Çevre Bakanlığına Malatya’dan yakarış

Malatya’nın Yazıhan ilçesi Ambarcık Mahallesi'nde tarım alanına kurulmak istenen GES projesi mahalleliler tarafından protesto edildi. Protestoda işledikleri tarım topraklarının üzerine GES projesi istemediklerine vurgu yapan mahalleli, “Burası kır, bayır, taşlık, kayalık değil, burada 300-400 kişi yaşıyor. 8 bin dönüm arazi 2 bin dönüm giderse buradaki 400 vatandaş neyle geçinecek? 1. sınıf tarım arazisi üzerine güneş panellerini getirerek vatandaşı mağdur etmenin bir anlamı yok” dedi. 

GÜNDEM - 30-06-2025 11:54

Malatya’nın Yazıhan ilçesi Ambarcık Mahallesi'ne kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) Projesi mahalleli tarafından tepkiyle karşılandı. Bu doğrultuda traktörlerle GES Projesi’nin yapılması planlanan alana gelen mahalleli durumu protesto etti. 

 “8 BİN DÖNÜM ARAZİ 2 BİN DÖNÜM GİDERSE BURADAKİ 400 VATANDAŞ NEYLE GEÇİNECEK?”

Burada Şevki Çiftliği'nde ikamet eden Cafer Kuşdoğan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “5 aydır biz burayla uğraşıyoruz. Bu işin siyasi ayağı var. Siyasi ayağı olduğu için de kimse bir türlü işin üzerine gitmiyor. Bir ay önce sayın valimizle, bir milletvekilimizle görüştük, bilgi ve belgeleri verdik, yanıt çıkmadı. Sayın Vali ‘buraya hiçbir şey olmaz, ben buna onay vermem’ dedi. Fakat ne hikmetse Çevre Şehircilik Bakanlığı günlük bir tane ilan gönderiyor, ihbarname. Yani Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Malatya'da bir sürü yapacağı iş varken böyle eften püften işlerle uğraşıyor. Bunun peşinde müteahhidi Diyarbakırlı. Siyasi ayağı var. Geçen de buraya saat: 20.00’da ölçümcüler gelmiş. Kimsiniz, niye geldiniz, kimden emir aldınız, Burada ne arıyorsunuz diye sorduk.  Önce dediler ki ‘biz kadastro elemanıyız.’ O zaman dedim ki görev kâğıdınızı çıkarın. Buraya bir GES Projesi kurmak istiyorlar. Bahsedilen alan bin 600 dönümden Fazla ikinci HES Prosesine devam edecek. Tapulu malı. Burası kır değil, bayır değil, taşlık değil, kayalık değil, burada 300-400 kişi yaşıyor. Pancar ekili yani buradaki insanların abutu çökmüş, elleri nasırlı. Yani burada 8 bin dönüm arazi 2 bin dönüm giderse buradaki 400 vatandaş neyle geçinecek? Kamulaştırma yok. Kamulaştırmanın açıklamasını yapan yok. 2 ay sonra duyduk. Yani bilgiyi Çevre Şehircilik bir ihbarname gönderdi o şekilde öğrendik. Biz Çevre Şehircilik Müdürü'ne gittik, görüştük, toplantı yaptık. Siz dedim Tarım İl Müdürlüğünde onay aldınız ama herhalde Tarım İl Müdürlüğünde üstte bir onay almışlar. Bura bizim haberimiz yok diyor. Malatya Tarım İl Müdürlüğü vermedi daha. "Vermedik." diyorlar ama taraflı bir rapor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı diyor ki, "Biz Tarım İl Müdürlüğü'yle başka kurumlardan onay aldık." ÇED onayı çıkmış. ÇED onayı da günlük tebligat yapıyorlar. Bakanlıktan bize sürekli tebligat yapılıyor duyuru yapılıyor, bu iş bitmiş diye. Sayın Vali ile de siyasiler ile de görüştük. Bu konuda Sayın Vali sağduyulu davranıyor. Kendisine teşekkür ederim. Geçen o olayda biz onları aldık köye götürdük. Jandarma geldi. Jandarmaya da teslim ettik. Sayın Valiyi aradık, Sayın Vali'yle görüştük. Sayın Vali hem Kaymakam Bey'e hem Tarım İl Müdürlüğüne talimat vermiş. Böyle bir ölçüm işi burada olmayacak. 1. sınıf tarım ve elverişli bir arazi. Yani öyle taşlık, kayalık, hazine. Burada 1 metre hazine bulamazsın. Şu da var. Bir vali yardımcısı bunu takip ediyor. Emekli Vali Yardımcısı, yegeni, kamunun tüm kurumlarını tehdit ediyorlar. Tehditvari konuşuyorlar. Siyasilerden de ses çıkmadı. Bu projeyi o takip ediyor, şirketin danışmanlığını yapıyor. Burada en az 400 nüfus var. Bu arazi gittikten sonra burası müşterek, köylüler birbirine girer. Yani herkes bahçesini ekmiş, tarlasını ekmiş. Köylüyü de birbirine düşürecekler. 400 nüfuslu bir köyü, insanları mağdur etmenin bir anlamı yok. Birilerine peşkeş çekmenin de bir anlamı yok. Arap liderinin öttüğü gibi Malatya’da parası olanlara herkes çabuk gidiyor, çabuk ona yandaş olmaya çalışıyor. Vatandaşı mağdur etmenin bir anlamı yok. Üretmek istiyoruz, üretiyoruz da zaten. Burada hiç boş bir yer yok. Kavun ekili, pancar ekili. 5 kilometreden su alıyoruz. Yani bu millete yazık olur. Bu milletin vebalini alırlar. Biz kolay bir lokma da değiliz” ifadelerine yer verdi.

“GES PROJELERİNDE DE BİR ÇETE OLUŞMUŞ”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç ise konuya dair yaptığı açıklamada, “Türkiye'de emsali görülmemiş bir vakayla, bir olayla karşı karşıyayız. Mesele şu Yazıhan’ımızın Ambarcık Mahallesi’nin tamamı 1. sınıf toprak arazisi iken Viva 5 Enerji GES projesini getirerek üreticimizin sulu tarım yaptığı pancar ektiği bir tek karışında bir taş bulunamayan şu gördüğünüz toprak üzerinde enerji panelleri döşeyip GES projesini gerçekleştirmek istiyorlar. Şimdi bizim anladığımız kadarıyla kanunlarımızda, mevzuatımızda 1. sınıf araziler üzerine değil GES projesi çiftçimiz bir ev yapacak olsa 75 m²'yi dahi geçemiyor. Bizim yasalarımız böyle emrediyor. 85 nüfusu doyurabilmek için belediyelere hükümetimiz sakın ha tarım arazilerini imara açmayın derken biz sanki hiç çiftçinin haberi olmadan tapulu arazisi üzerine birileri bir proje gerçekleştiriliyor. Bakanlıkta ÇED Raporu veriliyor ve birileri köylüye haber vermeden gece saat 8'de gelip arazileri ölçmeye başlıyor. Burada yasalar, düzenlemeler o zaman boşuna. Sanki burada bir eşkıyalık yapılıyor. İşte biz burada hükümetimize sesleniyoruz. Ben Sayın Cumhurbaşkanıma buradan sesleniyorum, her yerde hırsızlarla, çetelerle uğraşıyorsun. GES Projelerinde de bir çete oluşmuş. Çiftçinin tapulu arazisi üzerine haberi olmadan istimlakı yapılmadan nasıl ÇED Raporu verilebiliyor? Nasıl 1. sınıf tarım arazisi üzerine getirip de güneş panelleri kurulabiliyor? Ben bunu merak ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, daha çok işiniz var. Biz 85 milyon insanı doyurmak için elimizden geleni tarım ve hayvancılıkta insanlarımızı köyde tutmak için sizlerin desteğinizle buralarda üretim yapıyoruz. Ama maalesef birileri rantı için getirip burada bin 300 dönüm arazi üzerine bir GES Projesi kurarak insanlarımızı mağdur edecek, insanlarımızı şehirlerin köşelerine gönderip asgari ücretle çalıştırmaya zorlayacaklardır. Ben burada merak ediyorum, hangi mühendis buna tarıma elverişsiz arazi diyebilecekse, hangi çevre projesi böyle bir araziye GES projesi kurulabilir diyecekse bugünden urganını hazırlasın. O asmayı hak etmiştir. Biz ülke olarak, Ziraat Odası olarak buna müsaade etmeyeceğiz. Buyurun Hodri Meydan. Kurmak istiyorsanız, bu kadar insanı karşınıza alıp bu insanlara rağmen siz bunu gerçekleştirmeyi istiyorsanız biz burada nöbetteyiz. Buyurun gelin diyorum” cümlelerine yer verdi.

“SENEDE 2 ÜRÜN ALIYORUZ, BURAYI TERK ETMEYECEĞİZ”

 “Biz elektrik istemiyoruz. Biz gıda istiyoruz. Elektriksiz yaşarız ama gıdasız yaşayamayız” diyen arazi sahipleri adına konuşan Ambarcık Mahallesi Şevki Çiftliği Sulama Kooperatifi Başkanı Alaattin Korkmaz ise, uzun zamandır beridir burada yaşadıklarına vurgu yaparak şunları kaydetti: “ Biz burada yaklaşık 150 yıldır yaşıyoruz. Dedelerimizden beri yaşıyoruz. 8 bin dönüm arazimiz var. Yaklaşık 4 bin şu karşıda gördüğünüz tepelerin arka tarafı 4 bin dönüm kadar kayısı bahçesi alanımız var. Bu gördüğünüz alan da yem bitkileri, hububat, pancar gibi ürünlerin üretimini yapıyoruz ve bir istihdam sağlıyoruz. Yaz mevsiminde bu sene gerçi kayısı olmadı. Ürünümüz dondan dolayı yandığı için normalde bin kişi gelip burada ekmek yiyor. Çapaya geliyor, kayısı silkelemeye geliyor. Köyümüzün insanları şehirlerden döndü, geldi burada ev yaptı. 30 haneyken 75 haneye çıktı şu anda. Buralar kurak alan değil sulak alan. Burasını şu anda Karakaya Baraj Gölü'nde bastığımız suyla sürüyoruz. Şuralara bak şu anda kavun ekilmiş. Senede 2 ürün alıyoruz. Tüm bunlar varken Tarım İl Müdürlüğünde ve herhangi bir yerde bu gördüğünüz araziye, insanların ekmeği olan araziye nasıl burası ÇED Raporu verilir? Nasıl burası tarım alanı değildir denilir bunu benim aklım almıyor. Buradan Sayın valime, bütün yetkililere sesleniyorum. Sesimizi duysunlar. Buradaki insanların namusudur, şerefidir, vatanıdır. Burayı terk etmeyeceğiz. Bize yardımcı olsunlar, sesimizi duysunlar.”

“BURASI RIZA PAZARIYLA BÖLÜNMÜŞ BİR ARAZİ”

Mahalleli, Osman Solar da arazinin rıza pazarıyla bölünmüş olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi: “Toplaştırmaya gelindi. Burada toplaştırma yaptırılmadan bırakıp gittiler, parasını da aldılar. Kömüşhan Köyü’nde askıya çıkarttılar. 3 aylık askı süresi var diyor kanunda. Onu da başka bir köyde yapıyor. Köylünün haberi olmadan onu da yaptılar ve parasını aldı, gittiler. Yol yaptık, ara yolları, arazi yolları yaptık diye bunun devletten parasını alıp devleti de zarara soktular. Burası şu anda tapulu bir arazi ama müşterek tapulu. Rıza pazarlığıyla bölünmüştür. Herkes kendisine düşen hakkı sürüyor. Yani böyle rıza pazarıyla bölünmüş bir arazi. Birde böyle bir sorunumuz var.”

Muhabir: HANİFE SARI 

Günün Diğer Haberleri