Malatya’nın en önemli tarımsal ürünü olan kayısı, “Haftanın Nabzı” programında geniş şekilde ele alındı. Programda Türkiye Ziraat Odaları Birliği Malatya Şube Başkanı ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, hem üretimde yaşanan kayıpları hem de piyasa dinamiklerini değerlendirerek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Yunus Kılınç, son yıllarda yaşanan zirai don, dolu ve yağış dengesizliklerinin kayısı üretimini ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Malatya’da yaklaşık 11 milyon kayısı ağacı bulunduğunu belirten Kılınç, bunun önemli bir kısmında bu yıl meyve oluşmadığını ifade etti.
Kılınç, özellikle çiçeklenme dönemindeki yağışların döllenmeyi olumsuz etkilediğini ve bazı bölgelerde monilya hastalığının görüldüğünü dile getirdi.
REKOLTE TARTIŞMALARI VE PAZAR ETKİSİ
Rekolte açıklamalarının piyasa üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu savunan Kılınç, bazı çevrelerin yüksek üretim beklentisi oluşturarak fiyatları baskıladığını öne sürdü.
“Algı operasyonlarıyla üretici zarar görüyor” diyen Kılınç, geçmiş yıllarda yapılan rekolte açıklamalarının piyasayı doğrudan etkilediğini ve üreticinin gelir kaybı yaşadığını ifade etti.
İTHALAT VE PİYASA İDDİALARI
Kılınç, Türkiye’ye farklı ülkelerden kayısı girişine ilişkin iddialarda bulunarak Özbekistan, Türkmenistan ve İran’dan gelen ürünlerin piyasada yer bulduğunu ileri sürdü. Bu ürünlerin zaman zaman “Malatya kayısısı” etiketiyle satıldığı yönünde şikâyetler olduğunu belirtti.
Bu durumun hem üreticiyi hem de ürün kalitesini olumsuz etkilediğini savunan Kılınç, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
FİYAT POLİTİKALARI VE ÜRETİCİ TEPKİSİ
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı fiyatlara da değinen Kılınç, üretici beklentilerinin karşılanmadığını dile getirdi. Girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Kılınç, açıklanan fiyatların üretici açısından yetersiz olduğunu ifade etti.
Kılınç, üretici ile market fiyatları arasındaki makasın açıldığını belirterek denetim ve yasal düzenleme çağrısında bulundu.
TARIMDA SİSTEM VE PLANLAMA ÇAĞRISI
Tarım sektöründe planlama eksikliğine dikkat çeken Kılınç, üretimin arz-talep dengesine göre yapılması gerektiğini söyledi.
Sözleşmeli tarım modelinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Kılınç, üreticinin ürününü satabileceği garanti bir sistem kurulmadıkça tarımda sürdürülebilirliğin sağlanamayacağını ifade etti.
Ayrıca tarımda dijital bir takip sistemi öneren Kılınç, hangi üreticinin ne ektiği ve ne kadar üretim yaptığına dair bir veri altyapısının kurulmasının önemine dikkat çekti.