiliyor. Burada bizim en çok üzüldüğümüz noktalardan biri  şu eskiden bir ilaç bulunmazsa onun eş değerini bulabiliyorduk ama şimdi eş değere sahip bir ilaç da bulamıyoruz. Bu da ilaç politikası ile ilgili bir durum. Bizim her zaman gündeme getirdiğimiz yılda bir defa yapılan ilaç zammı ile alakalı. İlaç kurundaki düzenlemenin yanlış ve az yapılması ile ilgili. Biz her zaman yetkililere şunu söylüyoruz, euro kuruna göre ilaç kurunun da güncellenmesi lazım. Yılda bir defa ilaç kuru güncellenmez. Hala ilaç kurumuz 1.64 bandında. Euro kuru da yüzde 38’lerde. İlaç yokluğundan artık insanlar acile gitmiyorlar, evlerinde kendilerini tedavi etmeye çalışıyorlar. Ama viral bir enfeksiyonda insanlar kendi kendilerini tedavi edemez. Mecburen bir doktora gidilmesi lazım. Bazı hastalarımız evde bir antibiyotik bulup onu içerek iyileşmeye çalışıyorlar. Ama hem doktorlar hem de eczacılar virüs kaynaklı bir hastalığın antibakteriyel bir ilaç ile tedavi edilmesi mümkün değil. Bu nedenle mutlaka doktor tarafından antiviral bir ilaç tedavisine başlanılmalı. Vatandaşlarımız hastalık durumunda kendi kendilerini tedavi etmek yerine mutlaka acil hekimlerine veya polikliniklerdeki uzman hekimlerine başvursunlar. Burada şunu ifade etmiyoruz ufak bir öksürük veya baş ağrısında direkt acillere başvursunlar demiyoruz ama her hasta kendi durumunun ne kadar aciliyet gerektirdiğini bilir” şeklinde konuştu.

 

“SABİT BİR GÜNCELLEME HALİNE GETİRİLMESİ GEREKİYOR”

Eczacılık sektöründeki en büyük eksikliklerden birininde yerli ilaç eksikliği olduğunu dile getiren Sönmez, “Antibiyotikler ve antigrip ilaçlar yok. Ağrı kesici ilaçlarda da zaman zaman sıkıntılar oluşuyor. Kanser hastalarının ilaçlarına ulaşmakta güçlük çekiyoruz. Kalp ve diyabet hastaları da başta olmak üzere hemen hemen her tür ilaca ulaşmakta sıkıntı çekiyoruz. Şu an grip vakaları çok ciddi seviyelere ulaştığı için sıklıkla yokluk çektiğimiz ilaçlar arasında grip ilaçları ve antibiyotikler yer alıyor. Biz her defasında şunu söylüyoruz yılda bir defa yapılan ilaç zammı kesinlikle ilaç sanayisini kurtarmayacak ve bu durum dağıtım kanalları ile eczacılara yansıyacak. Hastalar ile karşı karşıya kalacaklarda biz olduğumuz için en büyük sıkıntıyı biz yaşıyoruz. Biz defaatle bir yılda en az 3-4 kez kur düzenlemesinin yapılması gerektiğini söyledik. İlaç sanayisi, dağıtım kanalları, Türk Eczacılar Birliğinin olduğu bir masada oturulup bunların artık sabit bir güncelleme haline getirilmesi gerekiyor. En büyük eksikliğimiz yerli ilaç azlığı. Yerli ilaca yönelim olması lazım. Günümüzde nasıl İHA ve SİHA’larla gurur duyuyorsak artık yerli ilaçlarımız ile de gurur duyma zamanımız geldi, geçiyor bile. Her geçen gün farklı virüsler, farklı bakteriler ile mücadele ediyoruz. Kanser vakaları ciddi oranda arttı. Artık yeni tedavi şekillerinin Türkiye’ye ulaşması lazım. Bu konuda da her kurumdan bir yetkili ile ciddiyetle görüşülüp bunu artık biz düzene oturtmamız gerekiyor. Biz mezun olduğumuzda dil, din, ırk gözetmeksizin hastalarımızın haklarını gözeteceğimiz konusunda bir yemin ediyoruz ve kesinlikle hiçbir eczacı bu yemini çiğnemiyor. Biz ilaç satmazsak geçinemeyiz. Biz hastalarımıza ihtiyacı olduğu ilacı ulaştırmak istiyoruz. Eğer bir eczacı hastaya ilacını oluşturursa hastanın eczacıya olan aidiyeti artar. Ben ne hastamın sıkıntı yaşamasını isterim ne hastamı kaybetmek isterim ne de ekonomik olarak zarar görmek isterim. Bizim bir hastaya ‘ilaç yok’ dememiz bu üç unsurda sıkıntı yaşamamıza neden oluyor. İlaç yokluklarının temel sebebi de yanlış ilaç politikaları” ifadelerine yer verdi.

 

muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ