52. ölüm yıldönümü dolayısıyla İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi Konferans Salonunda 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün hayatı işlendi.
“İSMET İNÖNÜ BÜTÜN ÖMRÜNÜ GERÇEKTEN HİZMETE ADAMIŞ BİRİ”
“Bir İnsan Olarak İsmet İnönü Portesi” adı altında Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün torunu gazeteci Zeynep Bilgehan, 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün hayatını dinleyicilere aktardı. 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün hayatını her yönden ele alan Zeynep Bilgehan yaptığı açıklamada,
“İsmet İnönü bütün ömrünü gerçekten hizmete adamış biri. Gençlik yılları savaş içinde geçiyor. Cumhuriyet kuruluyor. Cumhuriyetin ilk başbakanı oluyor. II. Dünya Savaşı başlıyor cumhurbaşkanı sıfatıyla. Uluslararası diplomasi alanında hünerlerini sergilemesi gerekiyor. Bir ülkeyi savaşın dışında tutmayı başarıyor. Sonra o bitiyor, bu sefer muhalefet lideri olarak karşımıza çıkıyor. Gerçekten hizmete adanmış bir ömür. Peki, İsmet Paşa, nasıl İsmet Paşa olmuş aslında? O kendi biyografisinde hayat hikayesini şöyle özetliyor. Diyor ki: ‘Bir büyük imparatorun çökmekte bulunduğu kaygısı ve memleketi kurtarmak ödevinde olduğumuz düşüncesi bizim gençlik yıllarımızın en unutulmaz hatırasıdır. 60 sene bu hislerin heyecanları, ümitsizlikleri ve zafer günleri içinde geçmiştir. İmparatorun çöküş içinde vazife yapmaya çırpınırken hesapsız şehitler ve felakete uğrayanlar arasında yaşayarak çıkmak gibi bir ummadık olay başımdan geçti. Milli Mücadele ben 38 yaşındayken zaferle bitmiştir. Bu devirde amansız ve kudretli dış düşmanlar karşısında kendi memleketimizi temsil yetkisi iddia edenlerin idam fermanını boynumuza taşıyarak çıkabildik. Ümitsiz günleri unutmuş olarak vatanı yeniden kurmak ve yükseltmek azmiyle işe başlanmıştır. Yepyeni bir Türkiye'nin her sahada temellerini atmak, elimize geçen emaneti yüz akıyla yeni kuşaklara devretmek tek amacımız olmuştur. 1920'den yani 36 yaşından beri memleket idaresinde 1. derecede mesuliyet taşıyanlar arasındayım. Doğrudan doğruya siyasi kudret sahibi olarak 1950'ye kadar yani 66 yaşına kadar Türkiye'nin selameti ve ilerlemesi gibi bir ödev yolunda bulundum.’ Burada 1950'ye kadar bir kısmını koyuyorum. Aslında ondan sonra da demokrasi çok partili sisteme geçiyor ve muhalefet lideri olarak da yani 1973'e kadar devam ediyor çalışmaya”
ifadelerine yer verdi.

“MEMLEKET MESELELERİNE KAFA YORUYOR”
Akabinde İsmet İnönü’nün çocukluk yılları ve eğitim hayatı hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Zeynep Bilgehan,
“İsmet Paşa 1884 yılında Rumeli göçmeni Cevriye Hanım ile Malatyalı Reşit Bey'in beş çocuğundan ikincisi olarak İzmir'de dünyaya geliyor. Reşit Bey aslen Bitlisli Kürüm ailesinden. Annesinin kökleri de Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinden. Tamamıyla bir doğu batı sentezi içinde dünyaya geliyor. Babası Reşit Bey İzmir Adliyesi'nde sorgu yargıcı yardımcısı. Onun için İzmir'de dünyaya geliyor. Babası Sivas'a tayin edilince Sivas'a gidiyor. Babası Reşit Bey onu sıkı yetiştiriyor. İyi bir satranç oyuncusu. Atlara çok meraklı. Sivas'ta 6 ay kadar bir ilkokula gidiyor. 1892 yılında askeri ortaokulda eğitime başlıyor. 1895'te Sivas askeri rüştiyesini bitiriyor. Ortaokulda bir sene sınıfta kalıyor ve bu olayı hiç unutmuyor, onu sınıfta bırakan hocası Ömer efendinin adını daha sonra oğluna veriyor. Bu yıllarda yine Fransızca öğrenmeye başlıyor. Dedesi 1854 Rus Savaşı'nda bulunmuş, ondan savaş hikayeleri dinliyor. Lise eğitimi için babası onu İstanbul'a getiriyor ve Topçu Lisesi'nin sınavlarına sokuyor. Okula kabul edilen 12 kişi arasında oluyor. 1903 yılında 19 yaşında teğmen rütbesiyle harbiyeyi bitiriyor. Oradan da Erkanlı Harbiye'ye giriyor ve 1906 yılında Kurmay Yüzbaşı olarak mezun oluyor. Olan her şeyle ilgili, meraklı, öğrenmeye çalışıyor, böyle bir genç adam. 20'li yaşlarında arkadaşlarıyla Almanca, Fransızca kitaplar çeviriyor. Felsefe okuyor. Hayatı boyunca hep dakikti. Mezun olduktan sonra ilk görev yeri Kurmay Yüzbaşı olarak Edirne'deki 2. Ordu oluyor. Gece bölüğündeki erlere okumayı, anlama öğretiyor ve o sayede de orduda böyle hep sevilen bir genç asker oluyor. Hep ne yaşarsa her şeyden bir şey öğrenmeye çalışıyor. 1907 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti'nde kısa bir süre çalışıyor. 31 Mart olayını bastırmak için toplanan Harekat Ordusu'na katılıyor. 1912'de Balkan Savaşı başlıyor. O dönem ile ilgili de şöyle bir tespiti var, diyor ki “16 -17 yaşındayken bir büyük imparatorluğun çökmekte olduğu kaygısı ve bizim yani genç Genç Kuşağı'nın memleketi kurtarmak ödevinde olduğumuz düşüncesi bizi sarmıştı.” Yani ta o zamandan memleket meselelerine kafa yoruyor ve bu memleket meselelerinin nasıl çözüleceğine dair de düşünmeye başlıyor”
şeklinde konuştu.

“1916 SENESİNDE İKİ ÇOK ÖNEMLİ İNSANLA TANIŞIYOR”
İsmet İnönü’nün hayatına yönelik önemli bilgilendirmelerde bulunmaya devam eden Zeynep Bilgehan,
“1910'da Yemen'de Arap aşiretlerinin Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanması başlıyor. Ahmet İzzet Paşa'ya Yemen'deki isyanı bastırmaya yardım etmek için görevlendiriliyor. Yemen'de uzun süre geçiriyor. Yemen'deki hayatı, zorlu doğa koşullarına karşı durmayı, isyan edenlere karşı barış müzakerelerini yürütmeyi, sabır, metanet ve cesaretin ne olduğunu öğreniyor bu dönemde. İsmet Paşa çok yönlü insan klasik müzik, çağdaş batı müziği merakı da Yemen çöllerinde başlıyor. Kitap merakı da var, İsmet Paşa'nın kütüphanesinde 8 bin 500 kitap bulunuyor. Daha sonra Balkan Savaşları başlıyor. Orada Kazım Karabekir Paşa'yla bir Avrupa gezisi yapıyorlar, sağlık amaçlı. Sonra I. Dünya Savaşı başlıyor.1916 senesinde iki çok önemli insanla tanışıyor. Bir tanesi eşi Mevhibe Hanım. Mevhibe Hanımla görücü usulü evleniyorlar. Hayatına giren bir diğer önemli isimde de Mustafa Kemal Paşa oluyor. Mustafa Kemal, Çanakkale'deki başarısının ardından Rusların 1916'da Erzurum'u işgal etmesi üzerine Diyarbakır'a gönderiliyor. İlk karşılaşmaları Palu ilçesindeki ordu karargahında oluyor. Zaten ondan sonra da 21 yıl hiç ayrılmıyorlar. Milli mücadeleyi zaten beraber yürütüyorlar. Genelkurmay Başkanlığı yapıyor. Batı Cephesi komutanlığı yapıyor. Lozan'a, İnönü'yü yolluyor. Cumhuriyeti beraber kuruyorlar ve uzun bir beraberlik süresi oluyor”
cümlelerine yer verdi.
“MALATYA BİZİM AİLE İÇİN O DÖNEMDE GÜVENLİ BİR SIĞINAK OLUYOR”
Malatya'nın kendileri için önemi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Zeynep Bilgehan,
“Kurtuluş Savaşı başlayınca İsmet Paşa eşini Malatya'ya yolluyor. Malatya bizim aile için o dönemde güvenli bir sığınak oluyor. Hatta oğlunu burada kaybediyor. İsmet Paşa 'nın ömrünü böyle bir panelde anlatmak çok zor. Çünkü her bölümü aslında ayrı bir konu olabilecek kadar kapsamlı, yani işte askeri hayatı ayrı, cumhurbaşkanlığı dönemi ayrı, muhalefet liderliği dönemi ayrı önemli”
diye konuştu.
Muhabir: HANİFE SARI
