Malatya tarım ve ticaret sektörünün lokomotifi olan kuru kayısıda, 2026 yılı yeni sezon ağustos ayı ihracat verileri paylaşıldı. Mevsimsel faktörlerin mahsulün olgunlaşmasını geciktirmesi ve 2025 yılından devreden ürün bulunmaması nedeniyle ağustos ayı ihracatı zorlu bir süreçte başladı. Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, tüm bu zorluklara rağmen elde edilen gelirlerin ve fiyat ortalamalarının beklentileri karşıladığını belirtti.
Açıklanan veriler, sektörün 2025 yılında yaşanan krizin ardından fiyat politikalarında normalleşme sürecine girdiğini gösterirken; Avrupa pazarında yaşanan kükürt engelleri ve ilaç kalıntısı gibi zorluklara rağmen birim fiyatların 7 doların üzerine taşınması, üretici ve ihracatçılar açısından memnuniyet yaratan önemli bir finansal başarı olarak öne çıktı.
“YENİ SEZON AĞUSTOSUN 1'İ İTİBARIYLA BAŞLADI”
Hasat döneminin ağustos ayının ilk haftalarında tamamlandığını belirten Özcan, “Arkadaşlar biliyorsunuz, kayısıda artık ağustos ayının ilk haftalarında hasat dönemimiz bitti. Tarladan sofraya serüvenindeki kuru kayısıda yeni dönem ağustosun 1'i itibarıyla başladı, yeni sezon diye tabir ettiğimiz yeni dönem başladı. Ağustosta tabii bu yıl özellikle mevsimsel faktörlerden kaynaklanan üründe olgunlaşma dönemi biraz gecikti. Gecikince de mahsul gecikti. Böyle olunca da ağustos ayı verilerimiz biraz zayıf gerçekleşti. Çünkü 2025 yılından devreden ürün olmadığı için yeni mahsulü hazırlayıp ihracata göndermek zorundaydık” dedi.
İHRACAT MİKTARI VE GELİR DAĞILIMI
Zorlu koşullara rağmen ağustos ayında gerçekleştirilen ihracatın hacmi ve sağladığı döviz girdisi netleşti. Gerileme yaşanan miktara karşın ortalama fiyatların 7 doların üzerine çıkması dikkat çeken Özcan, “Ağustos ayında, 3.498 ton kuru kayısı ihracatı gerçekleştirdik. Bununla beraber de 25 milyon 295 bin dolar da gelir elde ettik. Tabii geçtiğimiz yıllara oranla baktığınız zaman ihracat rakamlarımızda bir gerileme söz konusu fakat gelirlerimize de baktığınız zaman artık fiyat ortalamalarımız 7 doların üzerinde gerçekleşmiş oluyor. 3.500 ton ihracatla 25 milyon doların üzerinde bir gelir elde ettik. Zaten burada siz rakamları teyit ettiğiniz zaman ortalama fiyatlarımız da ortaya çıkacaktır” sözlerini kullandı.
AVRUPA'YA İHRACATTA KÜKÜRT ENGELİ
Ağustos ayında işletmelerin en çok zorlandığı konuların başında kükürt ve buna bağlı gecikmeler geldiğini söyleyen Özcan, “Ama tabii ağustos ayında karşılaştığımız en büyük problem kükürttü. Kükürt ürün gecikince de özellikle Avrupa'ya ihracatımızı kısıtlayıcı en önemli faktörlerin başında geliyor. İşletmelerimizde özellikle bu anlamda yoğun bir mesaiyle ağustos ayını 3.500 tonla kapattık” şeklinde konuştu.
EYLÜL AYI BEKLENTİLERİ VE TÜKETİM TRENDLERİ
Dünya genelinde yaş meyve tüketim dönemi olması nedeniyle kuru meyve sektöründe geçici bir yavaşlık yaşandığı, ancak bu dönemin bitmesiyle talep artışı bekledikleri ifade eden Özcan, “Şimdi tabii eylül ayında inşallah ihracat rakamlarımızda bir artış bekliyoruz. Eylül ayının sonunda da mutlaka biz sizlerle de bunu paylaşacağız. Ama biraz önce de ifade ettiğim gibi, özellikle kayısıda son yıllarda ilaç kalıntıları ve kükürtle ilgili ihracatta önemli sıkıntılar yaşıyoruz, bu problemleri aşmaya çalışıyoruz. Kuru meyve grubunda da dünyada şu anda biliyorsunuz mevsimsel olarak yaş meyve tüketim döneminde olduğumuz için belki kuru meyvede önemli bir yavaşlamayla karşı karşıyayız. Ama bu yaş meyve tüketim dönemi tamamlandıkça da kuru meyvedeki tüketim döneminin artacağını tahmin ediyoruz. Dolayısıyla eylül ayında daha yüksek miktarda bir ihracat yaptığımızı inşallah sizlerle paylaşacağız. Ama tabii bunun için henüz erken, mutlaka eylül ayının sonunda da ne kadar ihracat yaptığımızı da paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
FİYAT POLİTİKALARINDA NORMALLEŞME VE KRİZİN ETKİLERİ
2025 yılındaki olağanüstü piyasa koşullarının yarattığı sert fiyat geçişlerinin ardından, yeni dönemde normalleşme sürecine girildiği belirten Özcan, “Ağustos ayının ihracat rakamları bize göre tabii, biliyorsunuz 2025 yılında yaşamış olduğumuz olağanüstü durumdan çok sert bir fiyat geçişi yaşadık. Dolayısıyla bu fiyatın kalıcı olması daha çok bir sonraki yılın mahsulüne bağlıydı. Aslında fiyatlar normalleşti. Yani 2025'te yaşadığımız krizin yarattığı o olumsuzluk fiyat politikasında sert bir makas değişikliği yarattı. Ama tabii şu anda fiyatların ihracatta da dikkat ederseniz biraz daha önceki yılların ihracat rakamlarına da dolar bazında baktığınız zaman aslında normalleşmeye doğru bir dönem açılmış oluyor. Belki üretici mutlaka önceki yılda yaşadığımız krizin yarattığı fiyat politikalarının devam etmesini bekliyordu. Biz de bu anlamda maksimum düzeyde iyi fiyatlarda kalabilmek için, yani ithalatçı ve ihracatçı arasındaki bu fiyat politikasında yüksek marjda kâr elde edebilecek bir fiyat politikasında kalmak için mücadele ediyoruz” açıklamalarına yer verdi.
“TÜRKİYE'NİN YÜZ AKI: KAYISI”
Dünya genelinde bu yıl hem yaş hem de kuru meyvede bir bolluk yılı yaşandığına dikkat çeken Özcan, “Ama mutlaka hepimiz takip ediyoruz; dünyada bu yıl bir bolluk yılı. Yani gerek yaş meyvede gerekse kuru meyvede. Ama kayısı, Türkiye'nin önemli üç prestij ürününden... Yani incir ve üzümle kıyasladığınız zaman ben şu anda Türkiye'nin yüz akı olduğunu, fiyatlar ve fiyat politikasına da baktığınız zaman üreticisini de, ihracatını da aslında mutlaka daha iyi yerlere taşıyabilecek bir serüvene doğru gittiğini düşünüyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
ROJBİN ASTEKİN