İlkokulu bitirdikten sonra babasının tavsiyesi ve yönlendirmesiyle terzilik mesleğine adım atan Burhan Örma, çıraklık yıllarının mesleğin temeli olduğunu vurguluyor. Zamana ve sabra dayalı bu yolculukta çıraklıktan ustalığa uzanan hikayesini paylaşan Örma, terziliğin sadece kumaşı kesip dikmekten ibaret olmadığını, büyük bir sabır ve zanaat tutkusu gerektirdiğini ifade ediyor.
Mesleğe ilk adım attığı yılları ve ustalaşma sürecini anlatan Burhan Örma, “Bu mesleğe ilkokulu bitirdikten sonra çırak olarak başladım. Dayım bu işi yapıyordu, babamın da tavsiyesiyle onun yanında işe koyuldum. Severek de başladım. Çıraklıktan ustalığa geçiş zamanla olabilecek şeyler. Çırakken o ufak tefek işleri yapıyorsun ama çıraklık gerçekten bu işin temeli. O temel sağlam atılınca gerisi geliyor” dedi.
BİR GÖMLEĞİN İLMEK İLMEK DOĞUŞU
Özellikle gömlek dikimi üzerine uzmanlaşan zanaatkar Örma, bir kıyafetin üretim aşamalarını tamamen el emeğine dayalı bir süreç olarak tanımlıyor. Bir gömleğin ortalama 2 ila 2,5 saatlik yoğun bir emek sonucu ortaya çıktığını belirten Örma, “Gömlek üretimi ölçü almakla başlıyor. Kesimini yapıp yaka telasını, manşetini hazırlayıp birleştirmek ciddi bir zaman alıyor. Kumaş seçiminde genellikle terikoton tercih ediyoruz. Yazın müslin kumaşlar, kışın ise gabardin gibi türler öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“SABIR OLURSA HER ŞEY OLUR”
İyi bir terzide bulunması gereken en önemli özelliğin sabır olduğunu dile getiren Burhan Örma, “Bu mesleğin en zevkli tarafı bir şeyleri sıfırdan üretmek ve ortaya bir eser çıkarmak. Zor tarafı ise insanlarla uğraşmak, herkesin beklentisine hitap edebilmek. Ama sabır olursa bence her şey olur. Bugün yeniden bir meslek seçme şansım olsa hiç tereddüt etmeden yine terziliği seçerdim. Ben mesleğimi halen ilk günkü aşkla ve severek yapıyorum.” sözleriyle mesleğin hem zorluklarına hem de keyifli yanlarına dikkat çekti.
“ŞİMDİ Kİ DİKİMLER YERİNİ TADİLATA BIRAKTI”
Geçmişten günümüze terzilik sektöründeki değişimi değerlendiren usta terzi, hazır giyim sektörünün yaygınlaşmasıyla birlikte özel dikimlerin azaldığına sitem etti. Eskiye oranla dikim işlerinin yok denecek kadar azaldığını belirten Örma, “Eskiden özel dikim çok daha fazlaydı. Şu anda ise işlerimiz ağırlıklı olarak tamirat ve tadilat üzerine yürüyor. Yani tamirat olmasa terzi evine ekmek götürmekte zorlanabilir. Yine de halimize çok şükür diyoruz” dedi.
“ŞİMDİKİ GENÇLER BU ZANAATA İLGİ GÖSTERMİYOR”
Geleneksel zanaatların geleceğe aktarılması konusuna da değinen Örma, “Gençlerimize ne kadar tavsiye etsek de ne yazık ki bu işi yapmıyorlar, ilgi göstermiyorlar. El emeğine dayalı zanaatlar ne yazık ki çırak yetişmediği için zor bir dönemden geçiyor” sözleriyle geleneksel mesleklerin geleceği için endişelerini dile getirdi.
ROJBİN ASTEKİN