İnönü'nün hayatı, Türk siyasetinin değişen koşullarına paralel olarak şekillenmiş ve kendisi, hem iç hem dış politika alanında önemli kararlar alarak Türkiye'nin şekillenmesinde büyük rol oynamıştır. Herkesin bildiği adıyla ‘İkinci Cumhurbaşkanı’ olan İsmet İnönü’nün, siyasi kariyeri ve kişisel mücadelesi, Türkiye'nin modernleşme yolundaki dönüm noktalarına eşlik etmiştir.
İSMET İNÖNÜ’NÜN HAYATI VE GENÇLİĞİ
İsmet İnönü, 24 Eylül 1884’te İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Selanik’te Osmanlı ordusunda subay olan Hüseyin Hüsnü Bey, annesi ise İstanbul’da doğmuş bir hanımefendi olan Zekiye Hanım’dı. Ailesinin geleneksel eğilimlerinden farklı olarak, İnönü’nün eğitim hayatı oldukça modern bir şekilde şekillenmişti. İstanbul’daki Şemsi Efendi İlkokulu ve Mülkiye İdadisi'nde öğrenim gördükten sonra, Harp Okulu’nu kazanarak subaylık eğitimini tamamladı. Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında aktif olarak görev aldı. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunda görevli olan İnönü, savaşın bitmesinin ardından Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer aldı ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli bir askeri lider olarak görev yaptı.
KURTULUŞ SAVAŞI VE ATATÜRK İLE YAKIN İLİŞKİSİ
İsmet İnönü’nün siyasi kariyerinin temelleri, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesini verdiği Kurtuluş Savaşı’na dayanmaktadır. Türk milletinin işgale karşı verdiği bu amansız mücadelede önemli bir rol oynayan İnönü, özellikle Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz gibi kritik cephelerde görev alarak dikkatleri üzerine çekti. Mustafa Kemal Atatürk ile kurduğu güçlü dostluk, İnönü’nün Cumhuriyet’in inşasında önemli bir yer edinmesine yol açtı. 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanıyla birlikte İsmet İnönü, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün en yakın silah arkadaşı ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) önemli liderlerinden biri oldu.
BAŞBAKANLIK DÖNEMİ (1938–1950)
İsmet İnönü, Atatürk’ün ölümünden sonra, 1938 yılında Cumhurbaşkanı olmasına rağmen, asıl dikkat çeken dönemi Başbakanlık yaptığı yıllarda yaşanmıştır. Atatürk’ün vefatının ardından göreve gelen İnönü, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı oldu. Ancak onun en uzun süreli hizmeti, 1938-1950 yılları arasında Başbakanlık yaptığı dönemde gerçekleşmiştir. Bu yıllarda, Türkiye'nin iç ve dış politikası, büyük ölçüde İnönü'nün liderliğinde şekillenmiştir. İsmet İnönü, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ekonomik kalkınma, sanayileşme, eğitim ve hukuk alanlarında köklü reformlar gerçekleştirmiştir. Ancak, 1940'lı yılların sonlarına doğru Türkiye'nin çok partili sisteme geçişi ile birlikte, İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı döneminde siyasi atmosfer değişmeye başlamıştır.
ÇOK PARTİLİ HAYAT VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ
İsmet İnönü’nün, çok partili hayata geçişin başındaki liderlerden biri olduğu söylenebilir. 1945 yılına gelindiğinde, Atatürk'ün kurmuş olduğu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin tek parti yönetimi sona ermiş ve çok partili sisteme geçişin temelleri atılmıştır. İnönü, 1946 seçimlerinde CHP'nin karşısına Demokrat Parti’nin (DP) adayları olarak çıkan Celal Bayar ve Adnan Menderes’e karşı mücadele etti. 1946 Seçimleri, Türkiye’nin demokrasiye geçiş sürecinde önemli bir dönüm noktasıydı, ancak seçimler sonrasında gerçekleşen gerginlik ve yapılan itirazlar, demokrasinin olgunlaşması gerektiğini gösterdi.-İnönü, 1950 seçimlerinde iktidarı kaybederek muhalefete düşse de, bu dönemde Türkiye'deki demokrasi mücadelesinin ve çok partili yaşamın liderlerinden biri olmaya devam etti. 1950 seçimlerinin ardından Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Demokrat Parti hükümetiyle birlikte yönetimde söz sahibi oldu.
İKİNCİ CUMHURBAŞKANLIĞI DÖNEMİ VE VEFATI
İnönü, 1961'de yeni bir anayasa ile Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı olarak göreve geldi. Türkiye’nin ekonomik ve sosyal yapısının yeniden şekillendiği, sağ-sol çatışmalarının arttığı, 1960’larda darbeye tanıklık eden Türkiye’de İnönü’nün rolü oldukça büyüktü. 1960 darbesi sonrasında, Adnan Menderes ve hükümet üyeleri tutuklanmıştı; bu dönemde İnönü'nün Cumhurbaşkanı olarak ülkede demokratik süreçlerin korunmasında önemli bir rolü oldu. İnönü'nün 1960’lı ve 1970’li yıllardaki liderliği, hem Türkiye’nin iç hem de dış politikasında önemli bir dengeyi sağlamıştır. 1965 seçimlerinden sonra, Türkiye’nin ekonomik büyüme ve sanayileşme hamleleri hız kazanmış, ancak aynı dönemde toplumsal gerilimler ve siyasi istikrarsızlıklar da artmıştır. İnönü'nün vefat ettiği 25 Aralık 1973’te, Cumhurbaşkanlığı makamında bir dönem sona ermiştir. 89 yaşında hayata veda eden İnönü, Türk siyasetinde bıraktığı derin izlerle anılmaya devam etmektedir.
İSMET İNÖNÜ’NÜN MİRASI
İsmet İnönü, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Cumhurbaşkanı olarak değil, aynı zamanda çok partili hayata geçişin öncüsü, demokrasi mücadelesinin savunucusu ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki önemli reformların mimarı olarak da hatırlanmaktadır. Ekonomik kalkınma, eğitim reformları ve demokratikleşme yönündeki katkıları, onu Türkiye'nin en önemli liderlerinden biri yapmaktadır. Bugün, İnönü’nün hayatı, özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin temel yapı taşlarını oluşturmuş olan değerleri ve ilkeleriyle hatırlanmaktadır. Onun bıraktığı miras, Malatya’da gerçekleştirilecek anma programı gibi etkinliklerle yaşatılmaya devam edecektir. İsmet İnönü’nün siyasi kariyeri ve ömrü, Türk siyasetinde demokrasiye olan bağlılığın, halkın iradesinin önemli bir yeri olduğunu her zaman hatırlatan bir ders olarak kaldı.
muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
