Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, Malatya’nın en önemli tarımsal ürünü olan kayısıya ilişkin gündemdeki konuları değerlendirdi. Kayısı fiyatlarındaki düşüşün nedenlerine, ihracatın önemine ve üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Fendoğlu, Malatya kayısısının uluslararası pazardaki bilinirliğinin korunması gerektiğini vurguladı. Son dönemde gündeme gelen Baskil kayısısı tartışmalarına da değinen Fendoğlu, kayısının adının polemik konusu yapılması yerine pazarlama gücünün artırılmasına odaklanılması gerektiğini söyledi. İthal kayısı ve zirai don sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Fendoğlu, konunun takipçisi olduklarını ifade etti.
Kayısı fiyatlarındaki gerilemenin temel nedenlerinden birinin üreticilerin hasat sonrasında biriken borçlarını ödeme ihtiyacı olduğunu belirten Fendoğlu, çiftçilerin işçilik, ilaç, mazot ve diğer giderlerini karşılamak için ürünlerini fiyatına bakmadan satışa çıkardığını söyledi. Piyasadaki ürün yoğunluğunun arz-talep dengesi üzerinden fiyatları aşağı çektiğini ifade eden Fendoğlu, ihracatın artmasıyla birlikte iç piyasadaki talebin de yükseleceğini ve fiyatların bundan olumlu etkilenebileceğini dile getirdi. Fendoğlu konuyla ilgili açıklamasında, “Kayısıda hasadı kaldırdıktan sonra işçi parasının ödenmesi, ilaç parası, tarlanın mazot parası, benzinciye olan borçların ödenmesi için üretici, çiftçi elindeki malı şeyine bakmadan o borçları ödemek için 300'e mi verildi, 250'ye mi verdi, sorgulamadan veriyor. Çünkü borcunu kapatmak istiyor. Dolayısıyla piyasada bir mal yoğunluğu var. Fazlalığı var. Böyle olunca da fiyat tabii arz talebe göre düşüyor. Ama ihracat arttıkça özellikle de ihracatçı firmalarımız yurt dışındaki bağlantılarını çoğalttıkça içerideki talep sayısı çok fazla olacak. İhracatımızın rekoltenin üstünde olursa veya aynı rakamlara ulaşırsa o fiyat orada kalmaz diye düşünüyorum. İhracatımız çok önemli” şeklinde konuştu.
“BASKİL KAYISISI DA MALATYA'NIN KAYISISIDIR”
Son dönemde Baskil kayısısı üzerinden gündeme gelen tartışmalara da değinen Fendoğlu, coğrafi işaretin yalnızca Malatya il sınırlarını değil, kayısının yetiştirildiği geniş bir coğrafyayı kapsadığını ifade etti. Elazığ Baskil, Elbistan, Adıyaman ve Sivas Gürün gibi bölgelerde yetişen kayısının da Malatya kayısısı olarak bilindiğini belirten Fendoğlu, uluslararası pazarda ürünün Malatya adıyla tanındığını söyledi. Konunun siyasi polemiklere dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Fendoğlu, “Baskil kayısısı da Malatya'nın kayısısıdır zaten. Çünkü coğrafi işaret demek sadece Malatya'yı almıyor. Elbistan'ı, Adıyaman'ı, Sivas Gürün'ü, Elazığ'ı, Baskil'i kapsayan bir coğrafyanın işaretinin alanının tamamının hepsi Malatya kayısısıdır. Dolayısıyla bunun adı da Malatya kayısısı. Baskil de de yetişse Malatya kayısısı. Elbistan'da da yetişse Malatya kayısısı. Yani üstüne fazla yorum yapmaya gerek yok. Çünkü Almanya'da herhangi bir markete giriyorsunuz. Üstünde Malatya yazıyor veya İtalya'da gitseniz Malatya. Hep Malatya adı geçiyor. Demiyorlar ki, Elbistan'ın, Maraş'ın, Adıyaman'ın, Baskil'in kayısısı. Onun için o konuda biz rahatız yani” ifadelerine yer verdi.
“ÖNEMLİ OLAN PAZARLAMA”
Fendoğlu, farklı bölgelerin kendi ürünleri için coğrafi işaret başvurusunda bulunabileceğini, ancak asıl hedefin bölgedeki kayısının dünya pazarında daha güçlü yer edinmesi olması gerektiğini belirtti. “Önemli olan onun pazarlanması, çiftçinin önünün açılması, adı ne olursa olsun önemli olan bu coğrafyada yetişmiş bir ürünün tüm dünyayla buluşması. Bizim hedefimiz bu” diyen Fendoğlu, enerjinin tartışmalara değil, üreticinin ve ihracatçının önünü açacak çalışmalara yöneltilmesi gerektiğini kaydetti.
“KAYISI BİRLİĞİNİN AÇILMASI LAZIM”
Malatya’da son yıllarda gündeme gelen ithal kayısı konusuna da dikkat çeken Fendoğlu, bu meselenin 2-3 yıldır tartışıldığını söyledi. Malatya’da kayısı borsasının bulunduğunu, Kayısı Birliğinin ise kapandığını hatırlatan Fendoğlu, birliğin yeniden açılması gerektiğini ifade etti. İthal kayısı konusunun yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Fendoğlu, ilgili kurumların bu konuda gerekli çalışmaları yürütmesini beklediklerini dile getirdi. Geçmişte yaşanan zirai don felaketinin ardından üreticilere yönelik destek sürecinde de aktif rol aldıklarını anlatan Fendoğlu, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ile birlikte hazırladıkları teklifin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulduğunu ve Malatya için 5 bin 500 liralık destek rakamının kabul edildiğini söyledi. Fendoğlu, “2-3 yıldır gündeme geliyor ithal kayısı konusu. Malatya'da borsamız var, kayısı birliği kapandı zaten ama açılması lazım. Borsa'nın bu işi takip ettiğini düşünüyorum. Bu don olayında bir ürünümüz kalmadı ki o don komisyonunda Bülent Bey'le beraberdik zaten. Burada yeri gelmişken ben tevazu da göstermeyeceğim Bülent Tüfenkci ile beraber verdiğimiz bir rakam vardı Cumhurbaşkanına sunduğumuz. Cumhurbaşkanımız tarafından Malatya'ya 5.5 fiyat verdik ki hiç kimsenin rüyasında görmeyeceği fiyat. Yani herkes 3 bin falan beklerken 5 bin 500 lira fiyat verdik. Dolayısıyla burada Bülent Tüfenkci ile komisyonda başkan yardımcısıydı. Ben de katip üye olarak o komisyonda altında imzamız vardı. Ama en büyük teşekkürü yine Cumhurbaşkanımız hak ediyor. Çünkü bizim teklifimizi onayladı” sözlerini kullandı.
“ZİRAİ DONUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Zirai don felaketine ilişkin tartışmalara da değinen Fendoğlu, ellerinde yeterli belge ve bilgi bulunmadan iddialar üzerinden değerlendirme yapmanın doğru olmayacağını söyledi. Konunun takipçisi olduğunu belirten Fendoğlu, Meclis’te ithal kayısıya yönelik önlem alınması için ilgili bakanlığa çağrıda bulunduğunu da hatırlattı. Fendoğlu, “Don olayı da çok gündeme geldi ama tabii elimizde belge, bilgi, donanım olmadığı için iddialarla konuşmak da asılsız olur diye düşünüyorum. Ama o konunun takipçisi olduğumu söyleyebilirim. Mecliste bununla ilgili konuşmalarım da mevcuttur. İthal kayısı ile ilgili bakanlığımızın önlem almasını talep eden konuşmalarım var.” dedi.
HANİFE SARI