Malatya’da taşınması planlanan Malatya Şehirlerarası Otobüs Terminali (MAŞTİ) alanıyla ilgili Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı imar değişikliği kararı kent gündemine bomba gibi düştü. Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünde yayınlanan "Haftanın Nabzı" programında masaya yatırılan konuda; gazeteci Güler Hazar Doğan ve yenimalatya.com muhabiri Onay Ozan, otogar alanının "ticaret, konut ve turizm alanı" olarak değiştirilmesini sert sözlerle eleştirdi. Programda, kararın şehir içi trafiği daha da kilitleyeceğine ve kamu yararı yerine yeni bir rant alanı yaratılmak istendiğine dikkat çekildi.
Sinem Hatun Davut, uzun süredir gündemde olan MAŞTİ'nin yeni otogar hazır olana kadar kullanılacağını ifade etti. Ardından alanla ilgili beklenmedik ve şok edici yeni bir karar alındığını belirterek; MAŞTİ ile yolun karşı tarafında bulunan alanın otogar vasfının kaldırıldığını, bölgenin turistik otel, konut ve her türlü ticari faaliyete imkân tanıyacak bir yapılaşma alanına dönüştürüldüğünü söyledi.
“OTOGAR VASFI DEĞİŞTİRİLİYOR”
Yapılan bu değişiklikle Malatya'nın bu alanı kaybedip kaybetmeyeceğini sorgulayan Davut, “O dönemlerde MAŞTİ yapıldığında şöyle denmişti: Şehre çok uzak, şehrin çok dışında kaldı.' Ama şu an tam da şehrin göbeğinde, tam da şehrin merkezinde böyle bir alan. MAŞTİ buradan taşındığında, kaldırıldığında, yeni terminal hizmete girdiğinde bizler de buranın nasıl değerlendirileceğini merak ediyoruz. Ama açıklanan karara göre buranın otogar vasfı değiştiriliyor. Her türlü yapılaşmanın, turistik tesislerin, otellerin, konutların ve ticari faaliyetlerin yer alabileceği bir vasfa büründürülüyor. Bir kayıp olur mu bu karar; ya da böyle Malatya'yı tanıtan bir merkez olamaz mı? Kayısısıyla, yemekleriyle, kültürüyle tam da dediğiniz gibi önemli bir geçiş güzergâhı üzerinde bir gastronomi alanına dönüştürülebilir. Bunun içinde kayısı olabilir, Malatya yemekleri olabilir, kültürel faaliyetler olabilir. Malatya'nın simge değerleriyle ilgili önemli yapılaşmalar, önemli noktalar bu merkeze çekilebilir mi? Mesela Malatya'yı tam anlamıyla yansıtan bir merkezimiz olabilir, hem de her şeyiyle; kültürüyle, sanatıyla, doğasıyla, ürünleriyle, yetiştirdiği isimlerle... Yani Malatya ile ilgili her şeyi o alanda bulabilir miyiz? Burayı turistik alana, kayısı tanıtım alanına, Malatya'nın yöresel yemekleri alanına dönüştürebilme imkânı var. Şimdi aklıma şu geliyor belediye meclis kararında bu karar alındı; belediye meclis kararında dendi ki 'Burayı ticarete açıyoruz.' Benim de her vatandaş gibi aklıma şu geldi, acaba neden açtınız burayı, niye açıyorsunuz ya da burayla ilgili ticari bir kaygı mı var? Hep aklımıza gelir ya, kimlere verilecek, ne olacak, nasıl değerlendirilecek yoksa birileri birilerine mi satacak gibi birçok soru aynen akıllara geliyor şu anda. Şimdi MAŞTİ'nin yeri turistik tesis, otel, konut ve ticari faaliyet alanı oluyor ve düşündüğümüzde açıkçası akıllara çok fazla soru işareti geliyor” dedi.
“TRAFİK SORUNUNU NASIL ÇÖZECEKSİN?”
MAŞTİ otogarının Malatya için önemli bir yer olduğunu ve değişeceği zaman oluşan trafiğin nasıl önleneceğini soran Onay Ozan, “Tabii ki Malatya için MAŞTİ önemli bir nokta. Orası güzel, araçların geçtiği ve artık şehrin içinde kalan bir mekân. Vatandaşın aklına gelen ikinci konu ise şu, bu karar Büyükşehir Belediye Meclisinde oylamaya sunuldu. Buradaki muhalefet partileri; Yeniden Refah Partisi , CHP, diğerleri ret oyu kullanmışlar, tepki göstermemişler. Burası Malatya'nın bir değeri; burayı bu şekilde değerlendirirken 'Sen birilerine rant mı sağlayacaksın burada?' sorusu aklımıza geliyor. Neden orada tepki koymadınız da sadece ret oyu vermekle yetindiniz? Şimdi işin enteresan tarafı, herkes 'Ortak akıl, Malatya'yı ortak akılla yöneteceğiz' diye naralar atıyor. Nerede bunun ortak aklı, Mimarlar Odasına başvurmuyorsunuz, STK'ları görmezden geliyorsunuz, ondan sonra çıkıp ortak akıldan bahsediyorsunuz. Bu kabul edilen bir şey değil. Bugün arkadaşlarla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün orada habere gittik. Dönüşte Kışla Caddesi'ndeki o kavşağa doğru geldik. Daha millet taşınmamış, kimse gelmemiş ve dükkânların yüzde 90'ı boş durumda olduğu hâlde orada trafikte sıkıştık kaldık; trafik çok yoğundu. MAŞTİ’nin yerine yapılacak olan ticaret, konut ve turizm alanı, esnafların geleceği zaman, trafik sorununu nasıl çözeceksin?” şeklinde konuştu.
"YENİ BİR RANT ALANI YARATIYORSUNUZ?"
Otogarın şehir içerisinde kaldığı için trafiğe neden olduğunu söyleyen meclise, ‘Şehrin içinden çıkılamayan trafiğini daha da yoğunlaştıracak bir karar alıyorsunuz’ diyen Güler Hazar Doğan, “Otogarın kaldırılmasına karar verildiğinde; yoğunluğu artırdığı, trafik sıkışıklığına yol açtığı ve şehrin içinde kaldığı söylenmişti. 'Karmaşa ve kaos var' denilerek otogarın Kuzey Çevre Yolu'nun geçtiği Yaka Mahallesi'ne taşınacağı belirtildi. Şehrin içinde kaldığı ve yoğunluk oluşturduğu doğru. Ancak belediye meclisinde, imar planında 'otogar alanı' olarak geçen yer için İmar Komisyonunun raporu doğrultusunda bir cins değişikliği yapıldı: Turizm, ticaret ve konut alanı... Şehrin içinden çıkılamayan trafiğini daha da yoğunlaştıracak bir karar alıyorsanız, Yaka Mahallesi'ne taşıma gerekçeniz yalanlanmış oluyor. Taşıma gerekçeniz yoğunluksa ve altyapı bunu artık kaldıramıyorsa taşırsınız. Ben taşınmasına karşı değilim, hatta doğru buluyorum. Öncesinden Mimarlar Odası Malatya Şube Başkanı Sayın Yunus Emre Fidanel'i aradım ve bu cins değişikliğini sordum. 'Hayretler içerisinde kaldım, basından öğrendim' dedi. Sürekli 'ortak akıl'dan dem vurulmasına rağmen kendilerine danışılıp danışılmadığını sorduğumda, fikirlerinin alınmadığını söyledi. Fidanel, Yaka Mahallesi'ne taşınmayı yanlış bulmadıklarını ancak trafiği ve yoğunluğu azaltmak için yapılan bu hamlenin ardından, mevcut durumun katbekat üstünde yoğunluk yaratacak bir imar değişikliğine gidilmesini doğru bulmadıklarını ifade etti. Malatya'da imar alanındaki bu yanlış kararların Sayın Sami Er döneminde de değişmediğini görüyoruz. Burayı ticaret, turizm ve konut alanına çeviriyorsanız yeni bir rant alanı yaratıyorsunuz demektir. Mevcut durumda yetersiz görülen otogar, 1986 yılında Münir Erkal'ın belediye başkanlığı döneminde vizyoner bir yaklaşımla kazandırılmış bir tesistir. Birçok büyükşehrin otogarından daha güzeldir ve vatandaş gözüyle bakıldığında rahatlıkla 10-15 yıl daha hizmet verebilir. Belli ki bu cins değişikliğiyle yeni bir rant alanı oluşturuluyor. Büyükşehir Belediyesi, kamuoyundaki soru işaretlerini gidermek ve bilgi kirliliğinin önüne geçmek adına burayı ne amaçla ticaret, konut ve turizm alanına çevirdiğini halka açıklamalıdır. Yunus Emre Bey de buranın kamusal bir alan olarak kalması, yoğunluğu azaltmak adına park veya rekreasyon alanı gibi yeşil alana dönüştürülmesi gerektiğini savundu. Açılışını 1998'de, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı bu tesis, kent hafızasında da önemli bir yere sahip. Çarşıyı, İnönü Caddesi'ni ve Kışla'yı betona boğdunuz; bari burası insanların nefes alabileceği bir park, bir yeşil alan olsun. Trafik sorununu çözeceklerini söyleyenlerin böyle kararlardan sonra samimiyetine inanmak mümkün değil. Yarın çarşı tam anlamıyla faaliyete geçtiğinde, taşınmalar bittiğinde o bölgedeki kaos daha da artacak. Belediye yönetiminin, meslek odalarının ve şehirdeki mimar ile mühendislerin görüşlerini dikkate alarak bir başka meclis kararıyla bu cins değişikliğini iptal etmesini bekliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
ROJBİN ASTEKİN
