Malatya’nın Sanat Sokağı’nda ahşap işiyle uğraşan ahşap ustası Mikail Fırat  ahşap sanatına yönelik önemli konuları gündeme getirdi.

“DÜNÜ, BUGÜNÜ, YARINI BİRLEŞTİREREK DEVAM EDİYORUZ”

Öncelikle ahşap işçiliğine olan talep için konuşan Mikail Fırat, “Çok küçük yaşlarda kendimizi sanayide bulduk, ağaç, mobilyacılar, marangozlar içinde. Bu sene benim 50’nci yılım. Geçmişten günümüze şuan talep yetersiz. Şu an zorlanarak gidiyoruz. Dünü, bugünü, yarını birleştirerek öyle devam ediyoruz.  Buraya gelen müşterilerimizden bazıları bizim işimize odun gözüyle bakar bazıları sanat gözüyle bakar bazıları da görmezden gelir. Bura bizim gönül bahçemiz, gönül çiçeklerimiz. Gönül tedavi merkezi burası.  Bura ahşap restoranı. Yerimiz küçük ama yetinmeye çalışıyoruz. Güzel çalışmalarımız oluyor. İlginç, akla gelmeyecek olan ürün siparişleriyle de karşılaşıyoruz bazen. Mesela biri ahşaptan tabut yapmamızı istedi ölümü hatırlamak için” sözlerine yer verdi.  

“ÇIRAK YETİŞMİYOR”

Ahşap işçiliğinde çırak bulunamadığını da dile getiren Mikail Fırat, “Çırak yetişmiyor. Bize küçükken derlerdi ki önce sanat, sonra para. Şimdi önce para sonra sanat diyorlar. Onun için biz kavuşamıyoruz. O boşlukta dolmuyor, dolmaz da çünkü senin hedefinde para var. İyi insanın değeri, altının değeri, antikanın değeri, ahşabın değeri hiçbir zaman tartışılmaz. Bunları da hiç bırakmamak lazım. Bunlar her zaman bize lazım. Dünyanın varlığına sonuna kadar hep iyi niyetli olacaksın. İyi çalışmaların olacak.  Yaşamın devam eder. Yani ben vururum, kırarım demeyle bir şey elde edemezsin. Şimdi yürüme, oturma, konuşma, kalem tutma sanat. Bu da sanatın dallarından biri. İlk başta sabırlı olacaksın. Yaptığın işi seveceksin. Sevmiyorsan  başarıyı elde edemezsin. Önce sevmek lazım. Sabırlıysan, seviyorsan zaten kazanmanın yarısına gelmişsin demektir.  Ama burada dese ki ben bununla geçimimi sağlayayım. O onu zorlar, geçim çok zor olur, yani aç kalmaz ama zorlar. Sevmek lazım yapacağın işi, sevmesen başarılı olamazsın” şeklinde konuştu.  

MUHABİR: HANİFE SARI