2025 yılına ait kuru kayısı ihracat rakamları hakkında Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan önemli bilgilendirmelerde bulundu.

“3 MİLYON 584 BİN DOLAR GELİR ELDE ETMİŞ OLDUK”

Yaptığı açıklamada Ramazan Özcan,

“Malatya geçen yıla göre ciddi anlamda bir gerileme yaşadı ama Türkiye’nin ihracatı içerisinde de yerini almış oldu. Burada yine kuru meyve ihracatının totalde rakamlarına baktığımız zaman da kayısı 2025 yılının mahsulünün tamamını kaybetmiş olmasına rağmen, tabii özellikle depolarda  sürdürülebilir, özellikle lisanslı depolardaki ürünlerin piyasaları regüle etme açısından üreticinin elindeki kalan ürünle beraber de  bu yıl ihracatımıza  devam ettik.  Malatya bu yıl toplamda 47 bin 699 ton kuru kayısı ihracatı gerçekleştirdi.  Bununla beraber de toplamda 3 milyon 584 bin dolar gelir elde etmiş olduk. 2024 rakamlarımıza baktığımız zaman da miktarlarda özellikle yüzde 38’lik bir gerileme yaşadık. Yani geçen yıl toplamda yaptığımız 76 bin ton ihracata 2024 yılı için diyorum, 2025 yılında 47 bin 699 tondan devam etmiş olduk. Bunun temel sebebini biraz önce ifade ettik. Temel sebebi 2025 yılında mahsulümüzün tamamını bir zirai don hadisesiyle kaybetmiş olmamızdı. Ama buna rağmen yine stoklardaki ürünlere 47 bin ton üzerinde de bir ihracat gerçekleştirmiş olduk. Burada geçen yıl elde ettiğimiz 405 milyon dolar gelire paralel olarak da 2025 yılında bu gelirlerimiz 303 milyon 584 bin dolara gerilemiş oldu.  Gelirdeki gerileme yüzde 25 oranında.  Şu çıkıyor ortaya, miktardaki gerilemeye paralel bir aslında bir gelir gerilemesi göremiyoruz. Demek ki sattığımız ürünlerdeki fiyat artışlarını da burada aslında pozitif olarak da fırsata çevirmişiz, bu anlamda. Tabii şartlar çok daha iyi olabilir miydi? Olabilirdi ama burada şunu görüyoruz.  Kayısıda genel anlamda şehirdeki totaldeki ihracatın tamamı ve içerisindeki tarım ürünü olan kayısının hala hem Türkiye ihracatında hem de Malatya ihracatında ne kadar önemli olduğunu hep beraber görüyoruz.  Türkiye bu yıl toplamda 1 milyar 700 milyon dolarlık bir kuru meyve ihracatı gerçekleştirdi. Bunun dışında sadece fındık kalıyor.  Bu 1 milyar 700 milyon dolarlık ihracatın içerisinde de Malatya kayısısının 303 milyon dolarlık bir ihracat yapmış olması da bize göre önemli ve değerli. Hem bölge açısından, hem şehir açısından hem de ülke açısından çok önemli veriler bunlar. Bir tarım ürününde yüksek miktarda bütün olumsuzluklara rağmen 2025 yılında yaşanan olumsuzluklara rağmen de bu kadar ihracat yapmış olmamız gerçekten önemli ve değerli. Özellikle Malatya ihracatında bir gerilemeyi hepimiz görüyoruz, totaldeki ihracatta bir gerileme olduğunu görüyoruz.  Buna paralel olarak da kayısıda yaşanan olumsuz iklim şartlarının yarattığı sonuçlarla beraber de yine bu kadar ihracat yapmış olmamızı değerli buluyoruz”

ifadelerine yer verdi.

“TARIMA VE HAYVANCILIĞA DAHA FAZLA DESTEK SAĞLANMALI ”

Malatya’nın sadece tarımda değil hayvancılıkta da çok iyi olduğuna vurgu yapan Ramazan Özcan,

“Malatya bölgede özellikle sadece tarımda değil hayvancılıkta da çok önemli bir şehir olduğunu ifade etmemiz gerekiyor yani bu yıl ortalama 200 milyon dolar civarında da kırmızı ette özellikle Türkiye'nin dört bir yanına buradan hayvan kesimi gerçekleşmiş ve et ürünleri veya kırmızı et buradan transfer edilmiş oluyor.  Şunu ifade etmek istiyorum, Malatya tarımda ve hayvancılıkta gerçekten bu bölgenin en önemli şehri diyebiliriz. Dolayısıyla burada da yetkililerden özellikle depremde büyük bir aslında yıkıma uğramış ticari akışlarının önemli miktarda zarar görmüş olan bir ilde tarıma ve hayvancılığa daha fazla destek sağlamak gerektiğini ifade etmemiz gerekiyor. Bu yıl biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 2026 yılı bütçe görüşmeleri bitti ve bütçe tamamlandı. Bu bütçede de Tarım Bakanlığına toplam 542 milyar liralık bir bütçe yapıldı. Buradan da özellikle bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza şunu ifade etmek istiyoruz. Türkiye bir tarım ülkesi ve özellikle hem tarımda ve hem hayvancılıkta artık dünyadaki bütün rekabet kurallarını da aslında çok sürdürülebilir anlamda uygulaması gerekiyor. Üretim maliyetleri her geçen gün üreticiyi zor durumda bırakacak işletme maliyetleri de her geçen gün artarak işletmeleri de zor durumda bıraktığı için maalesef tarımda da, hayvancılıkta da, ihracatta özellikle sabit kur politikasıyla beraber de zor süreçler yaşanmakta. Bu anlamda da bakanlığın 542 milyar liralık bütçesinde hem üreticiyi sübvanse edecek her açıdan ve her anlamda üreticiyi destekleyici kararlarla tarımı da, hayvancılığı da Türkiye'de dünyada rekabet edebilir hale getirip kendi kendine yetmekle beraber de tarımda ve hayvancılıkta da yüksek miktarda ihracat yapabileceği bir noktaya getirebiliriz.  Özellikle bu yıl 2026 yılında da Malatya hem tarımda hem kuru kayısıda hem de hayvancılıkta yine 2026 yılında bu bölgede ülke ekonomisine de, bölgeye büyük katkı sunacağına inanıyoruz. Kayısıyla ilgili bütün olumsuzlukları ve umutsuzlukları herkesin bir kenara bırakmasını ve yapılan bütün olumsuz eleştiriler, maksatlı eleştirileri de lütfen bir kenara bırakıp Malatya kenetlenecek ve bu yıl inşallah iyi bir mahsulle beraber bu 2025 yılında yaşadığımız bütün zorluk ve sıkıntıları da hep beraber aşmış olacağız” 

şeklinde konuştu.

“BU TARTIŞMALARA ARTIK SON VERMEK GEREKİYOR”

Son olarak Baskil kayısısının tescillenip tescillenmeyeceğine ve bunun Malatya’ya olan etkisi üzerine konuşan Ramazan Özcan,

“Bunlar çok anlamsız tartışmalar. Malatya dünya kayısı başkenti olma unvanını çok sıradan bir çalışmayla elde etmiş bir şehir değildir. Bugün yaklaşık 10 milyon ağaçla, bir milyon dekar alanda, toplamda 1 milyon ton yaş kayısı üretme, 200 bin ton kuru kayısı üretme kapasitesine sahip, 1,5 milyon ton kuru kayısı işleme işletmelerine sahip, Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Belgesiyle de dünyanın en iyi ve en kaliteli, en verimli kalori değeri ve besin değerleri açısından en iyi kayısıyı ürettiğini ispat etmiş bir şehir. Sadece bir ilçesinin bir bölgesinde kuru kayısı üretimi gerçekleştirerek böyle bir iddiada bulunmak çok anlamsız olur. Biz bunları hoşgörüyle karşılıyoruz. Bu bir kavga değil, bu bir tartışma konusu değildir. Ben Elazığ milletvekillerinin de, Elazığ'ın STK'larının da, Elazığ'ın kamu idarecilerinin de bunun farkında olduğunu düşünüyorum. Ama kamuoyuna böyle bir açıklama yapma ihtiyacının da neden doğduğunu onlara sormak gerekiyor dolayısıyla kayısı ile ilgili bir başka şehrin bir başkasının bunu bizim elimizden alması söz konusu değil. Bunlar çok anlamsız gereksiz tartışmalar. Malatya dünya kayısı başkenti olma unvanı ve dünyanın en kaliteli ürününü üretme konusunda ısrarlı, istikrarlı bir şekilde yoluna devam edecek. Baskil de bizim üretim yapan paydaş ilçelerimizden bir tanesidir. Coğrafi İşaret Belgemiz sınırları içerisindedir, dolayısıyla bu baş ürününü burada kötülemek veya onu yermek çok doğru bir şey değil. Orada da gerçekten üretim kalitesi gayet iyi olan bilinç değerleri de iyi olan bir üretim gerçekleşiyor, Baskil’deki üreticilerimizin de eline sağlık diyoruz. Onlara da çok teşekkür ediyoruz. Ama Malatya onların ürünlerini de buradan dünyanın dört bir yanına ihracatını gerçekleştiriyor. Hem Elazığ ilimize hem Malatya’mıza ekonomik anlamda da bu değeri kazandırıyor. Dolayısıyla burada bence bu tartışmalara artık son vermek gerekiyor.  Baskil’in, Elbistan'ın veya Gürün'ün böyle bir iddiada bulunması belki kendileri açısından siyasi bir söylemin dışına çıkmaz. Bu konuda da herkes rahat olsun”

cümlelerine yer verdi.

Muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN