Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), sonuçlarının açıklanmasının ardından bu hafta itibari ile tercih süreci başlayacak. Peki tercih sürecinde adaylar nelere dikkat etmeli? Gençlerin hayatını şekillendirecekleri tercih sürecinde adaylara tavsiyelerde bulunan Rehberlik ve Eğitim Uzmanı Tolga Özcan, BUSABAH gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

Tercihlerin istek sırasına göre yapılabileceğini vurgulayan Özcan, puan oluşması durumunda adayların istedikleri alandan tercih yapabileceklerinin altını çizdi.

“İKİ ŞEKİLDE YAPABİLİRLER” 

Tercih yapılacak süre aralıkları hakkında bilgi veren Özcan, “2024 YKS sınav sonuçlar açıklandı, tercih süreci 25 Temmuz ve 2 Ağustos 2024 tarihleri arasında yapılacaktır. Tercihler ais.osym.gov.tr adresinden yapılacaktır. Adaylar tercihleri iki şekilde yapabilirler. Birincisi e-Devlet üzerinden, ikinci ise ÖSYM şifreleri ile aday işlemleri sayfasından yapabilirler. Eğer aday bunları yapamıyorsa bir başvuru merkezi aracılığıyla başvurularını gerçekleştirebilirler. 25 Temmuz 2024 tarihinde tercihlerimiz başlıyor, 2 Ağustos 2024 son gün. Adaylarımız eğer bir başvuru merkezi aracılığı ile başvurularını yapıyorlarsa 17.00, bireysel başvuru yapacaklarsa 23.59’a kadar başvurularını gerçekleştirebilirler. Adaylar, tercih sürelerini kaçırmasınlar” şeklinde konuştu.

“HEPSİNİ DOLDURMAK ZORUNDA DEĞİLLER” 

Adayların 24 tercih hakkı olduğunu dile getiren Özcan,  “Adaylarımız bu 24 tercihin hepsini doldurmak zorunda değiller. Özellikle adaylarımızın şuna çok dikkat etmesi lazım; tercihler puana göre değil, sıralamaya göre yapılır. Adaylarımızın başarı sırlamalarını göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Tercih listesi hazırlanırken özellikle ilk sıraları başarı sırasının üzerinden veya en çok istedikleri ilk 4 veya 5 bölümü yazabilirler. Orta sıralara, 6 ile 18 arasına ise yerleşme olasılığı yüksek ve başarı sıralamasına yakın bölgeleri yazsınlar, en son sıralara son 5 ve 7 tercihe ise yerleşme olasılıklarının çok yüksek olduğu yerleri yazsınlar. Örnek veriyorum, diyelim bir aday 150 binde ise son tercihi yaklaşık 250 bin ile 270 bin başarı sıralaması arasında olmalı ki aday açıkta kalmasın. Bunun için adaylarımız son tercihlerinde başarı sıralamalarının çok yüksek olduğu bölümlere yer vermesi uygun olacaktır” ifadelerine yer verdi.   

“BİR AVANTAJ SAĞLADI”     

Her puan türünden tercih yapılabileceğini söyleyen Özcan, “Aday sayısalcıysa ve eşit ağırlık puan türü oluşmussa oranda da tercih yapabilir ya da aday eşit ağırlıkçı, sözel puanı oluşmuşsa sözelden de tercih yapabilir. Puanı hesaplanmışsa, her hangi bir testen 0,5 net yapmışsa, puanı da hesaplanmışsa her aday her alandan tercih yapma hakkına sahiptir. Özellikle bu yıl matematik testinin zorluğu sayısal ve eşit ağırlık adaylarının sıralamalarının ham puandan geçen yıla göre daha iyi gelmeisne neden oldu çünkü matematik testinin zorluğu sayısal ve eşit ağırlıkçı adaylara artı bir avantaj sağladı. Ancak sözel sorularının adaya kolay gelmesi nedeni ile sözelde aynı durum söz konusu olmadı. Sözel puan türünde sıralama daha geri geldi” diye konuştu.

“GENİŞ BİR TERCİH LİSTESİ HAZIRLAMALILAR”

Sözel ve eşit ağırlıkçı öğrencilerin tercihlerinde daha dikkatli olması gerektiği uyarısında bulunan Özcan, “Yükseköğretim Kurulu YÖK, ikinci öğretim programlarıın tamamını kapattı ve pek çok bölümde kontenjan azalmasına gitti. Özellikle bu yıl sözel ve eşit ağırlıkçı öğrencilerin tercihlerine daha çok dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü kontenjan azaltılan programları adaylar çok iyi araştırmalıdır. Sınavda ayrıca matematik testini yapan adaylar çok büyük avantajlar sağladı. Hiç edebiyat-sosyal testi çözmeden sadece matematik testi çözerek sayısalcılar, eşit ağırlıkçılar önüne geçti. İlk 100 bin içindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu sayısılcılar oldu. Dolayısıyla eşit ağırlık puan türünde ilk 100 bine giren bir sayısalcı isterse psikoloji ve hukuk gibi programları yazıp yerleşebilirler. Bu nedenle eşit ağırlık ve sözel alanlarda tercih yapacak adaylarımız geniş bir tercih listesi hazırlamalılar.Örneğin 100 bininci bir aday tercihine 50 binden başlayıp yaklaşık 250 bine kadar inmesi gerekiyor. Sayısal puan türündeki adaylar ise yine aynı şekilde tercihlerinin yüzde 50 üstünden başlayıp yüzde 50 aşağılara kadar inebilirler. Örneğin bir sayısalcı 50 binde ise tercihne 20-25 binden başlayıp yaklaşık 100-150 bine kadar inmelidir” ifadelerini kullandı.

“SIRALAMALAR ÇOK YÜKSELDİ”

Kısa tercih listesinin her zaman riks taşdığını kaydeden Özcan, “Adaylarımız tercih listelerini kısa yapmasınlar. Geniş bir tercih yapsınlar. Özellikle son birkaç yılda bilgisayar ve yazılım mühendisliği gibi bölümlerde sıralamalar çok yükseldi. Sayısal adaylarımızın buna dikkat etmesi gerekiyor. Sayısal öğrenciler, ‘benim sıralamam bu bölüme yetiyor mutlaka bu bölüme yerleşirim’ şeklinde düşünmesinler. Geniş bir tercih aralığı adayları sürprizlere karşı koruyacak ve belki de avantaj sağlayacak. Bu yıl bazı bölümlerde baraj sıralaması devam edecek. Tıp 50 bin, diş 80 bin, eczacılık 100 bin, hukuk 125 bin, mimarlık 350 bin, mühendislik, öğretmenlik, psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümleri 300 bin. Yani bir adayın tıp tercihi yapabilmesi için ilk 50 binin içerisine girmesi lazım. Bazen adaylarımız baraj sıralamalarını bilmiyor, tercih yapmak istiyor ama sistem buna izin vermiyor. Adaylarımızın buna dikkat etmesi gerekiyor” söyleminde bulundu. 

“KONTENJAN AZALIŞLARINA DİKKAT ETSİNLER”

Tercihlerin başarı sıralamasına göre yapılması gerektiğini vurgulayan Özcan, “Adaylarımız özellikle puana göre tercih yapıyor ama tercihler başarı sıralamasına göre yapılmalıdır. Adaylarımız ÖSYM kılavuzunu incelemeden tercih yapıyor. Adaylarımız osym.gov.tr üzerinden kesinlikle ÖSYM 2024 Yükseöğretim Programları Tercih Kılavuzu yayınlıyor. Adaylarımızın bu tercih kılavuzunu çok dikkatli ve titizlikle inceleyip özellikle özel koşulları çok iyi okumalıdır. Adaylar tercihlerini istek sırasına göre yapabilir yani aday bir ili daha çok istiyorsa onu önce yazabilir. Örneğin aday 60 binde, 60 bindeki bir adaya 80-85 bindeki bir yer geliyor, bunu en son yazmak istiyor, yazabilir. En çok gitmek istediği il ve üniversiteyi en başa yazabilir. Adaylarımız kontenjan azalışlarına dikkat etsinler” şeklinde konuştu. 

“İSTEK SIRASINA GÖRE YAPSINLAR”

2024 YKS tercihlerinin çok kritik olduğunu belirten Özcan, “İkinci öğretim programlarının kapatılması pek çok bölümde kontenjan azalmasına neden oldu, bu yüzden tercihler daha kritik hale geldi. Özellikle sözel puan türünde ilahiyat, türk dili ve edebiyatı, tarih; sayısal bölümde beslenme ve diyetisyenlik , mimarlık, elektrik ve elektronik mühendisliği, eşit ağırlıkta psikolojik ve PDR gibi programlarda kontenjanlar azaldı. Tercihlerini istek sırasına göre yapsınlar. Kesinlikle istemedikleri bir programı tercih listesine almasınlar. Çünkü eğer bir yükseköğretim programına yerleşirler ve gitmezlerse, Ortaöğretim Başarı Puanları düşer. Diyelim aday bu yıl tercih yaptı. ÖSYM tarafından bir yükseköğretim programına yerleştirildi. Kayıt yaptırmasa dahi yerleştiği için 2025 yılı YKS sınavında Ortaöğretim Başarı Puanı düşer. 2025Iki bin yirmi beşi YKS'sinde. Onun için adaylarımız buna dikkat etsinler. Kontenjan karşılaştırması yapsınlar. Örneğin 2022’de 60 olan kontenjan 50’ye düşmüse o programın başarı sılralamasının yülselmesi gerektiği yorumu yapılmalıdır. ÖSYM tercih kılavuzundaki özel koşulları mutlaka okusunlar. Yeni açılan programları da gözden kaçırmasınlar. Yeni açılan programların puanı ve başarı sırlamasını o yıl ki öğrenciler belirler. Onun için yeni açılan programları da tercih listelerinde bulundurabilirler. Adaylarımız kontenjanı dolmayan bölümleri iyi incelesinler. Tercih işinin bir uzman ve tecrübe işi olduğu unutulmamalıdır. Onun için uzman ekipler ve tercih danışmanlarından fikir alınabilir” ifadelerine yer verdi.

“HİÇBİR MESLEĞİN GELECEĞİ YOKTUR”

Meslek seçiminde öğrencilere tavsilerde bulunan Özcan, “Hiçbir mesleğin geleceği yoktur sadece o mesleği yapanın geleceği vardır. Kendilerine şu soruyu sorsunlar; nasıl bir yaşam beklentim var, iletişim gücüm nasıl, kriz anını çözebiliyor muyum, çabuk karar verebiliyor muyum, insanlarla uyum içerisinde çalılabilir miyim, detaycı mıyım, sunum yapabi,lme yeteneğim var mı, topluluk önünde konuşabilme yeteneği var mı, bu meslek benim ilgi ve yeteneğime hitap ediyor mu? gibi soruları kendilerine sorarak kendilerinin o mesleği yapabilip yapamayacaklarını düşünmeleri gerekiyor. Çünkü istemedikleri bir bölümü okuduklarında tekrar sınava girmek zorunda kalıyorlar ve sonraki yıl Ortaöğretim Başarı Puanı düşüyor” dedi.

“BU YIL DA DEVAM EDİYOR”

Depremzede kontenjanının devam ettiğini söyleyen Özcan, “Bu yıl yine depremzede kontenjanı var, adaylarımızın buna dikkat etmesi gerekiyor. 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerde 6 Şubat 2023 tarihi ve öncesinde 11 ilde yaşayan öğrenciler, deprem kontenjanından faydalanabilirler. Tabi burada önemli olan şu bu 11 il arasında tercih yapılabilir. Örneğin Malatya’daki bir aday İzmir ve İstanbul’u tercih ettiği zaman deprem kontanjanından yaralanamaz ama Adıyaman’daki bir aday Malatya’yı, İnönü Üniversitesi veya Turgut Özal Üniversitesini tercih yaparsa yararlanabilir ya da Malatya’daki bir aday, Elazığ Fırat Üniversitesini tercih ederse depremzede kontenjanından faydalanabilir. Bu ÖSYM kılavuzunda var adaylarımız oradan inceleyebilirler, tercih yaparken herhangi bir işlem yapmalarına gerek yok, sistem ikametgah adresine göre otomatik olarak depremzede kontenjanına direkt çekiyor. Depremzede kontenjanı bu yılda devam etmektedir. Bir de okul birincileri var, okul birincilerinin kontanjanları ayrı. Okul birincilerinin de tercih yaparkwen herhangi bir işlem yapamalarına gerek yok, ÖSYM sistemi okul birincilerini ayrı bir kontenjanda değerlendiriyor, onlarda kendi aralarında sıralanıyor. Okul birincilerinin dikkat etmesi gereken nokta; okul birinciliği haklarını sadece ilk yıl kullanabilirler, ikinci yıl kullanamazlar. Yani bir öğrenci okul birinciliğini sadece mezun olduğu yıl kullanabilir. Okul birinciliğinin avanajı büyüktür, okul birincisi olan adaylarımız biraz daha dikkatli tercih yaparlarsa yerleşme olasılıkları yüksektir” söyleminde bulundu.

“SINAV BİR BAŞARI KRİTERİ DEĞİLDİR”

Son olarak ebeveynlere bir çağrıda bulunan Özcan, “Sınav hiçbir zaman bir çocuğun kişiliğini, insanlığını belirlemez, sınav bir başarı kriteri değildir sadece ne kadar çalışıp ne kadar çalışmadığını ölçer. Onun için buradan anne ve babalara çağrım, çocuklarının yanında olsunlar onların alacağı kararların arkasında dursunlar, onları anlsınlar, dinlesinler, vermiş oldukları düşünce, fikir ve kararlara saygılı olsunlar. Eğer bir aday tercih yapmak istemiyorsa tekrar mezuna kalmak istiyorsa sagılı olmalılardır. Eğer tercih yapmak istiyorlarsa o kararda saygılı olmalılar, tercih seçmek demektir, birini diğerinden ayırt etmek demektir. Onun için anne ve babalar çocukları hangi kararı alırsa alsın, yanlarında olsunlar onların kararlarını desteklesinler hatta gitmek istedikleri üniversiteyi tercih süreçlerinde gidip yerinde görebilirler. Tercih süreci 25 Temmuz’da başlayacak 2 Ağustos 2024 tarihinde sona erecek. Adaylarımıza tercih sürecinde başarılar diliyorum” ifadelerine yer verdi.