Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un hazırlayıp sunduğu “Haftanın Nabzı” programının bu haftaki konuğu Malatya Kültür ve Yaşam Derneği Başkanı ve Araştırmacı Yazar Atilla Kantarcı oldu. Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma süreci ve kültürel anlamda yaşadığının değişimlere ışık tutan Atilla Kantarcı, şehrin gelişimini için yetkililere de önemli çağrı ve tavsiyelerde bulundu.
Arslantepe’nin yeteri kadar tanıtılamadığına dikkati çeken Atilla Kantarcı,
“Bu yıl Göbeklitepe için Urfa’ya giden turist sayısı 1 milyon. Bu 1 milyon kişiden her bir kişi 5 bin TL bıraktığı zaman 5 milyar lira yapıyor. Burada berber, lokantacı, otelci, esnaf kazandı. Kısaca Urfa kazandı. Bizim Malatya için böyle bir şey söz konusu değil. Bugün Malatya’daki esnafların hepsi kan ağlıyor. Bu yıl Arslantepe’yi 20 bin kişi ziyaret etti. Bu 20 bin kişinin çok büyük bir kesimi okul öğrencileri. Bu nedenle hiçbirinin Arslantepe’ye 25 kuruşluk katkısı yok. 20 bin kişi nere, 1 milyon kişi nere. Bu şehirde turistlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir otel yok. Biz Malatya’ya turist gelmesini istiyorsak turistlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir hizmet sunmamız gerekiyor. Malatya’da Arslantepe’yi görmeyen vatandaş bırakmamak zorundayız. Belediyeler bu yılı atılım yılı ilan ederek, Arslantepe’ye bedava turlar düzenlemeli ve herkes bir kere gidip Arslantepe’yi görmeli. Çünkü ben Arslantepe’yi görmezsem Malatya’ya gelen misafirimi Arslantepe’ye götürmek aklımın ucundan geçmez. Ben belediye başkanlarına çağrıda bulunuyorum, tüm belediye otobüslerini, minibüsleri Arslantepe logosu ile giydirmek zorundayız. Hepsini Arslantepe’yi anlatan görsellerle donatalım. Ayrıca şehirlerarası otobüs firmalarımızı da bu şekilde giydirmemiz lazım. Bunu yaparsak herkes Arslantepe’nin farkında olur. Bu şekilde milyonlarca insana Arslantepe’yi tanıtabiliriz”
şeklinde konuştu.

“ÇOK BÜYÜK BİR DEĞİŞİM YAŞANDIĞINI GÖZLEMLİYORUM”
6 Şubat depremleri sonrası Malatya’nın sosyolojik olarak ciddi bir değişim yaşadığını dile getiren Kantarcı,
“Malatya’da deprem sonrası sosyolojik ve etnografik anlamda çok büyük bir değişim yaşandığını gözlemliyorum. Çok büyük nitelikli göç verdik ve niteliksiz göç aldık. Amacımız verdiğimiz nitelikli göçü geriye almak. Ama çok umut değilim. Gidenleri geleceğini, gelenlerin de gideceğini düşünmüyorum. Bu bakımdan şu anda Malatya’da korkunç bir kültür erozyonu yaşanıyor ve Malatyalılık kültürü ve bilinci asimilasyona uğramış durumda. Trafik kazalarında bunu çok net bir şekilde görebiliyoruz, dışarından gelen niteliksiz insanların nasıl kaza yaptığını görebiliyorsunuz. Malatya kültürsüz insanlarla doldu. Biz şehrimizde yabancı konumuna düştük. İnsanların bir şehre aidiyet duyabilmesi için kültürün birtakım unsurlar görmesi lazım. Bir tek Hükümet Konağı kaldı. Onun haricinde hiçbir tanıdık sima yok. Bizim mihenk taşı dediğimiz noktalar vardı. Örneğin Kışla Caddesi’nde bir yer tarif edildiğinde Kantar Palas’ın 10 metre ilerisi derlerdi. Şimdi hiçbiri kalmadı. Bir yeri tarif edecek alanlar kalmadı. Her geçen gün insanımızın şehre aidiyet duyması zorlaşıyor. Bunu yeniden sağlamak zorundayız. Kültürümüzü kaybediyoruz bari çarşı merkezinin bir bölümüne simge binalarımızın örneklerini yapalım. Çarşımız eski ve köhneydi ama bizim çarşımız diyebiliyorduk. Şimdi bu çarşıya ‘bizim’ diyebilecek miyiz?”
ifadelerine yer verdi.
“AMA VALİYİ BİLE DİNLEMEDİLER”
Malatya’da krizlerin fırsata çevrilemediğini kaydeden Kantarcı,
“Şu sözü asla unutamıyorum, deprem döneminde Malatya Valisi olan Hulusi Şahin şöyle bir ifade kullanmıştı, ‘100 seneye kalmaz torunlarınız sizi beddua edecektir’. Çarşıyı inşa etmek için Ankara’dan gelen mimarın maketlerle anlatım yaptığı bir toplantı da Sayın Hulusi Şahin bu ifadeleri kullanmıştı. Sayın Vali çarşıyı genişletmek, trafik akışını rahatlatmak istiyordu hatta bir takım meslek gruplarını çevreyolunun altına almayı, çarşı merkezini yeşil alanları bol olan bir yer yapmayı düşünüyordu ama valiyi bile dinlemediler, ağır hakaretler oldu”
diye konuştu.
Son olarak Malatya’nın sorunlarına ilişkin genel bir değerlendirmede bulunan Atilla Kantarcı,
“Malatya kötüye gidiyor demek çok doğru olmaz. Son yıllarda Türkiye’nin sorunu olan unsurlar Malatya için de geçerli. Bir uyuşturucu sorunu var. Bu rakama inanmak mümkün değil ama Türkiye genelinde 15 milyon kişinin uyuşturucu kullandığı söyleniyor. Tabi Malatya’da nüfusu ölçeğinde bundan nasibini alıyor. Bunun gibi Türkiye’nin genel gidişatından etkilenen sorunlarımız var. Özelde de şehrimize kendi kültürü ile gelen insanlar ve gençlerimizin kendi kültürü bilmemesi, tanımaması”
ifadelerini kullandı.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
