Yaşanan felaketin ardından Meclis’te söz alan Ağbaba, Malatya’nın son yıllarda peş peşe felaketlerle boğuştuğunu vurguladı. 6 Şubat depreminin ardından don felaketi ve şimdi de sel baskınlarıyla kent halkının büyük mağduriyet yaşadığını belirten Ağbaba, “Depremi yaşadık, evimizi kaybettik, şimdi de sel felaketiyle araçlarımızı kaybediyoruz. Kent yönetilemiyor, normalleşme sağlanamıyor. Kentte tedbir alan, müdahale eden kimse yok.” diye konuştu.

“TEK YAPTIKLARI TOKİ’NİN İNŞAATLARIYLA ÖVÜNMEK”

Yeni yerleşim alanlarında dahi altyapı eksikliğinin bulunduğunu ve sel baskınlarının yaşandığını söyleyen Ağbaba, “Malatya’nın en prestijli caddeleri, Bostanbaşı, Yüzakı Bulvarı, Tecde Yolu — hepsi su altında kaldı. Alt geçitler göle döndü, AVM’lerin dükkanlarını su bastı. Tek yaptıkları şey TOKİ’nin inşaatlarıyla övünmek. Şehir kötü durumda, depremden bu yana iki yıl geçmiş, yerel seçim üzerinden bir yıl iki ay geçmiş ama çözüm yok.” dedi.

MÜCBİR SEBEP HALİ MUTLAKA UZATILMALI

31 Mayıs’ta sona erecek olan mücbir sebep halinin mutlaka uzatılması gerektiğini vurgulayan Ağbaba, “Bu siyasi değil, ekmek meselesi. 3 binin üzerinde esnaf konteynerde yaşamını sürdürüyor. Bir de şimdi vergisini, sigortasını ödeyemeyen insanlardan mücbir sebep kapsamını kaldırırsanız, bu insanlar ne yapacak? Mücbir sebebi uzatın, uzatın, uzatın.” çağrısında bulundu.

“SEVAP BİLE PAHALI BU ÜLKEDE”

Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde yüksek fiyatlara da dikkat çeken Ağbaba, “Emekli maaşıyla bir emeklinin kurban alabilmesi mümkün değil. Avrupa’daki Müslümanlar Türkiye’deki Müslümanlardan daha ucuza kurban kesiyor. Diyanet ve Kızılay yurt dışında daha uygun bağış topluyor, burada neredeyse iki katı. Hayat pahalı, sevap bile pahalı bu ülkede. Millete bayramı kutlatmıyorsunuz.” diyerek eleştirilerini sürdürdü. Ağbaba, konuşmasını “Geçmiş olsun Malatya” diyerek tamamladı. (Bülten)