İnsanlık tarihinin en eski besin maddelerinden biri olan tuz, günümüzde de sofralardaki yerini koruyor. Bilimsel adı sodyum klorür olan sofra tuzunun, doğru miktarda tüketildiğinde insan sağlığına katkı sağladığı; aşırı kullanımının ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor. Özellikle uzmanlar doğal ve işlenmemiş tuzların içerdiği mineraller sayesinde vücut için önemli bir kaynak olduğunu ifade ediyor.
Doğal tuzun yapısında iyot, magnezyum, potasyum, çinko ve silikat gibi insan sağlığı açısından önemli mineraller bulunduğu kaydediliyor. Uzmanlar yetişkinler için günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5 gramı geçmemesi gerektiğine söylerken, günümüzde bu duruma pek de uyulmadığı biliniyor.
Tuzun geçmişten günümüze yalnızca yemeklerde değil, farklı alanlarda da kullanılıyor. Bu anlamda insan sağlığını doğrudan etkileyen tuzun faydaları ve zararları ise saymakla bitmiyor.
KABIZLIK PROBLEMLERİNİ GİDERİR, BALGAM SÖKTÜRÜR
Özellikle tuz ağız ve diş bakımında karbonat ile birlikte kullanıldığında dişleri temizlediği, daha beyaz ve parlak bir görünüm sağladığı dile getiriliyor. Ayrıca diş etlerini güçlendirdiği ve diş taşlarının temizlenmesine yardımcı olduğu da kaydediliyor. Cilt bakımında da tercih edilen tuzun, morluk ve şişliklerin azalmasına katkı sağladığı, yaraların daha hızlı kurumasına yardımcı olduğu ve mikrop oluşumunu engelleyebildiği öne sürülüyor. Geleneksel yöntemlerde zeytinyağı ile karıştırılan tuzun yanıkların kabarmasını önlediğine, sirke ve bal ile hazırlanan karışımın ise arı sokmalarında rahatlatıcı etki oluşturduğuna inanılıyor. Sindirim sistemi üzerinde de etkili olduğu belirtilen tuzun, kabızlık problemini hafifletmeye yardımcı olduğu ve balgam söktürücü özellik taşıdığı ifade ediliyor. Ancak uzmanlar, tüm bu faydalarına rağmen tuz tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerektiğini önemli vurguluyor.
AŞIRI TUZ KULLANIMININ YOL AÇTIĞI ZARARLAR NELERDİR?
Aşırı tuz kullanımının en büyük zararlarından birinin ödem ve şişkinlik olduğu belirtiliyor. Fazla tuzun vücutta su tutulmasına neden olduğu, bunun da özellikle hareketsiz yaşamla birleştiğinde şişkinlik sorununu artırdığı ifade ediliyor. Kilo kontrolü sağlamak isteyen kişilere tuz tüketimini azaltmaları ve daha fazla su içmeleri yönünde tavsiyelerde bulunulur. Öte yandan fazla tuz tüketiminin yüksek tansiyon riskini artırdığı, kemik yapısını olumsuz etkileyerek kemik erimesine yol açabileceği de belirtilir. Böbreklerin çalışma düzenini zorlaştıran aşırı tuz tüketiminin, böbrek ağrılarına ve işlev bozukluklarına neden olabileceği kaydedilirken, fazla tuz kullanımının kalp krizi ve beyin kanaması riskini de artırabileceği yönünde uyarılarda hakimdir.
HÜSEYİN KOCAMAN