Anadolu Eksen Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Kenan Akdoğan, Öğretmenlik Meslek Kanunu’yla (ÖMK) ilgili gazetemize konuşarak, önemli açıklamalarda bulundu.
Geçen aylarda bir okul müdürünün Iraklı bir göçmenin saldırısı sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatan Akdoğan, bu ve bunun gibi yüzlerce olaydan sonra oluşan tepki neticesinde Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlere yönelik saldırılarda tıpkı sağlık çalışanlarına yapılan şiddette olduğu gibi ciddi bir yaptırım kararını aldığını söyledi.
“EĞİTİM FAALİYETİ YÜRÜTMELERİ İÇİN GEREKLİ ADIMI ATMIŞTIR”
Kanunda yapılan düzenlemeyi aktaran Akdoğan, “Bu kararları da kanunlaştırarak eğitim ortamlarında eğitimcilerin güvenli bir şekilde eğitim faaliyeti yürütmeleri için gerekli adımı atmıştır. Bu adımla eğitimciye şiddette yaptırımlar ciddi şekilde artırılarak yeni hazırlanan Öğretmenlik Meslek Kanununa (ÖMK) eklenmiştir. Buna göre Kanun ile birlikte eğitim çalışanlarına yönelik cezaların yarı oranında artırılması, hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmaması, görevleri sebebiyle öğretmenlere karşı işlenen kasten yaralama suçunun tutuklama sebebi haline getirilmesi düzenlenmiştir” şeklinde konuştu.
“GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ EKİM AYINA ERTELENMİŞTİR”
“Biz, bu konuda atılan adımdan dolayı memnuniyetimizi Sayın Bakanımızla da paylaştık” diye Akdoğan, şunları kaydetti:
“Fakat bir bütün olarak ÖMK’ye bakıldığında olumlu maddeler olsa da genel itibariyle öğretmeni köşeye sıkıştıran, iş güvencesini elinden alamaya yönelik maddeler gözden kaçmamaktadır. Öğretmenlerin hak ve sorumlulukları ile öğretmene yönelik şiddete kadar birçok düzenlemeyi içeren Öğretmenlik Meslek Kanunu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanmasının ardından TBMM Genel Kurul görüşmeleri ekim ayına ertelenmiştir. Meclise sunulan ve bazı maddeleri kabul edilen fakat öncelikli konulardan dolayı kanunlaşması ertelenen bu yasa tasarısının sorunlu maddelerinin yeniden ele alınıp Meclis’e getirilmesi için bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Öğretmenin çalışma huzur ve barışını bozacak olan, iş güvencesini tartışmalı hâle getirecek ve istismara tamamen açık hâle getirecek olan, idarecilerin mobbingine maruz bırakacak olan bu gibi maddelerin kanunlaşması hâlinde bu kanunun Anayasa Mahkemesinden döneceği kanaatindeyiz. Bu yüzden yanlış adımlardan derhal vazgeçilmeli, eğitimde huzurun bozulmasına yol açacak düzenlemelerden kaçınılmalıdır. Öğretmeni yıldırmayı, sadece robot gibi, müfredata hapsetmeyi amaçlayan düzenlemeler ülkenin geleceğine fayda sağlamayacaktır.”
“TÜKENMİŞLİKLERE YOL AÇACAK”
Mülakatı dayatmanın vicdanlarda yer bulunmadığını söyleyen Akdoğan, “Yine bir başka konu da ballandıra ballandıra anlatılan Öğretmen Akademilerinin kurulmasıdır. Zaten feleğin çemberinden geçmiş, 4 yıllık fakülteyi bitirip KPSS adı altında üç farklı zor sınavı başarıyla tamamlamış öğretmenlere ayrıca mülâkatı yüzde elli etkili olacak şekilde dayatmak da vicdanlarda yer bulmamaktadır. Ve daha sonra bu süreçte başarılı olan öğretmenlerin akademi marifetiyle de çeşitli sınavlara, sözüm ona eğitimlere tabi tutulması ve bunun da kadro anlamına gelmemesi, yeni atanan öğretmenlerin düşük maaşla çalışmak zorunda bırakılması kabul edilebilir değildir. Yine bu akademi marifetiyle her an işini kaybetme korkusu da yeni atanan öğretmenlerimizi karanlık dehlizlere sokacak, telafisi mümkün olmayan tükenmişliklere yol açacaktır” diye konuştu.
“MÜMKÜN OLMADIĞINI İFADE ETMEK İSTİYORUM”
“Bu ÖMK yoluyla teminat altına alınacak olan öğretmen kariyer basamaklarında da daha önceki dönemde verilen sözlerin tutulmasını, uzman öğretmen ve başöğretmen olabilmek için gerekli süre şartları sözlerinin yerine getirilmesini istiyoruz” diyen Akdoğan, “Verilen sözlerin aksine ÖMK’de yer alan bu konudaki süre şartlarını kabul etmediğimizi ifade etmek istiyorum. Biz öğretmenler olarak daha müreffeh şartlarda, güvence altına alınmış, ekonomik ve sosyal haklar konusunda görevimizi yerine getirebileceğimiz kanunla sağlanmış imkânlar beklerken iş güvencemizin elimizden alınmak istenmesini hayretle izliyoruz. Ve bunu da kabul etmemizin mümkün olmadığını ifade etmek istiyorum. Öğretmen okulda öğrencisiyle baş başa bırakılmalı, eğitimcilerimize geleceğimizin teminatı çocuklarımızı yetiştirme vazifesini başat görev olarak göreceği alanlar oluşturulmalıdır. Aksi takdirde korkuyla yaşayacağı, vicdanıyla cüzdanı arasına sıkışacağı bir ikilemde bırakılacaktır” ifadelerine yer verdi.
“HER BOYUTTA ELE ALINMADIĞI AŞİKÂR”
Akdoğan, “Genel olarak bakıldığında kanunun bütünsellikten uzak olduğu, öğretmenliğin tüm süreçlerinin ele alınmadığı fakat teklifte mesleğe giriş, adaylık, mesleki etik ve atamalar gibi pek çok önemli konu ve öğretmenlerin yaşadıkları sorunlara yönelik hayati maddelerin yer almaması, geniş bir katılımcı zemininde kanunun her boyutta ele alınmadığı aşikârdır. Başta da belirttiğimiz gibi kanunun ekim ayına kalması fırsat olarak görülmeli, kanundaki eksik ve yanlış kararların gözden geçirilmesi Bakanlık tarafından atılacak önemli bir adım olacaktır” dedi.
