Darende ilçesine bağlı Ağılbaşı (Engüzek) Mahallesi'nde yer alan Dilsiz Ziyareti, hakkında anlatılan rivayetler ve halk arasında yaşatılan inançlarla bölgenin önemli ziyaret noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Yazılı tarihi kaynak bulunmayan ziyaret yeri, yıllardır dua etmek ve manevi huzur bulmak isteyen vatandaşları ağırlıyor.
Malatya'nın Darende ilçesine bağlı Ağılbaşı (Engüzek) Mahallesi'nde bulunan Dilsiz Ziyareti, yüzyıllardır anlatılan rivayetleri ve manevi atmosferiyle dikkat çekiyor.
Kayalıklar ve asırlık ağaçlarla çevrili ziyaret alanı hakkında yazılı bir tarihi kaynak bulunmazken, bölge halkı büyüklerinden dinledikleri rivayetleri kuşaktan kuşağa aktarmaya devam ediyor. Mahalle sakinleri, bu manevi mirasın gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade ediyor.
KONUŞAMAYAN SEYYİDİN SIR OLDUĞUNA İNANILIYOR
Yörede anlatılan rivayete göre Dilsiz, seyyid soyundan gelen ve doğuştan konuşamayan bir zat olarak biliniyor. Konuşamadığı için zaman zaman alay konusu olduğu, bunun üzerine yalnızca bir ibrik alarak yaşadığı yerden ayrıldığı anlatılıyor.
Yakınlarının ayak izlerini takip ederek bugünkü ziyaret noktasına kadar geldiği, ancak izlerin burada aniden kaybolduğu ve Dilsiz'in "sır olduğu", yani gözden kaybolduğuna inanıldığı ifade ediliyor. Bu olayın ardından bölgenin kutsal kabul edilerek "Dilsiz Ziyareti" adıyla anılmaya başlandığı rivayet ediliyor.
KONUŞMAYA BAŞLAYAN ÇOCUK RİVAYETİ
Mahalle sakinleri Birgül Korkmaz ve Sultan Özkan'ın aktardığı rivayete göre, yıllar önce konuşma güçlüğü yaşayan küçük bir çocuk ailesi tarafından Dilsiz Ziyareti'ne getirildi.
Anlatılanlara göre çocuk burada uyandıktan sonra ilk kez konuşarak, "Beni bir köpek ısırdı." dedi. Bunun üzerine ailesinin dileklerinin kabul olduğuna inanarak adak kurbanı kestiği belirtiliyor. Mahalle halkı, benzer rivayetlerin yıllardır anlatıldığını ifade ediyor.
KERAMETLER DİLDEN DİLE AKTARILIYOR
Bölge halkı arasında anlatılan bir başka rivayete göre ise bir çiftçi, tarlada çalışırken eşyalarını ziyaret alanına bıraktı. Çevresindekilerin "Çalınmaz mı?" sorusuna "Koruyacak olan korur." cevabını verdiği aktarılıyor.
Rivayete göre eşyaları almak isteyen kişilerin görünmeyen bir engelle karşılaştıkları, ayaklarına bir şeylerin dolandığını ve taşlandıklarını hissederek korkuyla bölgeden uzaklaştıkları anlatılıyor. Bu olay da Dilsiz Ziyareti'nin kerameti olarak dilden dile aktarılıyor.
ÜZERİNİN KAPATILAMADIĞINA İNANILIYOR
Mahalle sakinlerinin anlattığı bir diğer rivayete göre ise geçmişte ziyaret alanının üzeri kapatılmak istenmiş ancak yapılan örtü ertesi gün parçalanmış halde bulunmuş. Bu nedenle Dilsiz'in üzerinin kapatılmasını istemediğine inanıldığı ve ziyaret alanının bugüne kadar açık şekilde korunduğu belirtiliyor.
Ziyaret alanında vatandaşların dinlenebileceği üstü kapalı bir bölüm ile ikinci bir mezar da bulunuyor. Buraya gelen ziyaretçiler dua ediyor, adak kurbanı kesiyor ve lokma dağıtıyor.
Bazı vatandaşların dileklerini sembolik olarak mezarın başına ip bağlayarak ifade ettiği görülürken, mahalle sakinleri tüm dua ve dileklerin yalnızca Allah'tan istendiğini, ziyaretin ise Allah'ın sevdiği bir kulun hatırasına duyulan saygının ifadesi olduğunu vurguluyor.
(MHA)