Malatya’da gözler kayısı rekoltesine çevrildi. Tarım İl Müdürlüğü koordinasyonunda çalışmalarını sürdüren rekolte komisyonunun açıklayacağı rakamlar merakla beklenirken, bu yıl etkili olan sağanak yağmur ve dolu yağışları nedeniyle hem verimde hem de kalitede kayıplar yaşandı. Hasadın yaklaşık 15 gün gecikmesinin beklendiği sezonda üreticiler, bir yandan ürününü kurtarmaya çalışırken diğer yandan piyasanın nasıl şekilleneceğini takip ediyor. Kayısı rekoltesi başta olmak üzere ürünle ilgili önemli bilgiler veren Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan önemli açıklamalarda bulundu.
2025 yılının maalesef hem kayısı üreticisi açısından hem de Malatya açısından çok zorlu bir yıl olduğunu dile getiren Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, kayısının aslında Malatya için ne kadar önemli olduğunu ilk kez bu kadar net görüp, hissettiklerini söyledi.
“MAKSİMUM DÜZEYDE BİR ÜRÜN ELDE EDEMEDİK”
“Her açıdan, şehrin her katmanını ve her bileşenini etkileyen çok önemli bir tarım ürünü olduğunu hem ekonomik hem de sosyal anlamda kayısının ne kadar değerli olduğunu hep birlikte yeniden tahlil ettik ve gördük” diyen Özcan,
“2025 yılı gerçekten belki de son 150 yılda ilk kez yaşadığımız bir hadiseydi. Ancak 2026 yılında da maalesef olumsuzluklar peşimizi bırakmadı. Özellikle çiçeklenme dönemindeki sağanak yağmur geçişleri üretimi ciddi anlamda etkiledi. Yağmur geçişlerinin hemen ardından bu defa sağanak dolu geçişleriyle karşı karşıya kaldık. Ciddi anlamda bir kalite kaybı oluştu. Bu yıl hem verim kaybı hem de kalite kaybı yaşanınca, kayısıda arzu ettiğimiz ve maksimum düzeyde bir ürün elde edemedik. Ancak geçen yıl yaşanan olumsuzluklara baktığımızda, hamdolsun bu yıl en azından üreticinin islim damlarında kükürt yakabileceği şartlar oluştu”
diye konuştu.
“MAHSULDE OLGUNLAŞMA SÜRECİ TAM ANLAMIYLA GERÇEKLEŞMEDİ”
İklim değişikliğinden kaynaklanan olumsuzluğun hala devam ettiğini belirten Özcan,
“iklim değişikliğinin yarattığı olumsuzluklar hâlâ devam ediyor. Hava koşulları çok ciddi anlamda değişiklik gösteriyor ve hasat döneminde de yaklaşık 15 günlük bir gecikme olacağını tahmin ediyoruz. Her yıl bu ayın ortalarında, özellikle rakımın 650 metre olduğu Kale bölgesinde hasat dönemi başlamış olurdu. Yaş kayısı ihracatımız da bu dönemde aktif hâle gelirdi. Ancak şu anda mahsulde olgunlaşma süreci tam anlamıyla gerçekleşmedi. Bunun temel sebebi iklimsel faktörler. Geceleri hava hâlâ oldukça serin. Bu ayın sonunda özellikle Kale bölgesinde yaş kayısı ihracatının başlayacağını ve hasat döneminin açılacağını tahmin ediyoruz”
ifadelerini kullandı.
“SAĞLIKLI OLMASI İÇİN YOĞUN BİR GAYRET GÖSTERİLİYOR”
Kayısı Tahmini Rekolte Komisyonunu tarafından belirlenen ve açıklanacak tahmini rekolteye güvenilmesini isteyen Özcan şunları kaydetti:
“Şu anda Tarım İl Müdürlüğü tarafından her yıl oluşturulan Malatya özelindeki yaş ve kuru Kayısı Tahmini Rekolte Komisyonu sahada çalışmalarını sürdürüyor. Komisyon geçtiğimiz hafta perşembe günü çalışmalarına başladı. Büyük ihtimalle bu hafta sonuna kadar da çalışmalarını tamamlamış olacak. Bildiğiniz gibi 10 kişilik bir komisyon görev yapıyor. Tarım paydaşlarımızın tamamı bu komisyonun içerisinde yer alıyor. Başta ziraat odaları olmak üzere, Sanayi Odası, 2 devlet üniversitemiz, Kayısı Araştırma Enstitüsü, Tarım İl Müdürlüğümüz ve ilçe müdürlüklerimiz sahada yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Yakın zamanda bu çalışmalar tamamlanacak ve tahmini yaş ve kuru kayısı rekoltesi şekillenecek. Ancak bunun bir tahmini rekolte çalışması olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Kesin sonuç değildir. Aşağı ya da yukarı yönlü bazı sapmalar olabilir. Fakat son 10 yıldır Malatya’da Tarım İl Müdürlüğü başkanlığında oluşturulan bu komisyonun açıkladığı rekolte tahminleri ile gerçekleşen sonuçlar arasındaki sapma oranlarının oldukça düşük olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu komisyon son derece tecrübeli bir komisyondur ve yaptığı çalışmalar da oldukça sağlıklıdır. Bunu her yıl test ediyor ve görüyoruz. Son 10 yıla baktığımızda, örneğin yaklaşık 2 milyon 700 bin tonluk tahmini rekolte belirlenmişse, gerçekleşen ihracatın 2 milyon 650 bin ton civarında olduğunu görüyoruz. Yani sapmalar oldukça düşük seviyede. Bu nedenle kamuoyunun komisyon çalışmalarına güvenmesini istiyoruz. Buradaki her bir üye Malatya’nın ve üreticinin çıkarlarını gözeterek çalışıyor. Aynı zamanda uluslararası ticaret açısından da açıklanan tahmini rekolte rakamlarının sağlıklı olması için yoğun bir gayret gösteriliyor.”
“PAZARLARIMIZI TEHDİT EDEN ÜRETİM BÖLGELERİ VAR”
Üreticinin 3-4 yıldır mağduriyet yaşadığını söyleyen Özcan,
“Bizim bütün amacımız elde ettiğimiz bu tarım ürününü sağlıklı bir şekilde ekonomik kazanca dönüştürmek. Üretici son 3-4 yıldır ciddi mağduriyetler yaşıyor. Bunun temel sebepleri iklim değişikliği ve çeşitli fizyolojik faktörlerdir. Rekoltelerde artık gerilemeler söz konusu. Bu yıl inşallah elde ettiğimiz ürünü en iyi fiyatlarla yurt dışına pazarlama fırsatını yakalayacağız. Artık Orta Asya’da, İran’da ve Afganistan’da bize rakip olan, pazarlarımızı tehdit eden üretim bölgeleri var. Bu durum birtakım olumsuzlukları beraberinde getiriyor. Ancak geçen yıl şunu gördük; Malatya kayısısı hem Avrupa’da hem de dünyanın birçok ülkesinde marka değeri, kalitesi, besin değerleri ve lezzetiyle vazgeçilmez bir ürün. Bu anlamda Malatyalılar ve Malatya çiftçisi bununla haklı olarak gurur duyabilir. Biz geçen yıl yaşanan krizin etkilerini bu yıl önemli ölçüde telafi edeceğimizi düşünüyoruz. Açılan yaraların sarılacağına ve Malatya kayısısını yeniden dünyanın dört bir yanındaki tüketicilere ulaştıracağımıza inanıyoruz”
şeklinde konuştu.
SİNEM HATUN DAVUT