Battalgazi’de meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem, yalnızca binaları değil, hafızalardaki 6 Şubat travmasını da sarstı. Diyarbakır’dan Kayseri’ye kadar geniş bir bölgede hissedilen deprem sonrası vatandaşlar kendilerini mahalle, sokak ve caddelere atarken vatandaşlar yine bir deprem olur mu düşüncesiyle evlerine girmekten korkuyorlar. Bu depremin bir öncü depremi mi yoksa artçı bir deprem mi olduğu merak edilirken Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Yunus Gülmez, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.
Depremin bekledikleri bölgede olduğunu dile getiren Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Yunus Gülmez, deprem olan bölgede 5,5–6 büyüklüğü arasında bir deprem olacağını tahmin ettiklerini söyledi.
Depremin büyüklüğünden bahseden Gülmez,
“Depremin yüzeye ve şehir merkezine yakın olması nedeniyle 5,6 büyüklüğündeki bir deprem daha şiddetli hissedildi. İnsanlar diyecek ki: ‘Bu 5,6 değil, daha büyüktü; çok sarstı.’ Evet, sesler geldi, binalar sallandı. Bu gayet normaldir. Burada yine her zaman söylediğimiz konu devreye giriyor: Büyüklük ile şiddet arasındaki fark. Deprem yüzeye yakın ve yerleşim yerine yakın olduğu için daha şiddetli hissedildi. AFAD ile Kandilli farklı büyüklükler açıklamış. Birisi 5,7 diyor, diğeri 5,6 diyor. Bu normal bir durum. Daha önce de bunun örneklerini vermiştik. O bölgede bazen Kandilli ‘Pütürge’ derken AFAD ‘Battalgazi’ diyebiliyor. Çünkü orası bir sınır bölgesi gibi. Cihazların birbirine uzak olması nedeniyle büyüklükte, derinlikte ve koordinatlarda farklılık olması gayet normal”
ifadelerini kullandı.
“ORADA KIRILMAYAN BİR BÖLGE KALMIŞTI”
“Beklenen bir depremdi” diyen Gülmez sözlerine şöyle devam etti:
“Yine söylüyorum, koordinatlara tam bakmadım ama Gülümuşağı civarında olduysa, Battalgazi-Gülümuşağı hattı dediğimiz bir kontak noktası var. Orası enteresan bir geçiş güzergâhı gibi bir yer. Orada kırılmayan bir kol vardı. O kolun üreteceği deprem de 5,5 ile 6 arasında olurdu. Şöyle söyleyeyim: Hem Elazığ depreminden sonra hem de 6 Şubat depremlerinden sonra orada kırılmayan bir bölge kalmıştı. Yaklaşık yirmi küsur kilometrelik bir alan. Bunun üreteceği deprem buydu. Yüzde 99 ihtimalle o bölge kırıldı. Öncü değil, büyük bir depremin tetikleyicisi değil. Bu yine 6 Şubat’ın artçılarından biri.”
“MÜHENDİSLİK HİZMETİ ALAN NORMAL BİNALAR BU TÜR ARTÇILARLA YIKILMAZ”
Yeni binaların sallanmasının normal olduğunu kaydeden Gülmez,
“Yeni binalarda bunun olması normal. Çünkü biz zemin etüdü yaptığımızda, statik hesaplarla birlikte oturma hesabı da yaparız. Yeni binalarda birkaç santimlik oturma payı olur. Deprem gibi vibrasyon oluşturan durumlarda binanın elastik davranış göstermesi gayet normaldir. Bu depremden sonra 4,5-4,6 büyüklüğüne kadar artçılar olabilir. Çeşitli bölgelerde hissedilebilir. Bunlar bu depremin artçıları olacaktır. Mühendislik hizmeti alan normal binalar bu tür artçılarla yıkılmaz. Ama mühendislik hizmeti almayan binalar için ben hiçbir zaman ‘Bir şey olmaz’ diyemem. Şimdi düşünün; fay hattının üstüne vatandaş kaçak bina yapmış. Bu depremin o yapıya nasıl hasar vereceğini kimse bilemez. Ben bazen bunları söylüyorum diye bazı idareciler tepki gösteriyor. ‘Depremi sürekli gündeme getirip insanları korkutmayın’ diyorlar. Ama korkmak, ölmekten iyidir. Şu an tedbir almanın tam da zamanı. Bakın herkes dışarıda. Korku, insana tedbir aldırır”
diye konuştu.
“EKSİKLERİ VARSA TAMAMLANIR”
6 Şubat depremlerinden sonra yapılan kaçak yapılara değinen Gülmez,
“Biz normalde şunu söyledik: Bu binalara deprem performans analizi yapılsın. Orta hasarlı binalarda yapıldığı gibi inceleme yapılsın. Eksikler tespit edilirse uygulamayla güçlendirme yapılsın, sonra da ruhsatlandırılsın dedik. Tabii bu; fay hattı, heyelan bölgesi, kaya düşmesi ya da çığ riski taşıyan alanlardaki yapılar için geçerli değil. Onlara yapılacak bir şey yok, onlar yıkılacak. Bunun dışında kalan kaçak yapılarda deprem performans analizi yapılabilir. Eksikleri varsa tamamlanır, ardından ruhsatlandırılır. Geç değil ama vatandaşa da bir yaptırım uygulanması gerekiyor. Biz kaçak yapılarla ilgili açıklama yaptıktan yaklaşık bir-bir buçuk ay sonra encümen kararı alındı ve bu yapılara su aboneliği verildi. Vatandaşın da zaten ihtiyacı buydu. Bundan sonra başka bir yaptırım uygulanmayınca insanların umurunda olmuyor. Önce sahada tarama yapılması lazım. 35 binden fazla kaçak yapı olduğu söyleniyor. Önce bunlar tespit edilmeli. Sonrasında kolluk kuvvetleriyle ya da ilgili kurumlarla gerekli açıklamalar yapılmalı, vatandaş bilgilendirilmeli. İnsanlar da ona göre hareket etmeli”
ifadelerini kullandı.
SİNEM HATUN DAVUT