Duruş Medyanın sorularını yanıtlayan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’daki gerçekleştirilen çalışmalar ve hayata geçirilen yatırımlar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

“YENİ SAYFA AÇIP YENİ YENİ BİR ŞEYLER YAPMAK LAZIM”

Konuyla ilgili Duruş Medya’ya önemli değerlendirmelerde bulunan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, belediyeye ait borç ve gündeme bomba gibi düşen mıcır (agrega) alımındaki usulsüzlükler hakkında “Geçmişte herkes bir şeyler yapmış. Hepsine teşekkür ediyoruz. Hepsinin bir emeği var. Biz de şimdi onların üzerine ne koyabilirsek, bize verilen görev boyunca ne verebilirsek bundan daha iyisi yok. İlk geldiğimizde belediye ile ilgili açıklamalarımızı yaptık. Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin 17 milyarlık borcu ile ilgili de bu alamda konuşmuştuk. Borçlar konuşuldu, bitti, hepsinin üzerine bir sünger çektim. Bundan sonra önümüzdeki hedefimiz ne? İşimize gücümüze bakacağız. Bir tartışma yaşamadık ki sadece meclisin başında şeffaflık adına bazı bilgiler paylaştık o kadar. Doğru nedir onu yapıyorum. Doğruyu yaparken karşıma bir yanlış çıkmışsa o yanlışı bertaraf ediyorum. Yolda yürüyorum önümde taş varsa taşı kenara koyuyorum, yolda yürümeye devam ediyorum. Agrega alımı Eğer yargılı bir şey varsa yargı zaten gereğini verir.  Seçimle geldiğimden beri asla devri sabık geriye dönük bir açıklama yapmayacağım dedim. Sadece ve sadece o meclisin açılışında şeffaflık adına bir takım bilgiler paylaştık. Ama geçmişi karıştırmakla hiçbir yere varamayız. Aynı şekilde akrabalar arasında da aynı şey söz konusu. Yeni sayfaları açıp yeni yeni bir şeyler yapmak lazım. Malatya'mız bir deprem geçirmiş tutup da kısır polemiklere girersek Malatya kaybeder. Ben hiçbir polemiğe girmedim. Meclise bakın, Cumhuriyet Halk Partisi var, ben ilk meclise geldiğimde onlara dedim ki arkadaşlar gelin ortak paydamız Malatya'dır, Malatya'nın dışında hiçbir şey konuşmayalım. Kesinlikle siyasi polemiklere ve kısır siyasi çekişmelere girmeyelim ve tamamen bütün sistemimiz öyle gidiyor. Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte çok kez ortak Malatya paydasında buluştuk. Ve hakikaten bütün ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Hatta bütün kararlarımızı neredeyse hemen hemen oybirliğiyle alıyoruz. Çünkü biz her zaman dedik ki Malatya'yı biz Malatyalılarla yöneteceğiz. Şeffaf olacağız, hesap verebilir olacağız, adil olacağız dedik. Biz de şeffaflık adına her şeyi her ay meclisimizde paylaşıyoruz. Onlar da bizden memnun, biz onlardan memnunuz. Malatya'da inşallah bizden memnun olur” ifadelerine yer verdi.

“MALATYA ŞEHRİNİN KURULDUĞU YER ZATEN YANLIŞ”

Daha sonra Malatya’da yapılan altyapı çalışmalarına da değinen Başkan Er, “Yeraltının zemini kötüydü. Malatya şehrinin kurulduğu yer zaten yanlış, yanlış bir şekilde kurulmuş. Malatya tarım arazisi burada gördüğünüz gibi. Yıllardır bunu hep dillendiriyoruz. Malatya buraya kurulmamalı. Malatya şehrin yamacına kurulmalıydı. Hatırlarsanız 2014'te aday adayken şimdiki söylemlerim aynen o zaman da vardı. Dedim ki şehir kentin çeperlerinde yani Beydağı eteklerinde olmalı. Tarım arazileri işgal edilmemeli. Hatta 500 bin nüfus bir projeksiyonu öngörerek İkizce tarafı ve şu anda sanayinin yapıldığı alanlar, Altay Kışlası’na konut düşünmüştüm ben. Şimdi sanayi, sanayi olarak planlanmıştı. Akoğuz Kışlası hatırlıyorsanız ben o zaman ismini bilmiyordum oraya mühimmat deposu diyordum. Mühimmat Deposunu alıp Malatya'nın o tarafa kaymasını istemiştim, şehrin kesinlikle dağın yamaçlarına yapılmasını istemiştim. Ama maalesef geçmişte Malatya'mız buralara kurulmuş. Bir de geçmişte şehir merkezi tek merkezli bir şehirdi, 13 tane belde belediyesi vardı. Bunların her biri kendi başına bir beylik. Kendi başlarına plan yapmışlar. Malatya'nın merkezine şehri kurmuşlar. Tabii şehir yıkılınca zemin çok kötü. Allah'a şükür bina stokumuz yeni olduğu için binalar yıkılmadı ama hepsi ağır hasar gördü. Neden? Zemin iyi değil.  Zeminle ilgili dosyaların hepsini tek tek araştırma şansım yok. Binalarda tekniği uygun yapsalardı o binalar çökmezdi. Şimdi dolayısıyla zemin kötü ama illaki herkesin umutları var, geleceği var, dededen kalma şeyleri mallar söz konusu. Orayı mecburen ihya edeceksin. Orası ihya edilirken ne olacak? Zemin kötü, sıvılaşmış, sıvı bir zemin. Mecburen fore kazık çakıldı.  Fore kazık çakıldı ve o suları şu anda biz MASKİ olarak bir proje yaptık. Normalde Cengiz Topel'den,  Fuzuli'den aşağı inen bir yağmur suyu hattımız var. Biz o yağmur suyu hattını daha da büyüterek hem o yağmur suyu hatlarını geliştirdik hem de Fuzuli Caddesi etrafındaki gerek Saray Mahallesi gerekse  Ferhadiye gibi o taraftaki  diğer mahallelerdeki  kentsel dönüşümden kaynaklanan suları alıp o kolektöre birleştirdik. Çarşı Projesi’nde o fore kazık var oradaki suları da alıyoruz oraya. Şu an çalışma devam ediyor. Valiliğin oradaki suları da aldık. Bunların hepsi o kolektör vasıtasıyla Çevre Yolu’nun altına doğru Çarmuzu Deresi’ne aktarılacak. Orada da sulamaya kullanacağız” diye konuştu.

“10 TANE BİNAYA BEN MALATYA'NIN GELECEĞİNİ KURBAN EDEMEM”

Hükümetin deprem konutlarına ayda 100 milyar lira kaynak ayırdığını söyleyen Başkan Er, “Türkiye nüfusu kırsal bir nüfus.  Hızlı bir sanayileşme olunca kırsaldan kente göçler oldu. Kırsaldan kente göçler olunca bizim kültürümüzde şehircilik çok yaygın değil, herkes hazine arazisine yerler yapmış, gelişi güzel bir yapılaşmalar olmuş aslında. İstanbul'da aynı şekilde bütün illerde aynı şekilde.  Şehirlerde böyle bir yaklaşma olunca altyapı sonradan geliyor. Sonra kooperatifler kuruldu. Kooperatifler çok fonksiyonel olmadı, bunun yerini TOKİ almaya başladı. Allah'a şükürler olsun evet TOKİ  estetik açısından eleştirilebiliyor ama  TOKİ hakikaten özünde  güzel faydalı işler yapıyor. Aslında 3194 sayılı kanunda her şey açıktır. İmar Kanununda der ki yapı kullanma izni olmayan yere inşaat ruhsatından sonra yapı kullanım izni alır. Yapı kullanım izni olmayan yere su, elektrik, doğal gaz bağlanmaz, işletme ruhsatı verilmez ama maalesef Türkiye'miz kurulduğundan beri yani daha yeni yeni şehirciliği öğreniyoruz. 2014’te aday olduğumda aday adayıydım biliyorsunuz. Ben o zaman diyordum ki bütün kuyumcuların her tarafını kaldıracağım. Burayı meydan yapacağım. Buna bir finans lazım. Şu anda bakın deprem konutlarına ayda 100 milyar lira devletimiz kaynak ayırıyor ve bırakın orada 2 tane blog eksik kaldı, kıyametler kopuyor şu anda. Cami kaldırılıp öbür tarafa gitti ya Bize dedik ki madem camiyi oraya yapıyorsun bu meydana bina yaptırmam.  Düşünün dünyanın maliyeti öyle bir kamulaştırma maliyeti var ki… Şu anda mesela İnönü Caddesi’ni genişletiyoruz, 30 metreye çıkarmaya çalışıyoruz. Orada rezerv alanlarıyla o caddeleri genişletiyoruz, çekiyoruz ve 30 metreye çıkacak, prestij bir cadde, bütün hedefimiz de o. Ama acayip bir direnç var. Adam diyor ki benim gayrimenkul bu diyor yıkamazsın, yapamazsın diyor. 10 tane binaya ben Malatya'nın geleceğini kurban edemem dedim. Şimdi hepsini yıkıyoruz. Biraz yavaş gitmek zorunda, çünkü mesela Kışla Caddesi'ni yıktık, kıyametler koptu ne kadar eleştirildim, Sami Er istifa dediler boşaltılırken.  Bakın öbür taraf duruyor, o tarafı niye yapmadık Malatya çarşısız kalmasın diye.  Ora yükseldikten sonra o tarafa da başlayacağız” ifadelerini kullandı.

“ÖYLE BİR MÜLKİYET PROBLEMİ VAR Kİ…”

Çarşı merkezle ilgili yapılan çalışmaları ve bu hususta yaşanan sorunları dile getiren Başkan Er, “ Şu anda İnönü Caddesi'ni birden bire Malatya’nın ışıkları sönmesin bir çarşı orası var. Dolayısıyla biz şu anda rezerv alanlarını yıkıyoruz ama diğer bireysel rezerv alanına girmeyen yolun ortasında yani yakında kalan 3-5 tane bina var, onlara da yer bulacağız, ya başka yerde inşaatlarını yapacağız ya paralarını vereceğiz, hatta bakanımızla görüştüm ‘Türkiye'nin başka bir yerinde de verebilirsiniz’ dedi bana. Mal canın yongası. Herkesin bir malı var, babadan, dededen kalma kolay değil hadi git, burayı bırak demek. Ama çözümünü bulacak, adamı incitmeden çıkaracaksın oradan. Şimdi Kapalı Çarşı, oralarda devasa bir meydan isterim ama öyle bir mülkiyet problemi var ki, bayağı sıkıntılar yaşanabilir. Şimdi İnönü Caddesi'nde de genişletme çalışmaları yapıyoruz. Malatya’mızın böyle bir prestij caddeye ihtiyacı var. Hep ne diyoruz? Şehirler meydanlarıyla, caddeleriyle anılırlar.  Malatya’mızda bir Kışla Caddesi var. Kışla Caddesi aslında başta yapılırken orada 6/50 en fazla 9/50 imara göre 2 kata göre yapılmış. Sen gelmişsin 7-8 katlı bina yapmışsın. Bu caddenin genişlemesi gerekiyor. Bu caddeyi biz eğer 30 metreye çıkarırsak ondan sonra orada aynı Bağdat Caddesi gibi yeme içme yerleri, prestij ve cadde, yol yaparsak çok güzel olur bunda da zamana ihtiyacımız var. Sonra da Allah kısmet ederse ortasına bir raylı sistem koymayı hedefliyoruz. Bakanımız geldiğinde istemiyoruz denildi. Bakan da istemeyeninkini yapmayız dedi. Bakan İnönü Caddesi olduğunu bilmiyor aslında. Mesela Yeşilyurt’u yapacaktık, koruma amaçlı çok güzel bir imar planı yaptık Çırmıktı ve Gündüzbey’e vatandaş toplandı, istemiyoruz dedi. Ne oldu? Malatya kaybetti. İnönü Caddesi'ni de istemeyeni yapmayız dediler ama Kentsel Dönüşüm Başkanı arkamdaydı. Sorun yok başkanım dedi. Dedim biz burayı yapmakta kararlıyız, bu cadde olacak.  Birkaç ay olmaz ama illaki olacak zaman içerisinde Malatya’yı çarşısız bırakmadan onlara da yer bularak” sözlerini kullandı.

“KESİNLİKLE ESKİSİNDEN İYİ OLACAK”

 Son olarak Çarşı Projesi’nin içine sinen bir proje olup olmadığına dair önemli açıklamalarda bulunan Başkan Er, “Çarşı Projesi içinize sindi mi? İyi ama benim içime sinen bir proje değil belki. Diyelim ki biz burada olsaydık belki farklı bir proje yapardık, geldiğimizde ihale edilmişti. Epey bir mesafe alınmıştı. Ama niye orası gecikti biraz?  Bizden dolayı gecikti. Biz cephe düzenlemesi yapalım dedik. Şu anda birinci zemin kata kadar taş dövmeler döşeyerek bir cephe güzelleşmesi yapıyoruz. Sonra dendi ki şapı herkes kendi dökecek. Şapı herkes kendisi dökerse bu sefer yeni bir inşai faaliyet olacak. Biz yapalım dedik. Biraz geciksin, hayırlısı olsun. Şimdi temmuzun sonu teslim edelim dedik. Çok mu iyi çok iyi değil ama eskisinden daha iyi.  En iyi bina bir Mecidiyehan bir  Pamukhan vardı. Birinci, ikinci katı kullanılıyordu, her taraf çöptü. Derme çatma binalardı.  Evet, beton oldu ama şu var kesinlikle eskisinden iyi olacak. Bu yapılmış bunu en iyi şekilde nasıl yapabiliriz, insanlara nasıl daha faydalı hale getirebiliriz buna çalışalım” cümlelerine yer verdi.  

MUHABİR: HANİFE SARI