6 Şubat depremlerinde en büyük yıkımın yaşandığı kentlerden biri olan Malatya’da, depremin üçüncü yılı dolayısıyla CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba değerlendirmelerde bulundu.
“İKİNCİ DEPREM MALATYA’YI ADETA YERLE BİR ETTİ”
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaptığı açıklamada, özellikle ikinci depremin Malatya’da yıkımı derinleştirdiğini belirtti. Ağbaba, “İkinci deprem Malatya’daki binaları şehir merkezini adeta yerle bir etti. Tabii sadece şehir merkezini değil; hemen yanı başımızdaki eski Yeşilyurt, Gündüzbey, Yakınca, Barguzu, Konak’ta da çok önemli hasarlar oldu. Doğanşehir ilçemiz adeta yerle bir oldu. Polat, Erkenek, Kurucaova, Topraktepe, Ören büyük hasar gördü” ifadelerini kullandı.
“SOKAK SOKAK GEZEREK MALATYA’DAKİ YIKIMI ANLATMAYA ÇALIŞTIK”
Deprem sonrası Malatya’yı yönetenlerin uzun süre her şey yolundaymış gibi davrandığını belirten Ağbaba, “Sanki Malatya’da deprem olmamış gibi bir hava estirildi. Biz de sokak sokak gezerek, enkaz başlarında videolar çekerek, Türkiye’nin çok izlenen televizyonlarını Malatya’ya davet ederek şehrin ne hâle geldiğini bizzat gösterdik. Tüm Türkiye kamuoyuna duyurduk. AFAD’ın yayımlanmış bir genelgesinde “Depremden az etkilenen illerin başında Malatya gelmektedir” deniliyordu. Onu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yırtıp attık. Yani depremin Malatya’yı ne hâle getirdiğini tüm Türkiye biliyordu.” dedi.
“ÇOK ZOR GÜNLER YAŞANDI”
Deprem sonrası ilk günlerde yaşanan zorluklara dikkat çeken Milletvekili Ağbaba, şu ifadeleri kullandı:
“Su yoktu, ekmek yoktu. İlk gün Ankara Büyükşehir Belediyesine göndermiş olduk. 150 bin ekmeği dağıttık. 50 binini kendi ellerimizle dağıttık, 100 binini Büyükşehir Belediyesi’ne verdik. Tunceli’den su getirdik. Elazığ’dan kurabiyeler, meyve suları, ton balıklar getirdik. Hemşerilerimizin o üzücü günlerinde bakkal yoktu, dükkânlar açık değildi, gıdaya erişim yoktu. Yardımcı olmaya, destek olmaya çalıştık. Çok zor günler yaşadık. Yoğun kar yağışı, yoğun soğuk vardı. Maalesef Malatya’da toplanma merkezlerinin olmadığını gördük.”
“ELÂZIĞ DEPREMİNDEN DERS ALMADIK”
2020 Elâzığ depreminden ders alınmadığını ifade eden Ağbaba, “Malatya olarak Elazığ -Sivrice depreminden ders almadık. Tedbir almadık. O deprem aslında bizi uyardı. Eğer o gün tedbir alınabilmiş olsaydı, bu kadar kaybımız olmazdı, bu kadar bina yıkılmazdı. 2020 depreminde ağır hasar verilen binalarda oturmaya devam edildi. Bugün görüyorsunuz; kolonlar kesilmiş, farklı uygulamalar yapılmış. Bunların hiçbiri kontrol edilmedi” dedi.
“ÇADIR KENTLER VE AŞEVLERİ KURDUK”
CHP’li belediyeleri ve gönüllülerle sahada aylarca çalıştıklarını belirten Ağbaba, “Malatya’da 12 yerde aşevi kurduk. Hoca Ahmet Yesevi’de, Seyran’da, Cemal Gürsel’de, Güzelbahçe Konteyner Kent’te; Polat’ta, Doğanşehir’de aşevleri kurduk. Çadır kentler kurduk. Depremin 15. gününe kadar hâlâ çadır yoktu. Kendi imkânlarımızla, belediyelerin imkânlarını çağırarak çadır dağıttık. Hoca Ahmet Yesevi’ye, Seyran Mahallesi’ne, Özalper’e, Çavuşoğlu’na çadır kentler kurduk. Elbise, battaniye, ocak, ısıtıcı, jeneratör, odun, kömür dağıttık. Yani bir milletvekilinin yapması gerekenin çok ötesinde, devlet gibi çalışarak Malatyalıların yanında yer aldık” ifadelerini kullandı.
“DAHA FAZLA SOSYAL KONUT YAPILMASI LAZIM”
Kiracıların barınma sorununa dikkat çeken Veli Ağbaba, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Süreci izliyoruz, takip ediyoruz, hep sahadayız. Konut alanlarını geziyorum. Şu anda en büyük problemlerden biri kiracılar. Devlet önemli bir adım attı, 500 bin sosyal konut yapıyor ama bu yeterli değil. Daha fazla sosyal konut yapılması lazım. Kiracılar ne yapacağını bilmiyor, çaresiz bekliyor. Herkesin gelirine göre mutlaka ev sahibi yapılması lazım.”
“YERİNDE DÖNÜŞÜM HIZLANSAYDI ŞEHİR BAMBAŞKA OLURDU”
Rezerv alan problemlerinin devam ettiğini söyleyen Ağbaba, “Rezerv alan problemleri devam ediyor. Rezerv alandan iş yeri ya da daire olan insanlar başka yerlere yönlendirilmeye çalışılıyor. Yerinde dönüşüm istenildiği gibi başlamadı. 2023’te devlet yerinde dönüşüm için 1,5 milyon lira veriyordu. Bugün enflasyon nedeniyle bu miktar neredeyse yarı yarıya eridi. Eğer yerinde dönüşüm hızlandırılsaydı bugün şehir bambaşka bir seviyede olurdu” ifadelerini kullandı. (Bülten)
