Arapgir’in tarihi, kültürel ve turistik değerlerine dikkat çeken Cömertoğlu, göreve geldikleri günden bu yana planlı ve bilimsel bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirtti. Bu kapsamda İstanbul Teknik Üniversitesi ile iş birliği yapılarak mahalle ve köylerin planlarının hazırlandığını ifade eden Cömertoğlu, tarihi yapıların tescillenmesiyle kültürel mirasın koruma altına alındığını söyledi.
“Ortak akıl ve bilimsel planlama ile yola çıktık”
Programın verimli geçtiğini dile getiren Cömertoğlu, Arapgir’in geleceğine yönelik fikir alışverişinde bulunulduğunu belirterek, “İlçemizin değerlerini birlikte ele aldığımız bu buluşmada, ortak akılla çözüm üretmeye devam edeceğiz” dedi.
Yerel üretim yeniden canlandırılıyor
Konuşmasında tarım ve üretime ayrı bir parantez açan Cömertoğlu, Arapgir’e özgü ürünlerin yeniden ekonomiye kazandırıldığını vurguladı. Mor reyhanın markalaştırıldığını belirten Cömertoğlu, Arapgir biberi ve Köhnü üzümünün üretiminin yeniden yaygınlaştırıldığını ifade etti.
Bostan kültürünün önemine değinen Cömertoğlu, “Bostan varsa hayat vardır. Sulama altyapısını güçlendirdik, üreticiyi destekledik. Bugün Arapgir’de bostanlar yeniden kuruluyor, bağlar canlanıyor” diye konuştu.
“Büyükşehir Yasası göçü artırıyor”
Büyükşehir Yasası’nın kırsal üzerindeki etkilerine de değinen Cömertoğlu, mevcut uygulamaların köylerden göçü hızlandırdığını savundu. Köy okullarının kapanması ve hizmetlerin merkezileşmesinin kırsalda yaşamı zorlaştırdığını belirten Cömertoğlu, bu durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Kırsal güçlenmeden kalkınma olmaz”
Kırsal kalkınmanın ülke genelindeki gelişim için kritik olduğunu vurgulayan Cömertoğlu, üretim odaklı politikaların artırılması gerektiğini ifade ederek, yerel yönetimlerin ve üreticilerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Program sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Cömertoğlu, Arapgir’i her alanda daha ileriye taşımak için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini sözlerine ekledi.