Artan ev kiraları ve peş peşe gelen zamlar karşısında çaresiz kalan emekliler artık yoksulluk içerisinde yaşamak istemiyor. Açlık sınırının 36 bin lira olduğu ileri sürülen günümüzde emekli maaşlarının yetersizliğine dikkat çeken Birleşik Emekliler Sendikası MYK üyesi Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, önemli açıklamalarda bulundu.
Ev kirası başta olmak üzere her şeye yüklü miktarda zam geldiğini ileri süren Birleşik Emekliler Sendikası MYK üyesi Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, bu durumun yapılan artışların emeklinin, dul ve yetimin cebine girmeden geri alınmasına neden olduğunu ileri sürdü.
“GEÇMİŞTE BUNA KÖLELİK DENİYORDU”
“Açlık sınırının 36 bin lira, yoksulluk sınırının 120 bin lira ve bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin 45 bin lira olduğu günümüzde; hükümetimiz emeklisine açlık sınırının yarısı kadar bir maaşı reva görmektedir” sözlerini ileri süren Göktaş,
“Bu yaklaşım, adeta ‘ölmeden sürün’ demekle eş değerdir. Ev kirası ödeyen bir emekli, maaşını aldığı an parası bittiği için sadece o ayı değil, tüm yılı aç ve perişan halde geçirmektedir. Eğer aldığımız maaş sadece yemek yemeye ve uyumaya yetiyorsa, bunun adı insanca yaşamak değildir; geçmişte buna kölelik deniyordu. Emekliler bu ekonomik sıkıntıları aşabilmek için 65-70 yaşlarından sonra iş aramakta ve beden işlerinde çalışmaktadır. Hiçbir emekli bu yazın sıcağında ya da kışın soğuğunda hobi olsun veya vakit geçirsin diye çalışmamaktadır”
diye konuştu.
“ZAM ORANLARI MAAŞ ÜZERİNDEN UYGULANMALI”
Emeklilerin taleplerini de sıralayan Göktaş şunları kaydetti:
“-En düşük emekli aylığı, açlık sınırının yüzde 30 fazlası olacak şekilde belirlenmelidir. Maaş artışlarının adil olabilmesi için asgari ücretten düşük olan emekli kök maaşları önce asgari ücret seviyesine yükseltilmeli, zam oranları bu baz maaş üzerinden uygulanmalıdır.
-Bayram ikramiyeleri yılda 2 kez, birer maaş tutarında ödenmelidir.
-Banka promosyon süreçlerinde emekli sendikaları muhatap alınmalı; SGK katılımı ve sendika temsilcileri eşliğinde bankalarla doğrudan masaya oturularak teklifler değerlendirilmelidir.
-Sağlığa erişim tamamen ücretsiz ve kolay olmalıdır. Emekliler için hastanelerdeki randevu sistemi kaldırılmalıdır.
-Emeklilerin en büyük sorunlarından biri konut sıkıntısıdır. Başta depremzede olup tek evi yıkılan ya da ağır hasar gören emekliler ile kiracı olan emeklilere; hükümetin ve yerel yönetimlerin yapacağı toplu konut projelerinde öncelik tanınmalıdır. Bu konutların ödemelerinde ve peşinat taleplerinde gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır.
-Bütün şehirlerde emeklilerin ücretsiz faydalanabileceği barınma merkezleri ve huzurevleri inşa edilmelidir.
-Emekli sendikalarının ve derneklerinin kurulma hakları güvence altına alınmalı ve bu örgütlenmelere gerekli destek sağlanmalıdır.”
SİNEM HATUN DAVUT