Malatya’da özellikle Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresinde çoğalan dilenciler, vatandaşları bıktırmaya devam ediyor. Vicdanları sömüren dilencilere yönelik bir önlem alınmaması ise tepkilere neden oluyor. Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan vatandaşlar, belediyelerin bu konuda daha duyarlı davranması gerektiğini belirterek, dilencilere karşı caydırıcı cezaların uygulanmasını talep ettiler.
Dilencilerin özellikle hastane gibi hassas noktalarda toplanmasına karşı önlem alınması gerektiğini ifade eden Mesut Koçer isimli vatandaş, halkın vicdanının sömürülmesine engel olunmasını istedi.
“CEZALAR ARTIRILMALI”
“Hastaneye hasta ziyaretine veya muayeneye gelen kişiler zaten duygusal anlamda hassas oluyorlar” diyen Koçer, “Dilenciler ise bu durumu kendi çıkarlarına kullanarak para koparmaya çalışıyor. Belediye veya zabıta ekipleri bu kişilere karşı daha etkili önlemler almalı. Hastanenin güvenlik ekipleri dilencileri kovuyor, aradan yarım saat geçmeden dilenciler aynı mekânlara gelip dilenmeye devam ediyorlar. Bunlara bir türlü çare bulunamıyor. Özellikle belediyeler bu insanları yakalayıp, tekrar bırakıyorlar. Ancak büyük bir yaptırım uygulanmıyor. Siz dilencileri yakalayıp, tekrar bırakırsanız, onların geleceği yer tekrar dilendikleri mekânlar. Demek ki yakalayıp, tekrar bırakmak çare olmuyormuş. Lütfen bu vicdan sömürücülerine etkili önlemler alınmalı, cezalar artırılmalı” diye konuştu.
“HER YERDELER”
Dilenci sorununun şehir genelinde yayıldığını ve yalnızca hastane çevresiyle sınırlı kalmadığını belirten Emine Kurt isimli vatandaş, özellikle çocuk ya da yaşlı görünümde olan kişilerin toplumda daha çok acıma hissi uyandırmaya çalıştığını söyledi. Dilencilere caydırıcı cezalar verilmesini isteyen Kurt, “Bu insanlar, duygularımızı sömürerek gelir elde ediyorlar. Belediyeler bu kişilere ciddi yaptırımlar uygulamazsa, dilenci sayısı her geçen gün artacaktır. Hepimiz rahatsızız ve yetkililerin bir an önce bu konuda adım atmasını bekliyoruz. Hastane gibi insanların dertleriyle baş başa oldukları yerlerde dilencilerin ne işi olabilir? İnsanlar hastalıklarıyla mı ilgilensin, derdine mi yansı yoksa dilencilerle mi uğraşsın? Kimse kimsenin derdinden anlamıyor. Özellikle bu vicdan yoksunları hiç kimsenin derdinden anlamıyor. Her yerdeler. Camilerin önünde, caddelerin başında. Burada yerel yönetimlere çok büyük iş düşüyor” ifadelerini kullandı.
“ÇOK YÜKSEK CEZALAR VERİLMELİ”
“Malatya genelinde dilencilik toplumsal bir soruna dönüşmüş durumda” diyen Kemal Atalmış, şunları kaydetti:
“Dilencilerin çoğu organize bir şekilde çalışıyor. Bunlar sadece ihtiyaç nedeniyle dilenmiyorlar, bu durumu meslek haline getirmişler. Sorunun kökten çözülmesi için yeni düzenlemelerin ve daha sıkı denetimlerin hayata geçirilmesini gerekiyor. Şehrimize başka illerden gelen misafirlerimiz ya da hastaneye gelen hasta yakınları buradaki dilenci yoğunluğundan rahatsız. Özellikle şehir dışından gelen insanlar, bu tablo karşısında olumsuz bir izlenimle ayrılıyorlar. Bu durum hem Malatya’nın imajına zarar veriyor hem de burada yaşayan bizleri üzüyor. Dilencilere ağır yaptırımlar uygulanmalı. Mesela yakalanan dilencilerin sadece paraları elinden alınıp, küçük meblağlar şeklinde cezai işlem uygulanmasın. Çok yüksek cezalar verilmeli. Ben devletimizin yerinde olsam dilenen insanları yakaladıktan sonra devletin imkânlarından yararlanmama cezası veririm. Özellikle dilencilerin hastanelerde tedavisini yasaklarım ‘dilencilik yapmaktan suçludur’ diye de siciline işlerim.”
“DİLENEN İNSANLAR GÖRMEK İSTEMİYORUZ”
Dilenciliğin bir meslek haline dönüştürüldüğünü kaydeden Suna Yoldaş isimli vatandaş da, “Dilencilik bir meslek haline geldi. Birileri için mükemmel bir para kazanma mesleği. İnsanları sömürerek para kazanıyorlar. Bu durumdan oldukça rahatsızız. Yetkilerin bir an önce bir önlem alması gerekiyor. Artık hastanenin önünde, cami yanlarında dilenen insanlar görmek istemiyoruz” dedi.
Muhabir: HÜSEYİN KOCAMAN
