Depremin en fazla yıkıma yol açtığı şehirlerden biri olan Malatya’da, aradan geçen zamana rağmen barınma, istihdam ve ticaret gibi alanlarda ciddi zorlukların sürdüğü ifade ediliyor. Şehir merkezlerinde hâlâ birçok iş yerinin kapalı olduğu, esnafın konteyner çarşılarda yaşam mücadelesi verdiği ve konut inşalarının tamamlanamadığı belirtiliyor.
Uzmanlar, mücbir sebep halinin sona ermesinin bölgede ekonomik ve sosyal sorunları derinleştirebileceği görüşünde. Özellikle SGK prim borçları ve yapılandırma taksitlerinin yeniden ödemeye başlanacak olmasının, zor durumda olan vatandaşlar üzerinde ek bir yük oluşturacağı vurgulanıyor.
Deprem bölgelerinde halen yerinde dönüşüm, rezerv alanı ve altyapı çalışmaları devam ediyor. Ancak birçok bölgede inşaat süreçleri tamamlanamadığı için vatandaşlar konteyner kentlerde yaşamını sürdürüyor. Esnaf ise şehir merkezlerinden uzakta kurulan geçici iş yerlerinde düşük müşteri yoğunluğu nedeniyle gelir elde etmekte zorlanıyor.
Ekonomik zorlukların yanı sıra psikolojik ve sosyal etkilerin de devam ettiğine dikkat çekilerek, mücbir sebep halinin hayat tamamen normalleşinceye kadar uzatılmasının bölge halkı için büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.
Vatandaşlar, devletin desteğinin sürmesi gerektiğini belirterek, “Hayat normale dönmedi. Konutlar tamamlanmadı, iş yerleri ayakta kalamıyor. Mücbir sebep uygulaması kalkarsa, depremzede daha da zor durumda kalır. Bu nedenle uzatılmalı,” görüşünü paylaştı.
Depremden en fazla etkilenen iller arasında yer alan Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Gaziantep’in İslâhiye ile Nurdağı ilçelerinde, mücbir sebep halinin 30 Kasım 2025 tarihinde sona ermesi planlanıyor. Ancak bölgede yeniden yapılanma süreci devam ederken, bu sürenin bitmesi durumunda hem esnaf hem de vatandaş açısından yeni ekonomik sıkıntıların yaşanabileceği belirtiliyor.
Deprem bölgesinde hayatın normalleşmesi için mücbir sebep süresinin yeniden uzatılması yönündeki beklentiler artarken, bu konuda hükümetten olumlu bir adım bekleniyor.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT