Malatya Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünde, BUSABAH TV Youtube kanalında yayınlanan Haftanın Nabzı programının konuğu İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk oldu. Programda İnönü Üniversitesi’nde geliştirilen TÜBİTAK destekli “Isınabilen Beton Projesi”, soğuk iklim bölgelerinde kar ve buzlanmaya karşı çevreci, ekonomik ve sürdürülebilir bir çözüm sunarken Prof. Dr. Kazım Türk, bu projenin havalimanları ve karayolları için hayati öneme sahip olduğunu söyledi.
İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan Haftanın Nabzı programında, kış şartlarının yol açtığı ulaşım ve güvenlik sorunlarına çözüm olarak geliştirilen “ısınabilen beton” projesinin detaylarını anlattı.
Programda, İnönü Üniversitesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen “Isınabilen Beton Projesi” tüm yönleriyle ele alındı. Projenin, özellikle Türkiye’nin kış şartlarının ağır geçtiği bölgelerinde ulaşım, güvenlik ve ekonomi açısından büyük bir ihtiyaca cevap verdiği vurgulandı.
“BU PROJE TÜBİTAK TARAFINDAN DESTEKLENEN ULUSAL BİR AR-GE ÇALIŞMASI”
Projenin çıkış noktasını anlatan Prof. Dr. Kazım Türk, çalışmanın TÜBİTAK’ın Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklendiğini belirterek şunları söyledi:
“Ülkemizin özellikle Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgeleri kış mevsiminde ciddi kar ve buzlanmaya maruz kalıyor. Bu durum trafikte, havalimanlarında ve lojistikte büyük aksamalara, güvenlik risklerine ve ekonomik kayıplara neden oluyor.”
“BETONU İLETKEN HALE GETİREREK ISI ÜRETEBİLECEĞİMİZİ FARK ETTİK”
Projenin bilimsel temelini açıklayan Prof. Dr. Türk, lif takviyeli betonlar üzerine yaptıkları çalışmaların bu projeye kapı araladığını ifade ederek, “Çelik lif takviyeli betonlar elektriksel iletkenliğe sahip. Beton normalde yalıtkandır ancak bu lifler sayesinde iletken hale gelebileceğini gördük. Fizik Bölümü ile yaptığımız ölçümlerde betonun ciddi bir iletkenlik kazandığını tespit ettik. Çıkış noktamız burası oldu” diye konuştu.
“ÇOK DİSİPLİNLİ BİR ÇALIŞMA YÜRÜTTÜK”
Projede farklı disiplinlerden akademisyenlerin yer aldığını belirten Türk, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Asım Kaygusuz’un da danışman olarak projeye katkı sunduğunu belirterek, “Biz inşaat mühendisiyiz ama elektrikle de çalışıyoruz. Bu nedenle çok disiplinli bir ekip oluşturduk. Doktora öğrencilerim ve farklı üniversitelerden akademisyenler de araştırmacı olarak projede yer aldı. Aynı zamanda bu çalışma bir doktora tezidir” ifadelerine yer verdi.
“KARAYOLLARI VE HAVALİMANLARI İÇİN HAYATİ ÖNEME SAHİP”
Isınabilen betonun kullanım alanlarına dikkat çeken Prof. Dr. Türk, projenin sadece havalimanlarıyla sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Bu beton; karayollarında, viyadüklerde, tünel girişlerinde, rampalarda ve trafik kazalarının yoğun olduğu kavşaklarda rahatlıkla kullanılabilir. Özellikle ‘kara nokta’ olarak adlandırılan riskli bölgelerde kazaları ciddi oranda azaltabilir.”
“GELENEKSEL YÖNTEMLER ÇEVREYE BÜYÜK ZARAR VERİYOR”
Mevcut karla mücadele yöntemlerinin çevresel etkilerine de değinen Türk, şu uyarılarda bulundu:
“Kar küreme makineleri ciddi karbon salınımına neden oluyor. Buz çözücü kimyasallar ve kaya tuzu ise yolları tahrip ediyor, tarım arazilerini çoraklaştırıyor ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, 2050 yılına kadar bu yöntemler tarımsal verimde ciddi kayıplara yol açacak.”
“BAKIR CÜRUFU KULLANARAK İLETKENLİK SAĞLADIK”
Projede çevreci bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayan Prof. Dr. Kazım Türk, beton üretiminde atık malzeme kullandıklarını vurgulayarak, “Betonda kum yerine Samsun Bakır İşletmesi’nin bakır eritme tesislerinden çıkan cürufu kullandık. Yüzde 50 oranında kullanıldığında hem betonun mühendislik özellikleri korundu hem de yüksek iletkenlik sağlandı. TÜBİTAK’ın projeyi desteklemesindeki en önemli etkenlerden biri de bu oldu” ifadelerini kullandı.
“UÇAK RÖTARLARININ MALİYETİ ÇOK BÜYÜK”
Havalimanları açısından projenin önemine dikkat çeken Türk, Amerika’da yapılan bir araştırmayı hatırlatarak şöyle konuştu:
“Bir uçağın rötar yapmasının dakikalık maliyeti yaklaşık 70–75 dolar. Bu hem ekonomik hem de güvenlik açısından ciddi bir risk. Isınabilen beton sayesinde pistlerde kar ve buzlanma sorunu ortadan kalkabilir.”
Yaklaşık 3 yıldır üzerinde çalışılan ve deprem süreci nedeniyle zaman zaman kesintiye uğrayan proje, 45 farklı beton karışımı denenerek bilimsel olarak test edildi. Çalışmanın, önümüzdeki süreçte sahada uygulanabilir hale gelmesi hedefleniyor.
Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA