Türk Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Fevzi Şahin, gazeteci Berkman Dulcan ve Malatya Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un sunduğu BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan “Haftanın Nabzı” programına konuk oldu.

Programda Eski Genelkurmay Başkanı ve Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Aksaray Üniversitesinde katıldığı bir panelde gençlere yönelik yaptığı konuşmada ‘Çin’e gidin, Çin teknolojide çok ilerledi orada 3-5 sene kalın’ sözünü değerlendiren Fevzi Şahin,

“Şimdi şöyle eğitimde ya da dünyada başarı elde etmiş ülkelere bakalım. Çin bunlardan bir örnek. Güney Kore örnek. Singapur bir örnek, Kanada bir örnek sayabiliriz. Bunlar dünyada farklı kulvarlarda bu bilimsel olabilir, kültürel olabilir, her anlamda ön plana çıktılar. Çin de çıktı. Peki Çin nasıl çıktı? Bizim Çin'e gitmemize gerek yok. Çin nasıl çıktı? Bu sorunun cevabı bize Türkiye'nin de öne çıkmasının şifrelerini verecek. Söyleyeyim hepsi kendi bu saydığım ülkelerin tamamı kendi eğitim modellerini geliştirdiler. Bu eğitim modeli nasıl? Yerli ve milli ülkenin bir hedefi var, Dünya lideri olmak. Dünya lideri olmak için neye ihtiyacınız var? Mühendise mi? O zaman mühendis yetiştireceksiniz. Tıp mı o zaman tıp alanında ilerleyeceksiniz? Vesaire vesaire. Yetmiyor mu ülkenizde? O zaman ne yapacaksınız? beyin göçüyle bunu sağlayacaksınız. Şimdi gelişmiş olan ülkeler kendi ülkelerinin genetik yapısını çıkartmışlar. 3 milyon kişide iki kişi üstün zekalı çıkıyor. Hesaplamışlar nüfuslarına göre. O zaman önümüzdeki yüzyılda bizim çıkartacağımız üstün zekalı sayısı bin. Peki bin yetiyor mu bize bu bin kişi yetmiyor. Ne kadar ihtiyacımız var? 2 bin daha. O zaman ne yapıyorlar? Diğer ülkelerden beyin göçü sağlayarak ki şu anda Hindistan en fazla beyin göçü veren ülke. Ne yapıyorlar? Alıyorlar ve böylelikle başarıyı sağlıyorlar. Türkiye'nin yani gençlerin işi gücü bırakıp yarın Çin'e gitmelerine gerek yok. Biz eğitim modelimizi ülkenin beklentileriyle doğru bir şekilde oluşturmalı, hedefleri belirlenmeli ve insan kaynağımızı da bu yönde kullanmalıyız”

ifadelerine yer verdi.

“KİM KENDİ MESLEĞİNİ YAPIYOR?”

Ülkede yetiştirilen insan kaynağının hedefe ulaşmamış olduğuna vurgu yapan Fevzi Şahin,

“Mesele şu, şu anda Türkiye'de milyonlarca insan üniversiteden mezun oluyor. Şimdi bu bir ürün değil mi? Yani hukuk fakültesini hadi geçelim, tıp fakültesini de geçelim. Eğitim fakültesi kısmi diğer fakültelerin hangisinde iş bulma imkanı var? Bazen sosyal medyada denk geliyoruz, ‘Bilkent'i bitiriyorum, ODTÜ’yü bitiriyorum. İşim hazır. Nere? BİM, A101’ diyor. Bakın burada bir sorun var, yetiştirdiğiniz insan kaynağını hedefe ulaşmamış. Diğer meslek gruplarında da aynısı değil mi? Kim kendi mesleğini yapıyor? Kimse. Demek ki burada bir yanlışlık var. Bu eğitim modeli yetiştirdiğimiz insan kaynağı toplumun beklentilerine uygun değil. Şimdi toplum diyor ki ‘bana evet hukukçu lazım, tıp lazım, savcı lazım, hakim lazım, çöpçü lazım, ara eleman lazım. Biz bunları sağlayabiliyor muyuz? Şimdi bizim eğitim modelimiz bunu sağlıyor mu? Sorun bu. Yani biz diyoruz ki işte zorunlu 12 yıllık eğitim, lise bitiriyor üniversiteye gidiyor, daha sonra iş yok. Yani sanayide ara elamana ihtiyaç var. Meslek liselerini daha da özendirelim. En önemlisi bu değil mi? Ortaokulda, meslek ortaokulları kuralım. Yani ortaokulda akademik olarak devam etmeyecek olan çocuklar meslek ortaokuluna, ondan sonraki meslek lisesine vesaire yönlendirelim. Yani herkesin üniversite kazanması, üniversite okuması çözüm değil ki. Nihayetinde bitirdikten sonra üniversiteyi işte kendi alanı dışında farklı alanlarda istihdam yeri arıyor ya da bulmaya çalışıyor, buluyor ama yaptığı işle mesleği uyuşmuyor. Demek ki demek ki eğitim modelimiz ülkenin belirlediği hedeflere ulaşmada yetersiz. Bu bir gerçeğimiz, bizim bu gerçeği dile getirmemiz gerekiyor. Muasır medeniyet seviyesine ulaşacaksak, bölgesel güç olacaksak, küresel güç olacaksak geliştireceğimiz eğitim modeli bu beklentilerle doğru orantılı olmalı. İnsan kaynağını da doğru yetiştirmemiz lazım”

şeklinde konuştu.

HANİFE SARI