55 YILLIK KANALLAR İFLAS ETTİ

Akçadağ'da tarımsal üretimin can damarı olan sulama sistemi alarm veriyor. Yaklaşık 55 yıl önce yapılan açık sulama kanallarının ömrünü tamamlaması nedeniyle suyun önemli bir bölümü tarlalara ulaşmadan kaybolurken, kuraklık tehdidinin arttığı bu dönemde üreticiler çözüm bekliyor. Akçadağ Ziraat Odası Başkanı Mehmet İnal, sorunun geçici önlemlerle çözülemeyeceğini belirterek tek çıkış yolunun kapalı sulama sistemi olduğunu söyledi.

YEREL - 05-08-2026 10:17

Akçadağ'da sulama krizi her geçen gün daha da derinleşiyor. Sulama sezonu geçen yıla kıyasla daha az sorunla ilerlese de üreticinin yıllardır değişmeyen en büyük problemi yine eski sulama kanalları oldu. Yaklaşık 55 yıl önce inşa edilen kanalların ömrünü tamamlaması nedeniyle suyun önemli bir bölümü tarlalara ulaşmadan kaybolurken, kuraklık uyarılarının peş peşe yapıldığı bu dönemde ilçenin tarımsal üretimi için alarm zilleri çalıyor. Konuyla ilgili değerlendirme yapan Akçadağ Ziraat Odası Başkanı Mehmet İnal Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.

Sulamanın geçen yıla göre biraz daha iyi olduğunu ifade eden Akçadağ Ziraat Odası Başkanı Mehmet İnal, bu yıl suyun geç verildiğini ama geçen yılki kadar büyük sıkıntıların yaşanmadığını söyledi.

“SU, KANALLARDA BÜYÜK ORANDA KAYBOLUYOR”

Şu ana kadar bahçelerin büyük çoğunluğunun sadece bir kez sulandığını dile getiren İnal, “Suyla ilgili yine sıkıntılar var ancak geçen yılki kadar değil. Sorunun birinci derecede nedeni kanalların eski olması. Su, kanallarda büyük oranda kayboluyor. Kanal dolu olsa bile ciddi su kaybı yaşanıyor. Bunun idari yönetimle ilgili tarafı da var ancak en büyük problem kanalların eski olmasıdır. Asıl sorun bu. Bunun çözülmemesinde idari yönetimin de etkisi bulunuyor. Şu ana kadar bahçelerin büyük çoğunluğu sadece bir kez su aldı. Tek suyla kalması hiç iyi değil. İkinci suyu alan yerler de var, onlar ikinci sulamayı yapacak. Geçen yıl birçok yer tek sulamayla kalmıştı. Ama şu anki tabloya göre geçen yılki gibi olmayacak gibi görünüyor” diye konuştu.

“BUNLAR ÇÖZÜM DEĞİL”

“Kanalların yapılması tamamen devletin tutumuna bağlı” diyen İnal sözlerine şöyle devam etti:

“Öncelikle DSİ'nin proje hazırlaması gerekiyor. Ardından Tarım ve Orman Bakanlığının bu projeye ödenek ayırması lazım. Bunlar olmadığı sürece bu kanalların yenilenmesi mümkün değil. Kanallar 1972 yılında yapıldı. Hesap edersek 50 yılı, hatta 55 yıla yakın bir süreyi geçmiş durumda. Bu süreçte ufak tefek bakım ve onarımlar yapılıyor ancak bunlar çözüm değil. Kalıcı çözüm, kapalı sulama sistemine geçilmesidir. Vatandaşlar kendi arazisinde bireysel olarak bazı düzenlemeler yapmış olabilir ancak ana kanallar hâlâ açık kanal. Kanalların büyük bölümü tahrip olmuş durumda. Bu nedenle vatandaşın yaptığı yatırımlar da yeterince verimli çalışmıyor.”

“BU SUYU VERİMLİ KULLANAMIYORUZ”

Kapalı sisteme geçilmesinin elzem olduğunu söyleyen İnal, “Kuraklığın yaşandığı bir dönemde hâlâ vahşi sulamanın devam ediyor olması bana göre büyük bir ayıptır. Devletin bunu mutlaka çözmesi gerekiyor ki vatandaş emeğinin karşılığını alabilsin. Bunun için mutlaka kapalı sisteme geçilmesi gerekiyor. Şu anda mevcut su seviyemiz dolu sayılabilecek durumda. Ancak vahşi sulama nedeniyle bu suyu verimli kullanamıyoruz. Eğer kapalı şebekeye, yani modern sulama sistemine geçilmiş olsaydı, belki de bugün sulanan arazinin iki katı, hatta daha fazlası sulanabilirdi. Bunun için devletin proje hazırlaması, DSİ'nin çalışmayı yapması ve gerekli ödeneğin ayrılması gerekiyor. Bunun dışında kalıcı bir çözüm ben görmüyorum. İdari anlamda bazı iyileştirmeler yapılabilir, başkanlar değişebilir ancak bu sorunun tek ve kalıcı çözümü kapalı şebeke, yani modern sulama sistemidir” ifadelerine yer verdi.

SİNEM HATUN DAVUT

Günün Diğer Haberleri