İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, 2000 yılı öncesi inşa edilen yapılarda en çok karşılaşılan hatalar hakkında Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye’de ilk resmi deprem yönetmeliğinin 1975 yılında çıktığına vurgu yapan Prof. Dr. Kazım Türk, bu yönetmeliğin iyi bir yönetmelik olduğunu ve 1997’de daha da iyileştirilecek güncellendiğini ve en son geçerli deprem yönetmeliğin ise TBDY 2018 olduğunun altını çizdi.
“YÖNETMELİĞE UYULMADI”
Depremlerde binaların yıkılmasının en önemli nedenlerinden birinin deprem yönetmeliklerine uyulmadan inşa edilmesi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Türk, “1997 yönetmeliği 1975 yönetmeliğine göre çok iyi. Müteahhitler ve inşaat mühendisleri depreme dayanıklı yapı inşa etmenin önemini Marmara depreminden sonra anladılar ve 1997’de resmiyet kazanan deprem yönetmeliğine 2000’li yıllardan sonra uyulmaya başlandı. Aslında 1975 deprem yönetmeliğine de uyulsaydı binalar depreme dayanıklı olurdu. 1997 yönetmeliği bir önceki yönetmelikten daha iyiydi ama yönetmeliğe uyulmadı. 1999 depreminde çok acılar yaşadık, enkazların altındaki insanları çıkaramadık” şeklinde konuştu.
“BİZE BİR DERS OLDU”
Marmara depreminin müteahhit ve mühendislere ders olduğunu dile getiren Prof. Dr. Türk, “2000 öncesi yapılarda düz demir kullanılıyordu, nervürlü üzeri pürüzlü olan demirler kullanılmaya başlandı. 1997’de C20 beton kullanma mecburiyeti geldi. Marmara depreminden sonra yapılan yapılarda beton kalitesi arttı, donatılar arttı daha iyi demir kullanılmaya başlandı ve hazır beton santralleri kuruldu, daha iyi betonlar dökülmeye başlandı ve kolonlarda daha çok donatı gerektiren bir hesap yöntemi getirildi. 2000 yılı sonrası yapılan yapılar depreme dayanıklık açısından daha iyiydi ama bunu tetikleyen deprem yönetmeliğinin güncellenmesi değil 1999 Marmara depremini yaşamamız bize bir ders oldu” ifadelerini kullandı.
“ÜNİVERSİTE İŞ BİRLİĞİ İLE DENETLENMELİ”
Belediyelere seslenerek Malatya’daki 2000 yılı öncesi inşa edilen binaların güçlendirilmesi veya dönüştürülmesi tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Türk, “Belediyelerin, üniversiteler ile iş birliği yaparak hızlı bir şekilde 2000 yılı öncesi binaların depreme dayanıklılık analizlerini yapması gerekiyor. Beton sınıfı, donatı durumu gibi belirli testler yapılarak bu yapıların hızlı bir şekilde dönüştürülmesi lazım. 2000 yılı öncesi inşa edilen yapıların hepsi kötüdür diyemeyiz ama çoğu yapı mutlaka belediyeler tarafından üniversite iş birliği ile denetlenmeli. Bunun örneği var Eskişehir’de belediye-üniversite iş birliği ile 2000 yılı öncesi binalar taranarak riskli olanlar tespit edildi ve dönüştürme yoluna gidildi. Dolayısıyla Malatya’da şu anda depreme karşı alınacak en iyi tedbir belediyenin 2000 yılı öncesi binaları tespit edip, üniversite iş birliği ile bu binaları tarayıp riskli olanları hemen dönüştürmek. Şu anda Malatya’nın en çok buna ihtiyacı var” diye konuştu.
“RİSKLİ OLANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ GEREKİYOR”
2000 yılı öncesi yapılan ve hatalı olduğu tespit edilen yapıların bir an önce yıkılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Türk, “Riskli yapılar tespit edildikten sonra buraları boşaltıp hemen dönüştürmek gerekiyor. Malatya fay hattının aktif olduğunu söyleyen bilim insanları var, Yedisu fayından bahsediliyor buralarda depremin meydana gelmesi kötü binalar üzerinde etkili olacaktır. 2000 yılı öncesi binaların taranıp riskli olanlarının dönüştürülmesi gerekiyor. Çünkü buradaki beton ve donatı kalitesi oldukça düşük. Bu binaların çoğunda kullanılan betonlar el ile karılarak yapılan betonlar. Beton kalitesi düşük, kontrol mekanizmaları da zayıf. Dolayısıyla 2000 öncesi binaların taranması şart. Yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor. Bu yapılarda güçlendirmeden çok verim alınmaz çünkü beton kalitesi kötü, donatı iyi değil ama çok istisnai güçlendirilecek binalar çıkabilir onlara da uzmanlar karar verir” söyleminde bulundu.
Son olarak eski binalarda taşıyıcı sistem açısından karşılaşılan en büyük hataları sıralayan Prof. Dr. Türk, “En büyük hata betonarme perdelerin olmaması. Yani genişliği kalınlığının en az 6 katı olan düşey taşıyıcılardır. Perdelerin sadece asansör etrafında yapılması. Kirişlerin kolonlardan daha büyük olduğu hatalarını görüyoruz. 2023 depremlerinde şunu da gördük, binaların altına çok fazla 5-6 metre yükseklikte dükkanların yapılması. Bunlar taşıyıcı sistem açısından en çok karşılaşılan hatalar” açıklamasında bulundu.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ