Malatya’nın Coğrafi İşaret Tescil Belgeli tarhanası ile yapılan çorba bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle biliniyor. Malatya’da 45 yıldır tarhana üretimi yapan Feray Canpolat, Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

Tarhana üretiminin dededen toruna kalan bir gelenek haline geldiğini vurgulayan Canpolat, Malatya tarhanasının diğer tarhanalardan daha güzel olduğunun altını çizdi.

“TARHANA İMALATI 75 YILLIK BİR MESLEK”

45 yıldır tarhana imalatı yaptıklarını kaydeden üretici Feray Canpolat,

“40 yıldan sonra çocuklarım okulu bitirip geldiler ve bu işle uğraşmaya başladılar. Yaklaşık 10 yıldır onlar da tarhana imalatı yapıyor. İki oğlum var; oğullarımdan biri üretimle, diğeri ise satışla ilgileniyor. Tarhana imalatı 75 yıllık bir meslek. Dededen torunlara kaldı diyebiliriz. Malatya tarhanasının yapılışında önce dövmeyi kaynatıyoruz. Ertesi gün yoğurdunu ve mayasını katıyoruz, ardından ununu ve tuzunu ekliyoruz. Biz tarhana yaparken sadece yoğurt kullandığımız için daha lezzetli oluyor. Ayran ve ekşi mayayı tarhanamızda kullanmıyoruz. Tarhanamızın püf noktası, yoğurdun taze ve bol olmasıdır. Hazırladığımız tarhanaları bez torbalar içinde teknelere bırakıyoruz. Hava sıcaksa bir gece bekletiyoruz. Daha sonra tarhanaları fermente ediyoruz ve ertesi gün sermeye başlıyoruz. Önceden güneşte kurutuyorduk, ancak çocuklarım daha hijyenik olduğu için artık fırında kurutuyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından denetlendik ve Coğrafi İşaret Tescil Belgesi’ne sahibiz. Belediye Başkanımız da üretimi düzgün yaptığımız için bize plaket takdim etti. Malatya tarhanasını tanıttığımız için çok mutluyuz. Hem yöresel yemeğimiz hem de şifa kaynağımız. Evde tarhana çorbası yaparken kemik suyu ve ıspanak eklendiğinde daha vitaminli hale geliyor. Tarhana yapanlara tavsiyem, tarhanayı hazırlarken önce ıslatmaları ve o suyla kaynatmalarıdır. Yoğurdu hemen eklememek gerekir; erken eklendiğinde yayla çorbası tadı verir, bu da tarhananın özelliğini bozar. Tarhanamızı alanlara nacizane tavsiyem budur”

ifadelerine yer verdi.

“GÜNLÜK 750 KİLOGRAM ÜRETİM YAPIYORUZ”

Annesiyle birlikte Malatya tarhanası üretimi yaptıklarını söyleyen Gıda Mühendisi Celalettin Canpolat ise,

“Biz üçüncü kuşak olarak bu işletmeyi devraldık. Dedemden babama, babamdan da bize geçti. Dedem 1937 yılında tarhana üretimine başlamış, 1944 yılında ise bu işi öğretmeye başlamış. O dönemlerde tarhana, tezgahlarda 25-30 kilogram olarak üretiliyordu. Ben gıda mühendisi olduğum için Coğrafi İşaret Tescil Belgesini aldım ve gıda üretim tesisimizi kurdum. Günlük 750 kilogram üretim yapıyoruz. Malatya halkına ve tüm Türkiye’ye hizmet veriyoruz. Amacımız, Malatya’nın değeri olan tarhanayı kaybetmeden gelecek nesillere aktarmaktır. Malatya tarhanası, Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaşan bir lezzettir. Yaz aylarında yoğurt fazlalaştığı için, kışın nasıl saklanabileceğini düşünen atalarımız, yoğurdu buğdayla karıştırıp güneşte kurutarak tarhanayı ortaya çıkarmışlar. Tarhanada en önemli unsur yoğurttur. Biz tarhanamızda hiçbir katkı veya koruyucu madde kullanmıyoruz. Deprem öncesine kadar tarhanayı güneşte kurutuyorduk. Ancak havadaki asbest oranı nedeniyle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı personelleri ve gıda mühendisleri artık güneşte kurutmanın uygun olmadığını belirtti. Bunun üzerine tarhanayı kurutabilmek için özel kurutma odaları yaptık. Tarhanayı yoğurtla birlikte fermente edip 2-3 gün bekletiyoruz. Daha sonra kadın çalışanlarımız tarhanayı seriyor. Kuruduktan sonra da paketleyip satışa sunuyoruz”

açıklamalarında bulundu.

Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT