Millet Bahçesi’nde 6 aylık sessiz çöküş | Söz var, çözüm yok!

Bir zamanlar Doğu Garajı’nda kurdukları düzenle geçimlerini sağlayan ikinci el giyim esnafı, bugün Millet Bahçesi’nde adeta sessiz bir ekonomik çöküşün içinde 6 aydır siftah bile yapamadan günlerini tamamlıyor. Kendilerine “kalıcı yer” sözü verilmesine rağmen ortada hiçbir somut adım atılmadığını belirten esnaflar, “Siftah yapmadan gün kapatıyoruz” sözleriyle içinde bulundukları çıkmazı gözler önüne sererek verilen sözlerin tutulmamasına sert tepki gösterdiler.

GÜNDEM - 16-06-2026 10:55

“Elektriğimizi kestiler, tuvaletimizi yıktılar, ekmeğimizi elimizden aldılar.” Bu sözler geçmişte Eski Doğu Garajı Alışveriş Merkezi’nde bulunan ikinci el giyim satan esnaflarının sözleri. Eski yerlerinden çıkarılan esnaflar, getirildikleri Battalgazi Belediyesinin hemen yanındaki Millet Bahçesi’nde 6 aydır siftah yapamadıklarını belirterek yaşadıkları mağduriyeti anlattılar. Kazanamadıklarını, ayakta kalmaya zorlandıklarını söyleyen esnaflar adeta isyan ederek, yetkililerden kalıcı çözüm talebinde bulundular. Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan esnaflar önemli açıklamalarda bulundular.

Esnaf Temsilcisi Mustafa Orhan içinde bulundukları mağduriyeti anlatarak, Eski Doğu Garajına dönemin Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan tarafından getirildiklerini hatırlattı.

“ŞİMDİ BU İNSANLAR NE YAPACAK?”

Doğu Garajına geçici olarak değil de kalıcı olarak yerleştirildiklerini anımsatan Orhan,

“Şu anda çok mağduruz. 6 aydır Millet Bahçesi’ndeyiz ve 6 aydır siftah yapmadan gelip gidiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza da teşekkür ederiz. Biz emekliyiz, 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışıyoruz. Eğer o maaş da olmasa çok daha zor durumda kalacağız. Bir de emekli olmayan insanlar var. Şimdi bu insanlar ne yapacak? Hırsızlık mı yapsın? Gelip kapınıza davul zurna mı çalsın? Defalarca başkanla görüşmek için talepte bulunduk, randevular yazdırdık. Ancak bir türlü belediye başkanıyla görüştürmüyorlar. Biz Doğu Garajına kalıcı olarak yerleştirilmiştik. Siz Doğu Garajındaki yerimizi ihaleye veriyorsunuz, vatandaşları oradan çıkarıyorsunuz. Sonra yanımıza gelip kendi ağzınızla, ‘Sizi mağdur etmeyeceğiz’ diyorsunuz. Ardından da çekip gidiyorsunuz. O günden sonra da hiçbir gelişme olmadı”

şeklinde konuştu.

“YAZIK, BU MİLLETE YAZIK”

“Biz belediyedeki yetkililerle toplantı yapmıştık. 6’ncı aya kadar bizi Doğu Garajındaki yerimizde idare edeceklerini söylediler. ‘Tamam’ dedik” sözlerini dile getiren Orhan,

“Ancak ertesi sabah geldiğimizde alanı başka kişilerle doldurmuşlardı. Bizi oradan çıkarmaya çalıştılar. Suyumuzu kestiler, tuvaletimizi yıktılar, elektriğimizi kestiler. Ardından her gün zabıtaları gönderip ‘Burayı boşaltın’ dediler. Peki, yer veriyor musunuz, hayır. Bu vatandaş ne yapacak? İnsan bir garibanın elinden tutar, ona ekmek kapısı açar. Ama bizim elimizdeki ekmeği aldılar. Sadece ekmeğimizi değil, midemizdekini de aldılar. 6 aydır burada oturup müşteri bekliyorum. Dükkân açmak istesek kiralar uçmuş durumda. Aylık 60 bin, 70 bin, hatta 100 bin lira kira istiyorlar. Ben 20 bin lira emekli maaşı alıyorum. Bu kiraları nasıl ödeyeceğim? Koskoca Malatya belediyeleri 22 esnafa yer gösteremiyor mu? Gelsinler, desinler ki ‘Burası sizin.’ Biz de paramızla alalım, yapalım. Ama yeter artık. Gerçekten yeter. Yazık, bu millete yazık”

ifadelerine yer verdi.

“ONLARIN BAŞKA GELİR KAYNAĞI YOK”

Getirildikleri Millet Bahçesi’ndeki konteynerlerde 6 aydan bu yana iş yapamadıklarını ileri süren Orhan,

“Ben emekliyim, 20 bin lira maaş alıyorum. Bununla bir şekilde geçinmeye çalışırım. Ama işi tamamen bu olan insanlar ne yapacak? Onların başka gelir kaynağı yok. Kazancımız yok. Burada esnaf vergi ödüyor. Basit usul kaldırıldı, deftere tabi olduk. Post makinesi alıyorsun 6 bin liraya; giriş vergisi, çıkış vergisi derken maliyet daha da artıyor. Sanki burada çok büyük işler yapıyoruz da çok para kazanıyoruz. 6 aydır burada bir elbise bile satamadık. Gelsinler post makinesine baksınlar. 5 kuruşluk fiş kesmiş miyiz? Ama mecburen gelip burada bekliyoruz”

diye konuştu.

“BURADA İŞ YOK”

Eski Adliyenin otoparkındaki Balıkçı Pazarı’nın kendilerine söz verildiğini kaydeden Orhan,

“Buradan çıkarıldığımız zaman ne yapacağız? Zaten burası en fazla mart ayına kadar devam eder. Süreyi uzattılar ama bu da kendilerine kılıf hazırlamak için yapıldı. Çarşıdaki esnaf yer istiyor. Belediye ise ‘Millet Bahçesi’ne gitsinler’ diyor. İnsanlar buraya geliyor, burada iş yok. Mecburen kendi başlarının çaresine bakmaya çalışıyorlar. Bize Balıkçı Pazarı için söz verildi. Sonra ‘Milli Emlak izin vermiyor’ dediler. Milli Emlak’ın burada ne işi var? Burası yapılırken Milli Emlak mı vardı? Şimdi orası boş duruyor. Balıkçı Pazarı’ndaki eski esnafların çoğu kendi dükkânlarına geçti. Orası boş. Biz eski adliyenin olduğu yerdeki Balıkçı Pazarı’na gitmek istiyoruz ama onu da vermiyorlar. Sürekli bir bahane üretiyorlar”

açıklamasında bulundu.

 

“ESKİDEN YAKLAŞIK 50 KİŞİYDİK, BUGÜN 22 ESNAF KALDIK”

Şimdiye kadar böyle bir uygulamayla karşılaşmadığını söyleyen Abdullah Karakaya isimli esnaf da

“Bizleri buraya taşıdılar ve o dönemde bize burada kalıcı olarak faaliyet gösterebileceğimiz söylendi. Ancak yaşadıklarımız bunun tam tersini gösterdi. Ben yıllardır esnaflık yapıyorum ve bugüne kadar birçok belediye gördüm. Fakat böyle bir uygulamayla hiç karşılaşmadım. Hatta önceki yerimizde hâlâ tabelamız duruyor. O dönemde yetkililer bize, ‘Buradan çıkarılmayacaksınız, burada faaliyet göstermeye devam edeceksiniz. Hatta imkânı olmayan esnaflardan kira bile alınmayabilir’ dediler. Ancak daha sonra bulunduğumuz yerde tuvaletler yıkıldı, suyumuz kesildi, çeşitli engeller çıkarıldı. Müşterilerin bize ulaşması zorlaştırıldı. Elektrik, su ve diğer temel ihtiyaçlarımız konusunda ciddi mağduriyetler yaşadık. Adeta ‘Nereye giderseniz gidin, kendi başınızın çaresine bakın’ denilmiş gibi hissettik. Esnafın sorunlarını takip etmesi gereken kurumlar bugüne kadar gelip hâlimizi sormadı. Bizi buraya taşıdıktan sonra aylar geçti, ancak hiçbir yetkili gelip ‘Nasıl geçiniyorsunuz, işiniz nasıl gidiyor?’ diye sormadı. Eskiden yaklaşık 50 kişiydik, bugün 22 esnaf kaldık. Birçoğumuz siftah yapmadan evimize dönüyoruz. Ben emekliyim; emekli maaşım olmasa geçinmem mümkün değil. Akşam eve ekmek götürebilmek için bakkaldan veresiye almak zorunda kalıyoruz. Ay başında maaş gelince de borçlarımızı ödüyoruz. Emekli maaşı olmayan esnafın durumu ise çok daha zor”

açıklamasına yer verdi.

“KÜÇÜK KAZANÇLARLA AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYORUZ”

“6 aydır buradayız ve bu süre içinde hiç siftah yapamadığımız günler oldu” diyerek sözlerine başlayan Ahmet Karakaya isimli esnaf ise şunları ifade etti:

“Büyükşehir Belediyesi bize ‘size yer ayarlanacak’ diyerek söz verdi ancak 6 ay geçmesine rağmen ne gelen oldu ne giden. Biz artık umudumuzu büyük ölçüde Rabb’imize bağlamış durumdayız. Yetkililerden tek beklentimiz, bize verilen sözlerin yerine getirilmesi ve kalıcı bir çalışma alanının sağlanmasıdır. Gerçekten çok zor durumdayız. Artık kendi emeğimizle ayakta durmak, kimseye muhtaç olmadan geçimimizi sağlamak istiyoruz. Ancak mevcut şartlarda bunu yapamıyoruz. Gittiğimiz makam ve kurumlarda çoğu zaman yeterince dikkate alınmadığımızı hissediyoruz. Oysa biz sadece emeğiyle geçinen insanlarız; sabah, akşam çalışıp küçük kazançlarla ayakta kalmaya çalışıyoruz. Ay sonunu getirmek her geçen gün daha da zorlaşıyor. Emekli değilim, birçok esnaf arkadaşım da benzer durumda. Gelecek kaygımız var; evlilik, geçim ve temel ihtiyaçlar gibi konularda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bizim tek talebimiz, ekmeğimizi kazanabileceğimiz kalıcı ve düzenli bir iş yeridir. Kırk yıldır bulunduğumuz yerden uzaklaştırıldık ve bu süreçten sonra hayatımız daha da zorlaştı. Balıkçı pazarı gibi kalıcı bir alanın bize uygun olacağı düşüncesindeyiz. Orada çalışmak istiyoruz ve tek isteğimiz bunun hayata geçirilmesidir.”

SİNEM HATUN DAVUT

Günün Diğer Haberleri