Her hafta perşembe günü yayınlanan röportajlar ile Malatya’nın tarihi ve kültürel değerlerini gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen Malatya Sonmanşet gazetesi bu röportajlar aracılığı ile yaklaşık 40 yıl önce aynı mahallede ikamet eden Malatyalı iki önemli değeri bir araya getirdi.
Bir dönem Hürriyet Parkı’ndaki aile gazinosunu işleten Zaza Cemil ile İnönü Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Ünal Şentürk, gazetemiz aracılığı bir araya gelerek doğdukları ve bir dönem ikamet ettikleri Sancaktar Mahallesi’ndeki komşuluk kültürü hakkında konuşarak eski günleri yad ettiler ve komşuluk anılarını paylaştılar.
“İKİ ESKİ KOMŞUYU BİR ARAYA GETİRDİK”
Buluşmada bir konuşma gerçekleştiren Sonmanşet gazetesi İmtiyaz Sahibi Kemal Deniz, “Malatya Sonmanşet gazetesi, her hafta düzenlediği röportajlarla şehrin kültürüne ışık tutmaya devam ediyor. Bu röportajlarımızın amacı, depremde büyük hasar gören Malatya’da sadece fiziki yapıları değil, aynı zamanda kadim kültürümüzü ve geleneklerimizi de yaşatmak. Bu kapsamda şehrimizin kanaat önderlerini, ileri gelenlerini ve kültüre vakıf insanları gazetemizde ağırlayarak geçmişe dair hikâyelerini ve anılarını paylaşmalarına vesile oluyoruz. Geçtiğimiz haftalarda bu röportajlar kapsamında Zaza Cemil Doğan’ı ağırladık. Cemil Bey, hem kendi dönemindeki Malatya’nın sosyal hayatını hem de o yıllarda ailelerin huzurla vakit geçirdiği, semaverde çaylarını demleyerek türkü dinledikleri alkolsüz eğlence mekânlarını anlattı. Bunun yanı sıra mahallesindeki komşularından da bahsetti. Bir diğer haftada ise İnönü Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ünal Şentürk’ü ağırladık. Kendisi çocukluğunun Kernek çevresindeki anılarını paylaştı. Bu iki röportaj gazetemizde yayınlandıktan sonra Zaza Cemil Doğan bizi arayarak şu sözlerle ricada bulundu:
‘Kemal kardeş, bu komşumuzun oğlu. Biz Sancaktar Mahallesi’nde komşuyduk. Bizi bir araya getir.’ Biz de bu anlamlı buluşmayı gerçekleştirdik. Tam 40 yıldır birbirlerini görmeyen iki eski komşuyu bir araya getirdik. Zaza Cemil Doğan ile Prof. Dr. Ünal Şentürk’ün buluşması, duygu dolu anlara sahne oldu. Şentürk Hocamızın, Cemil Ağabey’in elini öpmesi ise unutulmaz bir an olarak hafızalarımıza kazındı. Malatya Sonmanşet gazetesi olarak, sadece haber değil, aynı zamanda dostluklara ve anılara da köprü olmaktan onur duyuyoruz. Bu tür buluşmalar, şehrimizin kültürel bağlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor” şeklinde konuştu.
“ESKİ GÜNLERİ YAD ETTİK”
Sancaktar Mahallesi’ndeki komşuluk kültüründen söz eden Zaza Cemil ise, “Öncelikle Kemal Deniz kardeşimize ve Sonmanşet gazetesi çalışanlarına ayrı ayrı teşekkür ederim. Bir dönem Ünal kardeşimiz ile birlikte aynı mahallede oturduk. Bizim mahallenin ismi Çingenlik Mahallesi’ydi. Daha sonra ismi orada bulunan mezarlıktan dolayı Sancaktar Mahallesi oldu. Ünal kardeşimiz röportajında benden bahsetmişti, ben de Kemal Deniz kardeşimden bizi bir araya getirmesini rica ettim. O da bizi bir araya getirdi. Biz seyyar satıcılık yapıyordum, hocamızın annesi kurutmalık sebze almaya geldi. Ben de hocamızın annesine ‘Hala senin burada ne işin var? Bu iş bizim işimiz. Sen eve git. Ben sana kurutmalıkları alır getiririm’ dedim ve kurutmalıkları alarak götürdüm. Bana çok dualar etti. Allah duasını kabul etsin. Bugün Ünal kardeşimiz ile bir araya geldik eski günleri yad ettik. Mahallemizin şahsiyetlerinden Naylon Duran’dan, Adile Bacı’dan bahsettik” ifadelerini kullandı.
“BİZE ÖNCE KOMŞULAR YETİŞİR”
Komşuluk kültürünün önemi hakkında bilgi vererek sosyolojik bir değerlendirmede bulunan İnönü Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Ünal Şentürk, “Bizi 40 yıl sonra bir araya getiren, bu görüşmeyi sağlayan Kemal ağabeyimize teşekkür ederim. Biz bazı problemleri sosyolojide çatışma, kriz olarak tanımlıyoruz. Deprem bir krizdir, doğal afettir ve sosyolojide de bir doğayla, sosyal yaşamın karşılaşması, çatışması olarak görürüz. Tabi bu krizleri, sorunları, çatışmaları biz yıpratıcı zarar verici yönleriyle tanımlarız ama mutlak anlamda bunların bizim toplumsal hayatta bütünleştirici, bir araya getirici, yeniliği yapıcı bir yönü vardır. Eğer belki de biz bu depremle yüzleşmeseydik 40 yıl sonra ne ben Kemal Deniz ağabeyle tanışabilirdim ne de bu röportajın sonrasında şu an yanımda olan Cemil ağabey ile bir araya gelebilirdik. Bizim değerlerimizin yaşatılmasında ve kültürel kodlarımızda komşuluk ilişkileri ve mahalle kültürü çok önemli bir yere sahiptir. Bizler de aile üyelerinden, akrabalardan önce birlikte mesai yaptığımız, birlikte yaşamımızı sürdürdüğümüz komşuluklar çok önemli yere karşılık gelir. Her türlü iyi günde de, kötü günde de bize önce komşular yetişir. Bizler komşularımızla mutluluklarımızı paylaştığımız gibi dertlerimizi de paylaşırız. Bu düğünlerde olabilir, sözlerde olabilir, sünnetlerde olabilir, bayramlarda olabilir, hiç fark etmez. Bunun en güzel örneğini Cemil ağabey ile annem arasında geçen bir diyalogda yaşadım” diye konuştu.
“ANNEME TATLI-SERT BİR ÇIKIŞTA BULUNMUŞ”
“Rahmetli annem kurutmalık almak için bir gün sebze haline gidiyor” diyen Prof. Dr. Şentürk, “Cemil ağabey annemi görünce ‘Biz öldük mü ki sen kendin buraya gelip alışveriş yapıyorsun, burada işler bizden sorulur’ diye anneme tatlı-sert bir çıkışta bulunmuş. Annem bunu ölünceye kadar söylemişti. Biz de bu kültürden etkilenmiş bireyler olarak bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz. Komşularla olan ilişkilerimizi mümkün mertebe sağlıklı ve diri tutmaya çalışıyoruz. Ben bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. Malatya’da bir deprem yaşadık. Depremden önce 800 bine yakın bir nüfusa sahiptik. Ben Malatya'nın son zamanlarda imara açılan ve çok popüler olan bir yerleşim yerinde Fahri Kayahan’da oturuyorum. Biz derslerde Kent Sosyolojisi ve Göç Sosyolojisi anlatırken kentleşmenin insanları yalnızlaştırdıkları ilişkilere mesafe koyduğunu anlatırız. Bu ideal tip olarak anlatılır. Fakat biz Malatya'da çok şükür daha hala onu görmedik. Bugün 24 dairenin olduğu binada 8-9 komşumuzla geceli gündüzlü bir aradayız. Deprem sonrasında eşime ‘Acaba lojmana mı taşınsak’ diye bir teklifte bulunduğumda eşim, ‘Eğer ben bu binadan çıkarsam, komşularımdan ayrılırsam daha Malatya'da durmam, başka bir şehirde yaşamayı isterim’ dedi. Dolayısıyla bizim için hala o geleneklerimiz, göreneklerimiz ve mahalle kültürü, komşuluk değerleri çok önemlidir. Biz bunları yaşatmaya çalışıyoruz. Bizi var eden diğer toplumlardan, diğer milletlerden ayrıcalıklı kılan da bu değerlerimizdir” diye konuştu.
muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
