Yaşanan 6 Şubat depremleri sonrası hemen hemen her sektör sancılı bir süreç geçirmek zorunda kaldı. Bu zorlu süreçten geçen esnaf ve sanatkârlar için değerlendirmelerde bulunan Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (ESKKK) Malatya Bölge Birliği Başkanı İsmet Bayram önemli noktalara temas etti.
“KONTEYNER ALAMAYAN ESNAFLAR OLDU”
Öncelikle esnaf ve sanatkârlar olarak yaşadıkları sıkıntılara yönelik konuşan İsmet Bayram,
“Deprem bölgesinde çok sıkıntılı günler geçiyoruz, özellikle küçük esnaf ve sanatkârlar, depremden önce herkesin 20 yıl, 30 yıl, 40 yıl, 50 yıllık yerleri belliydi. Ama depremden sonra yeni bir yaşam tarzı ortaya çıktı. 150- 200 m2 iş yeri olan insanlar 20 m2 konteynerin içerisinde iş yapmak zorunda kaldılar ve yerleri 20 yıllık 30 yıllık kendilerinin yerlerini bilen müşterilerin daha önce geldikleri yerleri bulma şansını yitirdiler. Kimse alışveriş yaptığı, memnun olduğu iş sahibi, dükkan sahibi nerede oturuyor, nerede ikamet ediyor bilmiyor. Tabii tüketicinin çektiği sıkıntı kadar hizmet veren esnaflarımız da sıkıntı çekti. Özellikle konteyner alamayan esnaflarımız oldu. İş bırakmak zorunda kalan esnaflarımız oldu. Gerek Malatya'yı gerek Gaziantep gerek Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman illerimizde de aynı olaylar birebir yaşandı”
ifadelerine yer verdi.
“KREDİLERİ ZAMANINDA ÖDEYEMEDİLER”
2025 yılını esnaf ve sanatkârlar açısından da değerlendiren İsmet Bayram,
“Şimdi 2025 yılı Esnaf ve Sanatkâr için, küçük esnaf ve sanatkâr için iyi geçti dersek yalan söylemiş oluruz. Ancak biz Esnaf Ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifleri olarak depremin 1. ayından sonra yani artık ufak tefek iş yerleri açılmaya başladığından andan itibaren bankaların faaliyet göstermeye başladığı andan itibaren esnaf kefalet kooperatiflerinde gerek konteynerlerde gerek sağlam kalan iş yeri yerleri varsa sağlam iş yerlerinde esnafın krediye erişim noktasında ellerinden geleni yaptılar ve ben de Bölge Birliği Başkanı olarak da elimden geleni yaptım. Gerek bakanlarımız, gerek Halk Bankası Genel Müdürümüz, gerekse Genel Başkanımız bu bölgeye daha farklı bir hassasiyetle yaklaştı. Krediye erişim noktasında esnaf ve sanatkâr sıkıntı çekmedi. Ama dediğim gibi sadece benim kendi ilçemde 850 esnafımızın 250'sinin yeri vardı. 600'ünün yeri yoktu. Biz burada çeşitli kurum ve kuruluşlarla bizim bağlı olduğumuz bakanlık özellikle Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı nezdinde yürüttüğümüz toplantılarla, girişimlerle depremden önce kullandırılan kredilerin faiz oranlarını aynı bıraktık. Yani depremden önce faizi yüzde7,5'tan kullandırdığımız kredilerin faizlerini yüzde 29'a çıkarmaya çalıştılar ama biz özellikle deprem bölgesinde buna engel olduk, rica ettik. Durumu anlattık, izah ettik. Sıkıntıları anlattık ve sağ olsun onlar da anlayışla karşıladılar. Başta genel başkanımız olmak kaydıyla, bu işin üstesinden geldik. Ama bu yeterli oldu mu, olmadı. Çünkü deprem diyoruz ama içinde olmayan, yaşamayan bunu anlayamadı, bilemedi. Bunu ben nereden biliyorum? Diğer illerde yaşayan arkadaşlarımızdan biliyorum. Başka yerde deprem olduğu zaman biz ne yaşadık oradan biliyorum. Hani bir söz var, derler ki, anlatılmaz yaşanır, anlatılmayla olunmuyor. Esnaf ve sanatkârlar özellikle 2025 yılında çok büyük sıkıntılar çektiler. Nereden anlıyoruz bunların böyle olduğunu? Bizden kullanmış olduğu kredileri zamanında ödeyemediler. Biz elimizden geldiği kadar icra işlem yapmamaya çalıştık ama bizimle yasal sorumluluklarımız var. Yani 60 gün içerisinde bir esnafımız kredi kullanmış, bugün günü ödememiş, 60 gün bankada beklemiş, 60 günden sonra bizim hesaplarımızdan alıyorlar. Biz de onları belli bir zaman bekletip belli bir süreçten sonra icraya vermek zorundayız. Bu bizim isteyerek yaptığımız bir şey değil, ama yasal çerçeveler içerisinde bunları da yapmamız gerekiyor. Çünkü biz yapmadığımız zaman başkan ve yönetim kurulu üyeleri bundan sorumlu oluyor ve cezai müeyyideler uygulanıyor. Küçük esnaf ve sanatkâr için 2025 yılı iyi geçmedi. Biz bazen diyoruz ya işte şişman zayıflayıncaya kadar zayıfın canı çıkar diye. Tabii büyük iş yerleri de organize sanayisindeki orta ve büyük ölçekli işletmeler de kendi çaplarında sıkıntılar yaşadılar. İşçi çıkarmak zorunda kaldılar. Bu da piyasaya yansıdı. İşsizlik oranı arttı. Ama yavaş yavaş yaralar sarılmaya başladı mı derseniz tabii bundan bir yıl önceki gibi iki yıl önceki gibi değil. Yaralarımız sarılmaya başladı, sarılmaya devam ediyor, hayat devam ediyor çünkü”
şeklinde konuştu.
“KÜÇÜK ESNAF VE SANATKÂRLARIN DEVAMLI DESTEKLENMESİ GEREKİR”
2026 yılı hedef ve projelerinden de kısaca bahseden İsmet Bayram:
“Bizim vasıtamızla kullandırılan krediler, devletin hazine destekli sübvanse edilmiş krediler. Bunların şu anda faizi yüzde 29'du 2025 yılı içerisinde. İkinci çeyrek, ikinci yarıdan sonra bunu 25'e düşürdük. Çünkü Merkez Bankası da politika faizini aşağı çekti. 2025'in 1. ayın 1'inden geçerli olmak kaydıyla da yüzde 20'ye kredi faiz oranları yüzde 20'ye düşecek. Bugünkü faiz sistemine baktığınız zaman bu bedava para demektir. Yeter ki alınan para amacında kullanılsın ve zamanında ödensin. Mücbir sebep kalktığı zaman, mücbir sebep deprem bölgesi için çıkarılmış bir yasa bir kanun. Mücbir sebep dün itibariyle 31 Aralık'ta sona erdi. Bunu kaldırdığımız zaman esnafın durumunun daha da kötüye gideceğine inanıyoruz. Çünkü biraz önce bahsettiğim, sıkıntılar kat kat daha da büyüyerek, artarak devam edecek. Bundan dolayı mücbir sebebin hiç olmazsa bir 2 yıl daha uzatılması esnaf ve sanatkârın ayakta kalmasına vesile olacaktır. Çünkü şu anda küçük esnaf ve sanatkâr çok tedirgin. Gerek vergilerden, gerek sigortalardan, gerek faizlerin yüksekliğinden. Biz tabii tüm esnafın şartları bizim istediğimiz şartları taşıyamadığı için tüm esnafı aynı bu devletin vermiş olduğu sübvanse edilmiş kredileri kullandıramıyoruz. Cezayı işlemleri olanlara kullandıramıyoruz. Kredi kartı ödememiş olanlara kullandıramıyoruz. Bunlar her geçen gün biraz daha kötüye gidecektir. 2026 yılında da ben yani biraz daha iyimserim, karamsar değilim. Çünkü rezerv alanları açılacak. Rezerv alanındaki iş yerlerine, hak sahiplerine dükkanlar verilecek. Bu demek değildir ki her şey güllük gülistanlık olacak demek değildir. Çünkü müşteriler bu sefer de yeni yerleri öğrenmeye çalışacaklar. Bu da bu esnafların en az 10 yılını alacaktır. Yani bir esnaf 50 yılda reklam yaptığı, tanıtımını yaptığı iş yerini bir anda kaybetti. Bunları bulmakta zorlandı ve bu müşteri grubu dağıldı. Şimdi aynısı olacak. Yaklaşık birkaç ay sonra rezerv alanın bir büyük bölümünde iş yerleri vermeye başlanacak bildiğimiz kadarıyla. Bu da yeni bir müşteri sayfasını açacak ve bu da esnaf için bir 10 yıl gerektirecek. 10 yıl içerisinde ancak eski kaybettiği müşterileri bir araya getirirler diye düşünüyoruz. Tabii küçük esnaf ve sanatkar ülkenin belkemiği anlatılana göre, bildiğimiz kadarıyla, bel kemiği kırılırsa vücudun hiçbir işlevi kalmaz. Küçük esnaf ve sanatkar bu ülkenin sıçrama taşları. Sanayici bizim içimizden çıkıyor, ithalatçı, ihracatçı, hepsi bizim içimizden çıkıyor. Hiç kimse anasından doğduğu zaman fabrikatör olarak bir şey olmuyor. Küçük esnaf ve sanatkar desteklenecek, ayağa kaldırılacak ki bunların içinden ithalatçı çıksın, ihracatçı çıksın, sanayici çıksın, üretimci çıksın. Bunlar için de küçük esnaf ve sanatkarların devamlı desteklenmesi gerekir diye düşünüyorum."
“KREDİYE ERİŞİM NOKTASINDA HER ZAMAN ESNAFIN EMRİNDEYİZ”
2026 yılı için bazı temennilerde bulunan İsmet Bayram, son olarak şunları kaydetti:
“Ben 2026 yılının tüm esnaf camiamızda hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bol kazançlar diliyorum. Herkes sevdikleriyle güzel günler geçirsin inşallah diliyorum. Bu ülke hepimizin birlik ve beraberlik içerisinde bizim teşkilatlarımızın üzerine özellikle esnafın krediye erişim noktasında her zaman esnafın emrinde olduğunuzu söylemek istiyorum. Malatya esnafı da çok şanslı. Çünkü ben hem burada bölge başkanıyım hem de Elazığ, Bingöl, Muş, Adıyaman, Malatya'ya bağlı. Genel merkezde olmam, işin başında olmamız nedeniyle Malatya esnafının krediye erişimi noktasında hiçbir sıkıntı olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bundan sonra da elimizden geleni yapacağız.”
Muhabir: HANİFE SARI
