Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Malatya Şubesi tarafından İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde ‘İlk Baretim İlk Yeleğim’ isimli bir program gerçekleştirildi. Programda yapı tasarımı güçlendirme ve temel ilkeler konulu bir sempozyum ile başladı.

İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen programa DAİMFED Malatya Şube Başkanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Kadircan Esen, İnşaat Mühendisi Yılmaz Kalkan, Akademisyen Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ülker, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Burhan Karakoç, akademik personeller ve öğrenciler katıldı.

Sempozyumda ilk sözü alan İnşaat Mühendisi Yılmaz Kalkan, bina tasarımının deprem etkisi hakkında bilgi verdi.

“HASARA UĞRAYABİLİR ANCAK YIKILMADAN AYAKTA KALMASI GEREKMEKTEDİR”

Yapıların depreme karşı dayanımının İnşaat Mühendisliğinin konusu olduğunu belirten Kalkan,

“Yapıların depreme karşı dayanımı birden fazla sebebe bağlıdır, yapının statik tasarıma, geometrisine, yapının oturduğu zemine, malzeme kalitesine ve şantiyedeki uygulama gibi nedenlere bağlıdır. Mimari tasarımda ise: planda çıkmalar olması, burulma düzensizlikleri, döşeme süreksizlikleri, yumuşak kat gibi düzensizlikler mimari sebeplerle oluşan tasarımdan kaynaklanan olumsuzluklardır. Depreme dayanıklı yapı tasarım kurallarında amaç, periyodu uzun ve şiddetli depremlerde yapı hasara uğrayabilir ancak hiçbir şekilde yıkılmadan ayakta kalması gerekmektedir”

şeklinde konuştu.

“FAALİYET ALANLARI ÇOK GENİŞ OLAN BİR İŞ KOLU”

İnşaat Mühendisi Yılmaz Kalkan’ın ardından söz alarak İnşaat mühendisliğinin çok geniş faaliyet alanına sahip bir iş kolu olduğunu söyleyen Kadircan Esen ise,

“İnşaat mühendisliği günümüzde barınma, altyapı, ulaşım, su, enerji, kanalizasyon, kent planlaması, saha organizasyonu ve üretim gibi faaliyet alanları çok geniş olan bir iş kolu. Kamuoyunda inşaat mühendisi denildiği akla ilk olarak deprem geliyor. 6 Şubat saha gözlemlerimize göre depremde zarar sebep oranlarını 5’e ayırdık. Bunlar yüzde 35 oranında zemin, yüzde 18 oranında tasarım, yüzde 16 oranında uygulama, yüzde 16 oranında kontrol ve yüzde 15 oranında malzeme kalitesi”

diye konuştu.

“HENÜZ BİR DÖNÜŞÜM STRATEJİSİ UYGULAYABİLMİŞ DEĞİLİZ”

Malatya ve ülke genelinde eski binaların yarattığı tehlike hakkında da değerlendirmelerde bulunan Esen,

“2021 yılında Malatya’nın yapı stoku yüzde 46.85. Yani deprem olduğunda yüzde 46.85’lik bina stokumuz eski yönetmelik ile yapılmış binalarımızmış. Şu an bunun yüzde 26.85’i yok olmuş. Türkiye’de de bu oran şu an yüzde 58’miş. Yani bizim 28 milyon nüfusumuz hemen hemen canlı bombanın üzerinde oturuyor ve biz bugün yeni yapacağımız binaları tartışırken eski binalarla alakalı henüz bir dönüşüm stratejisi uygulayabilmiş değiliz. Malatya yapı denetim ile 2010-2011 yıllarında tanıştı ve Malatya’da 6 bin 390 bina yapı denetimli olarak yapılmış, ilk depremde göçük olmamış ikinci depremde 3 bina göçmüş ve ölü sayımız 1. Burada başarı oranımız yüzde 99,95. Çok ciddi şekilde can güvenliğini sağlayan bir sınav vermişiz. Ama burada yapı denetim ve inşaat mühendislerinin sahadaki başarısı hiçbir zaman Türkiye’de konuşulmadı”

ifadelerini kullandı.

Seminer programı Prof. Dr. Mehmet Ülker’in yapıların deprem davranışları hakkında bir sunum gerçekleştirmesi ile sona erdi. Seminer programının ardından Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Burhan Karakoç, konuşmacılara plaket takdim etti.

Seminerin ardından DAİMFED’in desteği ve İnönü Üniversitesi Yapı Topluluğu’nun organizasyonu ile yürütülen ‘İlk Baretim, İlk Yeleğim’ projesi kapsamında öğrencilere baret ve yelek dağıtımı gerçekleştirildi.