Sinem Hatun Davut’un sunduğu “Haftanın Nabzı” programında, Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan’ın eylül ayı kayısı ihracatına yönelik hedefleri ve ağustos ayındaki düşüş açıklamaları masaya yatırıldı. Programın konukları Güler Hazar Doğan ve yenimalatya.com muhabiri Onay Ozan, kayısı sektörünün yıllardır aynı kronik sorunlarla baş başa kaldığını vurguladı. Tarlada üreticiden çok düşük fiyatlara alınan kayısının, İstanbul gibi büyükşehirlerin pazarlarında ve marketlerinde fahiş fiyatlara satılmasına dikkat çekilen programda, aradaki uçurumun üreticiyi üretimden soğuttuğu ifade edildi.
Programda, Özcan’ın ihracattaki düşüş nedenleri arasında gösterdiği ilaç kalıntıları ve yüksek kükürt oranları detaylı bir şekilde ele alındı. Ayrıca geçmiş yıllara ait çarpıcı bir anektodun da paylaşıldığı programda, tarım politikaları, gençlerin köyleri terk etmesi, artan mazot ve işçilik maliyetleri ile bakanlıkların sunduğu imkanlara rağmen kalıcı projelerin üretilememesi gibi hayati konular derinlemesine tartışıldı.
"KAYISI AYNI SORUNLARLA YILLARDIR CEBELLEŞİYOR"
Programın sunucusu Sinem Hatun Davut, “Kayısı aynı sorunlarla yıllardır cebelleşiyor. Biz aynı sorunları, aynı çileyi her yıl duyuyoruz. Ramazan başkanının bu ifadesini ilk kez duymuyoruz elbette. Tabii ya çözüm üretemiyoruz demek ki. Aynı şeyler yıllardır aktarılıyor, konuşuluyor, önümüze geliyor. Kayısı çok önemli bir değer diyoruz. Tanıtım krizi yaşanıyor, reklam problemi yaşanıyor. Başkalarına sahip çıkmaya çalışmaya çalışıyoruz. kayısıda da içler acısı bir tablo var. Üretici kazanmıyor. Çiftçiden 200'e kayısı alınıyor ya da atıyorum 300'e kayısı alınıyor. Bu, markete gidene kadar 500 oluyor, ihracatçısına gidene kadar 1.000'e çıkıyor. Dolayısıyla asıl kazanması gereken çiftçi kazanmıyor” dedi.
“PAZARDA 800 LİRA OLAN KAYISI TARLADA 200 LİRA”
Sözü alan yenimalatya.com muhabiri Onay Ozan, “Pazarda gün kurusu kayısının fiyatı 800 lira, normal kayısının fiyatı 400 lira. Sen buradan 200 liraya, 300 liraya kayısıyı üreticiden alıyorsun, orada 800 liraya satılıyor. Sizce bu adalet mi? Değil. Burada aracı kurumlar kazanıyor, birincisi bu. Ya çiftçi ve insanlar üretimden soğuyor. Çiftçi diyor ki 'Biz artık vazgeçeceğiz' diyor. Çünkü karşılamıyor maliyetler, yetiştiremiyor. Bunun işçilik maliyeti var, mazotu var. Mazot 100 liraya dayanmış. Ben olsam şahsen, şahsen ekmem, bakmam yani. Çünkü gelir gideri karşılamıyor. Bugün bir esnafa gittik, soru yönelttik. Esnaf arkadaş dedi ki, 'Kayısı bu sene satılmadı dedi, biz de iş yapamadık'. Malatya'nın ticareti kayısıya bağlı. Sen kayısıyı ayak altı edersen olacağı bu. Ya İstanbul gibi bir şehirde 800 lira kayısı kilosu ya! Ya tuhaf değil mi ya? Kimsenin zoruna gitmiyor mu ya? Ben anlamadım bu işi. Üretici kazanmalı. Siz üreticiye böyle mi sahip çıkıyorsunuz? depoculuk yaptım diye övünmeyeceksin” şeklinde konuştu.
“'KAYNAKLAR SINIRSIZ' DEDİLER AMA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK"
Türkiye tarımındaki kronik makas sorununa değinen gazeteci Güler Hazar Doğan, “Sami Payza yıllar önce kalktı dedi ki, 'Sayın bakanım, işte biz kaysımızı satamıyoruz. Sayın bakan, kükürt 2000 ppm'in altında olunca kararıyor' dedi, 'kaysılarımız çürüyor.' Bakan da dedi ki, Tarım Bakanı: 'Kardeşim, Avrupa'ya yediremiyoruz, adamlar almıyor' dedi. '2000 ppm'den fazla olursa satamıyoruz, sınırlarda, gümrüklerde dönüyor. Bu sorunu nasıl çözersiniz? Sizin iki tane üniversiteniz var, İki tane üniversiteniz var. Kükürdü düşük oranda tuttuğunuzda kayısıyı bozmadan soğuk zincirde nasıl saklarız, nasıl barındırırız, nasıl koruruz? Proje getirin kardeşim. Ne para, ne teçhizat, ne ekipman lazımsa size hibe ediyorum. Her geldiğimde aynı şeyde ağlıyorsunuz' dedi ya. 'Her geldiğimde dedi aynı problemde ağlıyorsunuz. E kardeşim, Avrupa yemiyor, satamıyoruz. E nasıl çözüm bulacağız? Çözüm önerisi getirin, projeler yapın. Ya getirin projeler, bu sorunu kayısıyı koruyacak, ne istiyorsanız benden size kaynaklar sınırsız' dedi. Belki üstünden 20 seneden fazla zaman geçmiş olabilir, Malatya hâlâ aynı noktada ağlıyor. Evet hiçbir şey değişmemiş, aynıyla yani cebelleşiyoruz. Peki, bunu çözmek için ne geliştirdik? Hiçbir şey geliştirmemişiz ki! Bugün bu problem... Sorunu çözmek istemezseniz çözülmez. Evet, bu anekdotu anlattım, O yüzden hazırız, Ramazan Bey de bu anlamsız bahanelere sığınmasın. Eskiden gelen eskiler de böyle ağlıyordu. Tarım Bakanlığı'nın verdiği yanıtı anlattım. Peki ne yapacağız? Evet. Hangi projeyle gittiniz? Hangi çözüm önerisiyle bakanlığa gittiniz? Ramazan Bey, gittiniz mi ya? Şu durumda biz 2000 ppm'in altında kayısıyı şöyle saklarız, böyle saklarız, böyle koruruz. Bunu yaparsak böyle başarabiliriz dediniz de destek mi alamadınız? Şimdi lisanslı depo... Onunla övünüyor. O da sizin projeniz değil. Onu da kayısı üreticisi ne kadar yararlanabiliyor?" diyerek sözlerini tamamladı.
ROJBİN ASTEKİN